• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 16 °C

'Bakan, 12 Eylül kafasıyla konuşuyor.' TTB, 'Sağlıkta dönüşüme' niçin karşı?

'Bakan, 12 Eylül kafasıyla konuşuyor.' TTB, 'Sağlıkta dönüşüme'  niçin karşı?
Sağlık Bakanı Akdağ'ın, sağlıkta dönüşüme ve Tam Gün Yasası'na karşı çıkan doktorlara yönelik sert sözlerine Türk Tabipleri Birliği Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu'ndan aynı sertlikle yanıt geldi

Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın bazı hocaları, 'Muayenehaneleri var ama sosyalizmden bahsediyorlar. Sevsinler sosyalizminizi!' sözleriyle eleştirmesi, Türk Tabipleri Birliği'ni (TTB) , 'Siyaset yapıyorlar. Doktorların tümünü temsil etmiyorlar' diyerek suçlamasına yanıt gecikmedi. TTB Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu, 'TTB'nin 11 kişilik yönetiminde muayenehanesi olan bir kişi bile yoktur. Bakan, sağlık politikalarınki yanlışların görülmemesi için suçu hekimlere atmaya çalışıyor, bizi siyaset yapmakla suçluyor. Bu, 12 Eylül kafasıdır!' dedi. 

HEKİMİN RUHU EMİLDİ

TTB siyaset mi yapıyor, sağlık politikalarının düzelmesi için mi uğraşıyor?
Hekimlik bir vicdan ve mesleki disiplindir. 1985 yılında TTB'nin Başkanı Prof. Dr. Nusret Fişek... Sağlık Bakanlığı müsteşarlığı yapmış bir isimdi. İkinci Başkan Prof. Dr. Atalay Yörükoğlu idi. Hekimlerin zorunlu hizmetten ücretlere kadar birçok sorunu varken TTB heyeti Cumhurbaşkanı'na, 'Yaşam hakkını savunan hekimlik ölüm cezasına karşı çıkmayı gerektirir' diyerek mektup yolladı. Kenan Evren dedi ki, 'Hekimlere bayrağın ucundan tut desen, kaç para diye sorarlar.' Bugünkü kafa da aynıdır. 'Siyaset yapıyorlar' diye söylemeye çalıştığı, iktidarın uygulamalarına karşı çıkmak.

Hekimler mutsuz diyorsunuz. Neden?

Hükümet kritik noktayı buldu. Hekimlere, sağlık çalışanlarına yüklen, onları suçlu göster, vatandaş nezdinde buradan puan topla. SGK yetkilisi bile, 'Artık hekimleri daha yakından takip edeceğiz' diyebiliyor. İçişleri Bakanlığı raporuna göre yolsuzluğun en fazla olduğu alan sağlık. İktidardasınız 9 yıldır. Kurduğunuz sistem yolsuzluğu arttıran, nitelikli sağlık hizmetini ortadan kaldıran, sağlık çalışanlarının ruhunu emen bir sistem. Sağlık Bakanlığı sağlık çalışanlarının ruhunu emmiştir ve hekimleri kaybetmiştir. 

KAR ODAKLI SİSTEM 

TTB, 'Sağlıkta dönüşüme'  niçin karşı?
Sağlık sistemi o kadar kötü bir hale getirilmişti ki, yapılan en ufak değişiklik büyük bir iyileştirme olarak sunuldu. Hastayı müşteri olarak gören, hekim emeğini ucuzlatan, kar odaklı bir sistem yaratıldı. Kamu Hastane Birlikleri ile tüm kurumlar birbiriyle rekabete girecek. Hastaneler A, B, C, D diye sınıflandırılacak. Sadece parası olan iyi hastaneye gidebilecek. Kar getirmeyen hastalar tedavi edilmeyecek, başka yerlere sevk edilecek. Genel Sağlık Sigortası ile primini ödeyemeyen vatandaş aciller dışında sağlık hizmeti alamayacak. Seçim öncesi dağıtılan Yeşil Kartların yarısı iptal edilecek. Eczanelerden üç ilaçtan fazla her kutu için 1 lira alınacak. Biz bunları, başında görüp söylemiştik. Bakan'ın yansıtmaya çalıştığı gibi eski sistemi, muayenehaneciliği savunmuyoruz.

MUAYENE SÜRESİ KISALDI

Yapılan iyi iş yok mu hiç?
Bakan'ın 'Özgün bir Türk modeli yarattık' dediği sistem şu hale geldi, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü '3 başvurudan biri acillere oluyor' dedi. İnsanlar polikliniklerde mutlu değil ki acile gidiyor. Bakan'ın küçümsediği o katkı payını vermemek için acile gidiyorlar. Vatandaşın memnun olduğu konular var tabii ama Bakan diyor ki özelleştirmeden yana olsak özel hastanelere doktor kotası uygulamayız. Çünkü uluslararası sermayenin gözü onlarda değil dev kamu hastanelerinde. Bakan'ın söylediği gibi muayene süresi 4 dakikadan 9 dakikaya çıkmadı. Cumhuriyet Üniversitesi'nin Kardiyoloji Bölümü'nde 6, Üsküdar Devlet Hastanesi'nin Çocuk Bölümü'nde 5 dakika.

MEMNUNİYET SORUSU MÜŞTERİYE SORULUR

Bakan'ın 'Sevsinler sosyalizmini!' sözünü nasıl karşıladınız?
Çocuğu bile gemi sahibi olanların yoksullardan bahsettiği bir ülkede muayenehanesi olan bir hekimin sosyalizmden bahsetmesinde bir gariplik göremiyorum. 

TTB'ye serbest çalışan hekimlerin üye olması zorunlu, diğerlerinin değil. Bakan bu yüzden tüm doktorları temsil etmediğinizi söylüyor. 
Zorunlu olmayan üyeliği, hekimler bir araya gelmesin diye 12 Eylül getirdi. Bakan, iktidar, 12 Eylül'ün savunduklarını savunuyor bugün. Türkiye'de hekimler iki dönemi aynı ruh haliyle anıyorlar; biri Kenan Evren dönemi, diğeri Tayyip Erdoğan dönemi... TTB ekip hizmeti olarak gördüğü sağlık hizmetini beraber ürettiği arkadaşları ve onların örgütleriyle eşit ilişkiler kurar. Anlaşılan Sağlık Bakanı bu bir araya gelmeden rahatsız ve bunu bozmak için ucuz bir taktiğe başvurup 'TTB sağlıkçıların ağababası değil' diyor. 

Bakanlık hastaya 'Doktorunuzdan memnun kaldınız mı?' diye soracak.      Sonuç ne olur?
Bakanlığın izlediği politikalar sonucu iş şu noktaya geldi; vatandaş sağlık hizmeti talebiyle gelmiyor,  tüketici talebiyle geliyor. 'Bana MR, ultrason, şu ilacı yaz; şu kadar rapor ver' diyor. Tetkiki hasta değil, doktor ister! Hekimin aklındaki tek soru, 'Karşımdaki kişi ve toplumun sağlığı yararına ne yapmalıyım?' olmalıdır. Hekim hastayı memnun etmeyi öncelerse onu müşteri olarak görürse bu ilke ortadan kalkar ve kaybeden hasta olur. Sağlık Bakanı vatandaşı bir müşteri olarak görüyor, tüketici memnuniyetini odak alıyor. Hekim-hasta ilişkisi güvene dayalıdır. Sağlık Bakanlığı'nın hekimlerin sağlıklı koşullarda çalışması için gereken dinginliği onlara sağlaması gerekir. Puanlara endekslenmiş bir hayat dayatılırsa hekimler puan toplar, insanlar sağlığını kaybeder. 

Özlem Akarsu Çelik

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2248 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim