• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Bursa 26 °C
  • Antalya 24 °C
  • İzmir 25 °C

1 Ekim Sendromu!

1 Ekim Sendromu!
Sağlık’ta geri dönüşüm başladı. Hem de verilen, çok güzel oldu denilen bir dönemde. Deneme tahtasına döndü dönecek derken, inanın Türkiye’nin sağlık alanında yapılan en önemli devrimi 1 Ekim’e yenik düşürülüyor.

Sağlık’ta geri dönüşüm başladı. Hem de verilen, çok güzel oldu denilen bir dönemde. Deneme tahtasına döndü dönecek derken, inanın Türkiye’nin sağlık alanında yapılan en önemli devrimi 1 Ekim’e yenik düşürülüyor.

Seçimde sandığın galibini belirleyecek kadar önemli bir uygulama.

Yozlaşmış sağlık sisteminin çökertilmesini birlikte izledik milyonlarla beraber. Sağlıkta o kadar çok güzel uygulama yapılmıştı ki sormayın ayakta alkışladık hepsini.

Yapılan her güzel icraat sandıkta oy olup Ak Partinin hanesine zaten yazıldı. Siyasi bir beklenti içerisinde olmadan yapıldığını düşünmek saflık olurdu ama yapılanlarında arkasında durma cesaretini göstermelerinden dolayı tebrik edilmesi gerekmiyor muydu?

Bu bir devrimdi ve sahneye çıkan aktörler çok beğenilmişti.

Sistemi ayakta tutmak ve gelecekte daha fazla mali yükümlülük altına girmemek için her türlü yol denendi. Denenen yol sonrasında ortaya çıkan tablo ise tarafları ciddi anlamda karamsarlığa itmiş durumda.

1 Ekim’de yürürlüğe girecek katılım payı uygulaması aslına bakarsanız ‘özel sağlık kuruluşlarının’ yeniden devletten koparılarak kendi başlarına kalmasını öngörüyor bir anlamda.

Son düzenleme ile hastanelerde muayene ve tedavilerde 1 Ekim 2009 tarihinden itibaren katkı payı zamlı ödenecek.

Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde yapılan değişiklikle SGK sigortalılarının sağlık hizmeti sunucularında yapılan hekim ve diş hekimi muayenesi nedeniyle uygulanacak katılım payı tutarları;

* Birinci basamak sağlık kuruluşları ve aile hekimliği muayenelerinde 2 TL

* İkinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumlarında 8 TL,

* Özel sağlık kurumlarında 15 TL, olarak belirlendi. Böylece daha önce sağlık ocaklarında alınmayan katkı payı yeni dönemde 2 TL olarak vatandaşa geri döndü.

Ancak sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayene sonrasında kişilerin muayeneye ilişkin reçete ile eczanelere müracaat etmemesi durumunda, birinci basamak sağlık kuruluşları ile aile hekimliği muayenelerinde katılım payı alınmayacak, ikinci ve üçüncü basamak resmi sağlık kurumları ile özel sağlık kurumlarındaki muayenelerde ise 3 TL indirim yapılacak.

Devlet vatandaşını refaha alıştırdığı bir dönemde yeniden verdiklerini istemeye başlıyor.

Hayırlı olsun.

Benim olanı bana ver demeye başladı bile. Ama senin olanı zaten bana hibe etmiştin deme hakkı da bırakmadan.

Öte yandan özel sektör ile devlet arasında da haksız rekabet oluşturarak kendi üstünlüğünü ilan ediyor.

Devletin haksız rekabet zemini oluşturmaya çok ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Bunun yerine eğer ihtiyacınız yoksa özellerle aranızdaki bağı koparın ve böylece tüm sağlık harcamasını bitirin.

Ama bağ kesmek de bu saatten sonra ciddi bir risk hükümet için.

Hele hele iktidarı size altın tepside sunan bir uygulamanın en önemli ayağını yok etmek. Anlaşılan devlet ne yardan nede serden geçiyor.

Bürokratlar hükümete bir yanlışı yaptırmak için çoktan atağa geçti bile.

Refahı yükselttiyseniz tekrar geriye dönemezsiniz

Gelişmiş toplumlarda refah düzeyini devletin yaptığı uygulamalar belirler. Sağlık politikasında da hükümetin Türkiye için çok önemli icraatlar yaptığını hiç kimse inkar edemez.

Sağlık politikasında yeniden ‘eski günlere dönüş’ olarak algıladığım 1 Ekim Kararnamesi ciddi anlamda sıkıntılara neden olacağının altını çiziyorum.

Kararnamenin 3 tarafı var.

Devlet, Özel sektör ve vatandaş


AK Parti tarafından Türkiye’ye ciddi riskler alınarak hediye edilen ‘SGK’lıya özel sağlık hizmeti’nin ‘geri dönmesi’ hükümeti ciddi risklerle karşı karşıya bırakır.

Aslında hükümet ‘açılımını’ ilk olarak sağlıkta göstermişken bugün neden bu uygulamayı yapma hazırlığına getirildi dersiniz?

Çünkü kontrol mekanizmasını çalıştıramadığı ve sürekli emrinde gördüğü özel sektörü istediğim gibi kullanırım ama kuralları ben ‘tek taraflı belirlerim’ diyen bürokratların üst üste yaptığı hatalardan yüzünden.

Sistem içerisinde özel hastanelerinde baktığı hasta sayısına baktığımızda ciddi oranları yakaladıklarını görürüz. Aynı anda bunları tekrar devlete kanalize edilecek bir boyuta getirdiğinizde sistem kaos doğurur.

Olayı bir diğer tarafı olan özel sektör ise art arda toplantılar yaparak konuyu değerlendirmeye çalışıyor. Vatandaşın hastanelerine muayene için gelmeyeceği endişesini taşıyan sektörü kara kara düşünceler almış bile.

Devletle yapılan anlaşmalar sonrasında yatırım yapanlar şimdi ‘nasıl batmadan bu batağın içerisinden çıkarım’ endişesini taşıyor.

Devletle özel sektör arasındaki en temel sorun ise ‘denetim ve kontrolde yaşanan aksaklıklar’.sektörde dürüst çalışan aktörleri zan altında bırakmamış olacak.

Oysaki bir takım usulsüzlükleri ciddi anlamda denetleyebilen devlet en azından,

Kararın en önemli tarafı ise vatandaşlar. Onlar henüz bu uygulamaların kendilerini nasıl etkileyeceğini seyrediyor. Özellikle sahnede olup bitenler onların kararlarına da etki yapacak.

Tüm bu olanlardan sonra hükümet bürokratlar tarafından önlerine konulan bu uygulamanın doğru-yanlış testini kararnamenin tüm tarafları ile tartışmalı ve 2011 yolunda hasar görmemeden girmenin hesaplarını yapmalıdır.


Ayhan Kıskaç
ayhan.kiskac@hotmail.com
Haber7

Bu haber toplam 3661 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim