• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • Ankara 11 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 14 °C

"Baharda Göz Yaşarması Sorununun Tek Nedeni Polen Olmayabilir"

"Baharda Göz Yaşarması Sorununun Tek Nedeni Polen Olmayabilir"
Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Akbaba: 'Baharda alerji nedeniyle gözlerde sulanma çok sık olabiliyor ama altında yatan en önemli nedenlerden biri, gözyaşı kanalındaki tıkanıklık'tır!

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Müslime Akbaba, baharda alerji nedeniyle gözlerde çok sık sulanma olabildiğini ancak sorunun altında yatan en önemli nedenlerden birinin gözyaşı kanalındaki tıkanıklık olduğunu söyledi.

Akbaba yazılı açıklamasında, gözyaşının, göz sağlığını koruyan ve görmeyi sağlayan en önemli etmenlerden olduğunu belirtti. 

"Polen mevsimi" olarak bilinen baharda, alerjik bünyeli kişilerde göz yaşarmasının tetiklendiğine işaret eden Akbaba, "Bahar ayları, özellikle alerjik bünyeli kişilerde göz yaşarmasını tetikleyip hayatı kabusa çevirebilirken, aslında göz yaşarmasının tek nedeni polenler değil. Baharda alerji nedeniyle gözlerde sulanma çok sık olabiliyor ama altında yatan en önemli nedenlerden biri, gözyaşı kanalındaki tıkanıklık" ifadelerini kullandı.  

Akbaba, gözyaşı olmadığı zaman kişinin görme fonksiyonunu kaybedebildiğine dikkati çekerek, sözlerine şöyle devam etti:

"Gözyaşı, boşaltım sistemi ile göz yüzeyinden ayrılıyor. Bu sistemde darlık veya tıkanıklık olması durumunda ise göz yaşarması sorunu yaşanıyor. Biriken gözyaşı, kapak kenarlarından taşarak dışarı doğru akıyor ve kişiye sürekli gözünü silme ihtiyacı hissettiriyor. Göz yaşarmasının başlıca iki nedeni var. Birincisi, gözyaşı üretiminin artması, diğeri de gözyaşı yollarında tıkanıklık. Gözyaşı kanal tıkanıklığı, kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor. Doğuştan veya sonradan gelişen birçok nedenle olabiliyor. Uzun süreli enfeksiyonlar, alerji tıkanıklığın en önemli nedenlerinden. Fiziksel veya kimyasal yaralanmalar, yaşa bağlı değişiklikler ve tümörler tıkanmaya yol açabiliyor. Bu durumda gözyaşı, kişinin göz kapaklarının kenarlarından taşarak yanaklarına akıyor ya da sürekli gözü silme ihtiyacı kişinin peşini bırakmıyor. Elle veya mendille gözyaşını silerken daha fazla tahrişe ve sulanmaya neden oluyor."

"Lazerli tedavi yöntemiyle ciltte iz kalmıyor" 

Gözyaşı kanalı tıkanıklığında uygulanan lazerli tedavinin yüzde 80 başarı sağladığını aktaran Akbaba, şunları kaydetti:

"Yaklaşık 15 dakika süren operasyonla, bu sorundan kurtulmak mümkün. Lazerli yöntemde ciltte iz kalmıyor. Kese ile kanal arasında tıkanıklık olduğunda, cildi açmadan gözyaşının kapak kenarındaki kanalın başlangıç noktasında 0.6 milimetre çapındaki lazer fiberi ile kese içine girilip, aradaki kemik yapı lazer ile açılıyor ve yeni bir kanal oluşuyor. Böylece gözyaşı burada birikip enfeksiyon yaratmıyor yeniden buruna akabiliyor." 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2334 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim