• BIST 106.702
  • Altın 146,549
  • Dolar 3,4864
  • Euro 4,1701
  • Ankara 34 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Bursa 32 °C
  • Antalya 31 °C
  • İzmir 37 °C

Aşırı terleme hayatınızı ele geçirmesin!...

Aşırı terleme hayatınızı ele geçirmesin!...
Havaların ısınmasıyla ortaya çıkan sorunlardan biri de aşırı terleme. Önlenebilir bir durum olan aşırı terlemenin yaşamınızı olumsuz etkilemesine izin vermeyin.

İstanbul Medipol Hastanesi’nden Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Tamer Vardaloğlu, tam olarak herhangi bir nedene bağlı olmayan aşırı terlemenin, genellikle ergenlik döneminde kendini gösterdiğini ve kişinin tüm yaşamı boyunca sürdüğünü söylüyor.
Her ırk, cins ve yaş grubunda görülebilen aşırı terleme durumunun ameliyatla kalıcı olarak tedavi edilebileceğini ifade eden Op. Dr. Tamer Vardaloğlu, ETS (Endoskopik Torakal Sempatektomi) yöntemiyle gerçekleştirilen ameliyatla çözüm hakkında şu bilgileri veriyor:

“Endoskopik video kamera yardımıyla göğüs boşluğuna girilerek terlemeyi ayarlayan sempatik sinirin belirli bölgesine titanyum klips konulması işlemidir. Laparoskopi veya diz artroskopisi benzeri bir yöntemdir. Sempatik zincir ve dalları klips ile sıkıştırılır. Bu sinirlerin terleme dışında fonksiyonu olmadığı için; ameliyatın felç oluşturma, his kaybı, refleks azalması gibi etkileri olmaz.”

Ağrı da iz de yok
Etkili, kalıcı, emniyetli ve çok az rahatsızlık veren bir tedavi yöntemi olan ETS yöntemiyle ameliyatın ardından iyileşme ve ameliyatın etkilerinin ortadan kalkması sürecinin çok kısa sürede gerçekleştiğini vurgulayan Vardaloğlu, şöyle devam ediyor: “Hastalar 30- 40 dakika süren ameliyatın ardından ortalama 2 gün sonra büro işlerine, 5-6 gün sonra ise ağır işlere ve sporlara başlayabiliyor. Ameliyat sonrası çok az rahatsızlık verir. Oluşabilecek hafif ağrılar basit ağrı kesicilerle geçebilir. Operasyon sonrasında cilt üzerinde deri kıvrımları içinde kaybolacak şekilde çok küçük bir iz kalacağından estetik olarak bir değişiklik yaşanmaz.”

Yüzde 98 çözüm
ETS’yi etkisinin ameliyatın hemen ardından hissedildiği aşırı terlemeye karşılık kalıcı bir çözüm olarak tanımlayan Vardaloğlu, “Bu yöntemle; el terlemesinde yüzde 98, koltuk altı terlemesinde yüzde 80 üzerinde, ayak terlemesi için yapılmasa da ayak terlemesinde yüzde 25 civarında başarılı sonuç alınmaktadır”
diye belirtiyor.

Aşırı terlemesi olan insanların kesinlikle bir hekimden yardım almaları gerektiğini vurgulayan Vardaloğlu, uygulanan diğer tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri veriyor: “Uygulanan en basit tedavi yöntemi olan lokal tedavi. Bu yöntemde, kişiye ilk olarak her gece yatarken uygulayacağı kremleri öneriyoruz. Terleme fazlaysa bu yeterli gelmiyor ve diğer tedaviler uygulamaya konuluyor.”

Botox’la tedavi mümkün
Son yıllarda tüm dünyada estetik amaçlı olarak kullanılan Botox maddesinin, aşırı terleme için geliştirilen yöntemlerden biri olarak da karşımıza çıktığını dile getiren Vardaloğlu, “Özelikle koltuk altı terlemelerinde tercih edilen Botox tedavisiyle 6 ay süreyle o bölgedeki terlemeye yol açan uyarılar durduruluyor ve sinirler felç ediliyor. Sadece koltuk altına uygulayabiliyoruz. Bunun dışındaki bölgelerde tercih etmiyoruz” diyor.

“Tüm bu tedavi yöntemlerinin yanı sıra iyontoforez tedavisi de aşırı terlemeyi engelleyebiliyor” diyen Vardaloğlu, şunları kaydediyor: “Fizik tedavi uzmanları tarafından 20 ile 30 dakikalık seanslar hâlinde uygulanan iyontoforez tedavisinde, terleyen bölge, içinde metal plâka bulunan bir kaba konuluyor ve düşük şiddette elektrik akımı veriliyor. Ancak bu yöntemin de hastaya sürekli uygulanması gerekiyor”

Psikolojik de olabilir
Terlemenin kimi zaman da psikolojik olabileceğini ifade eden Vardaloğlu, şöyle devam ediyor: “Vücudumuzda yaklaşık 5 milyon ter bezi var ve bu sayı herkeste eşit olarak bulunuyor. Bu nedenle yaş, cinsiyet gibi ayrımlar gözetilmiyor. Ancak kilolu insanlarda, şeker hastalığı olanlarda, tiroid bezi fazla çalışanlarda daha fazla terleme görülüyor. Vücudun pek çok farklı bölgesinde oluşabilen aşırı terleme, vücutta bulunan 5 milyon ter bezinin yoğun olduğu yerlerde “aşırı” hale geliyor. Vücuttaki ter bezlerinin üçte ikisi ellerde bulunuyor ve doğal olarak da en fazla terleme burada görülüyor. Ellerden sonra ter bezleri en çok koltuk altı ve ayaklarda bulunuyor. Bu bölgelerin dışında sırayla yüz, kafa, kalça ve sırtta ter bezleri yoğun olarak bulunuyor.”

Gebelik, menopoz, alkol tetikliyor
Gebelik, menopoz, alkol kullanımı gibi durumlarda terlemenin arttığını açıklayan Vardaloğlu, “Bunun dışında Parkinson hastalığı, şeker hastalığı, hipertiroidi, kalp krizi, bazı kanser türleri, bazı içsalgı bezi hastalıkları ve koma gibi durumlarda da terleme artar. Bahsedilen hastalıklarda görülen hiperhidroz, esas hastalığın eşlikçisi, sonucu veya belirtisi olabilir. Bu yüzden hiperhidroz tedavisine başlamadan önce terlemenin bir hastalık nedeniyle olmadığının ortaya konması gerekir. Vücudun her iki tarafında, günlük aktiviteleri etkileyen, en az haftada bir kez olan, 25 yaşından önce başlayan, uyku ile geçen ve bazı olgularda ailesinde benzer yakınmaya sahip bireyler olan hiperhidroz olguları primer yani nedeni bilinmeyen olarak kabul edilir. Ancak toplum yaşamında kişilere sorun oluşturan hiperhidroz olgularının hemen hemen tümü nedeni belli olmayan yani idiopatik primer hiperhidroz olgularıdır” diye konuşuyor.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 3345 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Hastalığını bilmeyen 100 bin Parkinson’lu var02 Mart 2015 Pazartesi 09:42
  • Parkinson hastası iki katına çıkacak!19 Ağustos 2014 Salı 07:50
  • İlaç yan etki yapınca sürekli orgazm oldu08 Ağustos 2014 Cuma 18:28
  • Parkinson hastalarının yeni umudu: Beyin pili21 Temmuz 2014 Pazartesi 17:11
  • Parkinson hastasının beslenmesi nasıl olmalı?27 Haziran 2013 Perşembe 11:06
  • Diyabet ve Parkinson tedavisinde dev adım!16 Mayıs 2013 Perşembe 15:33
  • Parkinson hastalarına her yıl 10 bin kişi ekleniyor11 Nisan 2013 Perşembe 08:07
  • Parkinson teşhisinde yeni yöntem26 Haziran 2012 Salı 10:27
  • Parkinson aşısı ilk kez denendi06 Haziran 2012 Çarşamba 09:34
  • Parkinson, Son Değildir11 Nisan 2012 Çarşamba 08:03
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim