• BIST 108.489
  • Altın 151,165
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 13 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Bursa 16 °C
  • Antalya 20 °C
  • İzmir 18 °C

8 bin doktorun muayenehane kabusu

8 bin doktorun muayenehane kabusu
Sağlık Bakanlığı’nın muayenehanelerde kapı genişliğinin 110, asansör girişinin de en az 80 santimetre zorunluluğu getirmesine karşı çıkan hekimler, yönetmeliği götürdükleri Danıştay’dan yanıt bekliyor.

Muayenehanelerde YÖNETMELİK KRİZİ - 1 / Ayşegül Aydoğan Atakan

Prof. Mete İtil, “Sağlık Bakanı bunu idefix (saplantı) haline getirdi. Hekimlere kaçacak yer bırakmamaya çalışılıyor” dedi.

Bir ay sonra tüm muayenehaneler kapatılma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Sağlık Bakanlığı’nın geçen yıl yayımladığı “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları” hakkındaki yönetmelik, bir yıldır muayenehanesi olan hekimlerin kâbusu oldu. 3 Ağustos 2010’da çıkan yönetmelik, “muayenehanelerde olması gereken şartlar” nedeniyle Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından “tuhaf maddelerin değiştirilmesi” gerekçesiyle yargıya götürülmüş ve bir kısım maddeleri iptal edilmişti. Ancak Bakanlık, 7 Nisan 2011’de yeni ek bir yönetmelik çıkararak durumu daha da zorlaştırdı. Yeni yönetmelikte yer alan kapı genişliğinin 110 santimetre ve asansör girişinin en az 80 santimetre olması gibi maddelere karşı çıkan hekimler, bu yönetmeliği de götürdükleri Danıştay’dan yanıt bekliyor.

4 Ağustos’u bekliyorlar

TTB’ye göre, Türkiye’de yalnızca muayenehanede çalışan 2 bin 500 hekim var ve 110 bin hekimin içinde bu çok küçük bir oran. Yine üniversite hastanesinde çalışıp muayenehanesi olan hekimlerin sayısı yaklaşık 2 bin, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde çalışıp muayenehanesi olan doktorların sayısı da 3 bin civarında. Kısacası yönetmelik, yaklaşık 8 bin doktorun kaderini etkileyecek gibi görünüyor.

İlk yönetmelik halen geçerli olduğu ve 3 Ağustos’ta süre dolduğu için şimdi herkes “4 Ağustos’ta ne olacak?” sorusunun yanıtını bekliyor. Doktorlar, yönetmelikte aranan özelliklerin Türkiye’de hiçbir muayenehanede bulunamayacağını belirtirken, söz konusu özelliklerin hastanelerde ve aile hekimlerinin ofislerinde aranmadığına dikkat çekiyorlar. Doktorlar serbest çalışma haklarının gasp edilmesinden şikâyetçi ve muayenehaneler kapatılırsa artık hastaların istediği doktoru seçemeyeceğine vurgu yapıyor.

‘İyi niyet göremiyoruz’
Özdemir Aktan, Danıştay’ın kararına göre hekimleri 3 Ağustos’tan sonra bir kaosun beklediğini belirtiyor. Yönetmeliğin muayenehanelerin kapatılması anlamına geldiğini belirten Prof. Dr. Aktan şunları söyledi:

“Anayasa Mahkemesi geçen yıl net bir karar verdi. ‘Hekimleri tek bir yerde çalışmaya zorlayamazsınız. Hekimler işlerinin yanında ikinci bir iş yapabilir’ denildi. Sonuçta anayasal bir hak olarak hekimler mesai saatinden sonra dışarıda çalışabilirler. Bakanlık şimdi muayenehaneleri kapatmak için uygulanması mümkün olmayan, bu tür garip yönetmelikler çıkarıyor. Danıştay, 3 Ağustos’a kadar karar vermezse, sürenin bitmesiyle birlikte muayenehaneler bir bir denetlenip hemen kapatılacak. Burada iyi niyet göremiyoruz. Bunu serbest meslek hakkımızın gaspı olarak görüyoruz. Bir emekli hekim 1500 lira civarında maaş alıyor. Tabii bu parayla geçinemiyor ve muayenehane açıyor.”
 

fft16_mf1458792.jpeg
 

‘Bireysel dava açarız’

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Başkanı Prof. İsmail Mete İtil, yönetmeliğin hekimin serbest çalışma hakkını elinden aldığını söylüyor. Bakanlığın yasalarla aşamadıkları sorunları yönetmeliklerle aşmaya çalıştığını belirten Prof. Dr. İtil, şu noktalara itiraz ediyor:

“Birçok devlet hastanesi, aile hekimlerinin ofislerinde bu şartlar aranmıyor. Bu tamamen özelde çalışan, serbest çalışan hekimleri ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim. Sağlık Bakanı artık bunu idefix (saplantı) haline getirdi. Hiçbir geri adım atılmıyor. Kin devam ediyor. Hekimlere kaçacak yer bırakmamaya çalışılıyor. Hekimi kıskaç altına alıp bir sistemi zorla kabul ettirmeye çalışılıyor. Danıştay’dan dönmezse herkes bireysel dava açacak. Bakanlık ‘Muayenehaneleri sıfırlayacağız’ diyor. Muayenehaneyi taşımışsın, düzeltmişsin, bir şey fark etmiyor. Niyet tümünü kapatmak.”

Hangi maddeler tartışılıyor?

Bakanlık: “Kadın hastalıkları ve doğum ile üroloji muayene odalarında içinde sıvı sabun, tuvalet kâğıdı ve kâğıt havlu gibi hijyen araçları bulunan tuvaletin olması gerekir.”
Doktorlar: “Muayene odası hijyenik olması gereken bir yerdir, tuvaletin odanın içinde bulunması hijyenik bir durum değil. Hastanelerde de muayene odası içinde tuvalet yok.”

Bakanlık: “Tüm uzmanlık dallarında olmak üzere; giriş katta olmayan muayenehanelerin bulunduğu binada, hastanın tekerlekli sandalyeyle girebilmesini sağlamak amacıyla, girişi en az 80 santimetre genişliğinde asansör olması gerekir. Merdivenin gerektiğinde sedyeyle hasta taşınmasına imkân sağlayacak şekilde, basamak yüksekliği 16-18 santimetre, basamak genişliği 30-33 santimetreyi sağlamak kaydıyla merdiven ve sahanlığın genişliği en az 1,30 metredir. Muayenehanenin girişi, zemin seviyesinde değilse yüzde 8 eğimli rampa yaptırılır.”

Doktorlar: “Türkiye’de yönetmelikte istenen standartlara sahip bina yok. Daire girişi ve oda kapıları genişliği 110 santimetre değildir. 110 santimetre yeni hastanelerdeki kapı ölçüsüdür. Mobil hasta yatağının geçeceği genişliktir. Oysa muayenehaneye sedyeli hasta gelmez. Bu şartlar hastanelerde, aile hekimliği merkezlerinde istenmiyor.”

Bakanlık: “Muayenehane binasının depreme dayanıklılık raporu gerekir.”
Doktorlar: “İstanbul’da birçok binanın raporu yok. Bırakın raporu binaların çoğunun ruhsatı yok. Avukat ya da banka şubesinden bunu istemiyor, zaten gerek de yok.”

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3900 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim