• BIST 89.878
  • Altın 145,744
  • Dolar 3,6012
  • Euro 3,9233
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 9 °C
  • Antalya 18 °C
  • İzmir 17 °C

‘Amaç, doktorları ucuz işgücü yapmak’

‘Amaç, doktorları ucuz işgücü yapmak’
4 Ağustos’ta yürürlüğe girecek “sağlık” yönetmeliği birçok doktoru isyan ettirdi. Hekimlerin genel kanısı şöyle: Bunlar doktorları tek yerde çalışmaya zorlama ve iş gücünü ucuzlatma amacıyla yapılıyor

Muayenehanelerde yönetmelik krizi - 2 / Ayşegül Aydoğan Atakan

4 Ağustos’ta yürürlüğe girecek “sağlık” yönetmeliği birçok doktoru isyan ettirdi. Hekimlerin genel kanısı şöyle: Bunlar doktorları tek yerde çalışmaya zorlama ve iş gücünü ucuzlatma amacıyla yapılıyor

Birçok hastane ve muayenehane apartman dairelerine sıkışmış durumda. Eski ve sağlıksız binalara giriş çıkış çok da kolay değil.

Sağlıkta Dönüşüm Programı, Tam Gün Yasası derken gerek üniversite hastanelerinden, gerekse Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerden ayrılan pek çok hekim, son birkaç yıldır sunulan, “Ya kamuda ya da özelde çalışılacak” yol ayrımında, muayenehanelerini veya özel hastaneleri tercih etti.
Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden yeni emekli olan Prof. Dr. Elif Dağlı da yakın zamanda muayenehanesini tercih eden hekimlerden biri. Yönetmelikte istenen şartları anlamsız ve gülünç bulduğunu ifade eden Prof. Dağlı, şunları söyledi:
“Hasta muayene odası ve WC kapısı 110 santimetre olmalı, girişte yüzde 8’lik rampa gibi uzun bir liste var. Çoğu sorulduğunda cevap veremeyecekleri kadar anlamsız istekler hatta oldukça gülünç. Hekimlerin hepsi bunun doktorları tek yerde çalışmaya zorlama ve iş gücünü ucuzlatma olarak görüyor.”

‘Yaşlılar ayrılır’
Prof. Dağlı, “Muayenehanelerin kapatılması sağlık hizmetini ve hekimlerin durumunu nasıl etkiler?” sorusuna ise şöyle yanıt veriyor:
“İyi hekimler, durumları iyiyse, artık bu koşullarda çalışmaz, çoğu meslekten ayrılır. Zor durumda olan gençler bu şartları kabul eder. Yaşı 60 üzerinde olup da özel veya kamu hastanesinde iş bulamayacak ve 1500 TL emekli maaşıyla yaşayamayacak olanlar aç kalır. Halk, sağlık hizmetleri herkese veriliyor, doktora ve ilaca ulaşım kolay, lüks hastaneler var mantığıyla bir süre oyalanır. Sonunda vatandaş tedavi olamadığını, ameliyat sıralarında yıllarca beklediğini fark eder.
Artık, sizin seçtiğiniz kadın doğum doktorunuz, güvendiğiniz plastik cerrahınız, genel cerrahınız, çocuk doktorunuz yoktur. Sistemin karşınıza çıkardığı bilgi düzeyine mahkum olduğunuz biri vardır.”

Prof. Dağlı, Danıştay’dan gelecek haberi inatla beklediklerini söyleyerek, “Aksi bir kararda çok sayıda tazminat davası açılacak, AİHM başvurusu olacak. Medya ve Hukuk grubu kurduk. Hekimler bu sefer çok kararlı” diyor.

‘Durum vahim’
İstanbul Tabip Odası Özel Hekimlik Komisyonu’ndan Dr. İbrahim Sözen de sağlık hizmetini sadece muayenehaneden almak isteyen milyonlarca kişi olduğuna işaret ediyor. Hekimler açısından durumu “vahim” olarak nitelendiren Sözen, şunları belirtiyor:

“Eğer, durdurmakta başarılı olamazsak, benim gibi sadece muayenehanesinde çalışan binlerce hekim ve yanımızdaki binlerce çalışanımız işsiz kalacak. Toplumdaki algı, devlette çalışıp da muayenehanesi olanların muayenehanelerinin kapatıldığı şeklinde. Oysa durum farklı. Uygar dünyada, içinde muayenehane olmayan bir sağlık sistemi yoktur. Sağlık hizmetini sadece muayenehaneden almak isteyen milyonlarca insan da var bu ülkede, tıpkı dünyanın her yerinde oldugu gibi.”

‘Kısıtlama var’
Sözen, bir hekimin muayenehanesinin kapatılması halinde bir özel hastanede çalışmasının da mümkün olmadığını vurgulayarak, şöyle devam ediyor:
“Bakanlık, sadece otoriter sistemlerde olabileceği gibi, özel hastanelerdeki kadro sayısını da kısıtlamış durumda. Hastane istese bile, örneğin beni istihdam edemez. Bu doktorlar 4 Ağustos günü, eğer yönetmelik durdurulmaz veya değiştirilmezse işsizdir. Şu anda büyük bir belirsizlik yaşanıyor, hastalar ne yapacaklarını şaşırmış durumda. Kadın hastalıkları ve doğum hekimiyim ve takip ettiğim onlarca gebe var. ‘Biz ne olacağız’ diye soruyorlar. Bir yanıt veremiyorum, çünkü ben de bilmiyorum.”

Emekli hekimin isyanı:
Cezalandırılıyorum
Dr. Osman Ünal, konuyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Pratisyen hekimim. 28 yıllık devlet hizmetimin ardından, ‘Ya muayenehane, ya aile hekimliğini seç’ dedikleri için emekli olup muayenehaneme geçtim. Emekli, serbest çalışan bir hekimim. Serbest çalışmayı seçtiğim için cezalandırılıyorum. Şu anda tabiri caizse serbest aile hekimliği yapıyorum. Birinci kademede çözülebilecek sağlık problemleriyle ilgileniyorum. Çalışan, akşam eve gelen aileler, zamanı kısıtlı olup kısa sürede işini bitirip, tekrar işinin başına dönmek isteyen veya kalabalıktan bunalıp bekleyemeyen bir hasta popülasyonum var.

Bir anlamda hastanelerin acil servislerinin işini bile azaltıyorum, diyebilirim. Ama esas mesele 28 yıl, çalıştığım kurumlarda devletin bir bardak çayını, bir bardak suyunu, bir lokma öğlen yemeğini yemeden, tuvalet ihtiyacımızı en yakın camilerde giderip koşa koşa işin başına dönmekten yorulup, emekliliğimde hekimlik gibi kutsal bir mesleği gönlüme göre yapmanın hazzını bana bu hükümetin çok görmesidir zoruma giden.

Suç benim mi?
1500 lira emekli maaşıyla geçinmek zorundayım. Benim çalışma şartlarımda Pendik bölgesinde tek aile hekimliği birimi yok. Son derece konforlu bir muayenehanede hizmet vermekteyim. Devletin imar yolsuzluğuna göz yumup, her seçim döneminde imar affı çıkarmasının, uygun binaların olmamasının suçu bana mı ait? Ben pratisyen hekimim. Bana yatalak hasta mı geliyor, komada hasta mı geliyor ki, rampa, asansör, 110 santimetre kapı isteniyor? Doktor ya özele, ya devlete köle olacak!.. Benim çalışma hakkımın elimden alınmasına çocuklarımın rızkına mani olunmasına hukuk razı olmaz. Eğer gücüm olsaydı gider bir sahil kasabasında emekliliğin tadını çıkarırdım. Ancak, ölmemek için çalışmam lazım. Tabi tuzu kurular buna müsaade ederse...”


Tartışma BBC’de
İngiliz yayın kuruluşu BBC, Türkiye’deki doktorlar muayenehane ve özel laboratuarlardaki fiziki koşulların değiştirilmesini öngören ve aksi durumda kapatılma yaptırımı getiren ve 4 Ağustos’ta yürürlüğe girmesi öngörülen “Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmelik” nedeniyle protestolar düzenlediğine dikkat çekti. Haberde, İstanbul Tabip Odası Başkanı Profesör Taner Gören’in, son yönetmeliğin amacının muayenehaneleri kapatıp, doktorları ucuz emek olarak özel ve kamu hastanelerinde çalıştırmak olduğunu söylediğine dikkat çekildi.Haberde, eleştirilere yanıt veren Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Profesör İrfan Şencan’ın, muayenehanelerin hedef alındığı suçlamasını reddettiği ifade edildi. Prof. Şencan, Türkiye’deki bütün sağlık tesisleri için yeni standartlar getirildiğini belirterek, “Hiçbir yapı, bu standartlara uyumdan muaf değildir. Hepsi için standartlar var. Hepsinin uyumlarının tamamlanması gereken belli bir takvim var” dedi.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2079 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim