• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 16 °C

Bel fıtığında ameliyat ihtiyacı sadece % 1

Bel fıtığında ameliyat ihtiyacı sadece % 1
Uzmanlar, risk taşımasına rağmen bu ameliyatın Türkiye'de sıkça yapıldığını söylerken, özellikle ABD'de ameliyattan büyük ölçüde uzaklaşıldığı belirtildi..

Uzmanlar, risk taşımasına rağmen bu ameliyatın Türkiye'de sıkça yapıldığını söylerken, özellikle ABD'de ameliyattan büyük ölçüde uzaklaşıldığı belirtildi..

Yargıç Neylan Feke'nin 3 yıl önce geçirdiği bel fıtığı ameliyatı sonucu yürüyemez hale gelmesi, bel fıtığı ameliyatlarının gerekliliğini tartışmaya açtı. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eser Alptekin, birçok bel fıtığı ameliyatının boş yere yapıldığını belirterek, "Her yüz bel fıtığı hastasından sadece birinin gerçekten ameliyata ihtiyacı var" dedi. Bel fıtığı ameliyatı nedeniyle yürüyemez hale gelen Türkiye'nin ilk kadın ağız ceza mahkemesi başkanlarından yargıç Neylan Feke'nin dramatik yaşam öyküsü ve açtığı davanın, SABAH'ın manşetinde yer bulması, disk ameliyatlarının gerekliliği ve taşıdığı riskleri gündeme getirdi. Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanları, risk taşımasına rağmen bu ameliyatın Türkiye'de sıkça yapıldığını söylerken, özellikle Amerika'da bel ve boyun fıtığı ameliyatlarından önemli ölçüde uzaklaşıldığı vurgulandı.

'SAKATLIK RİSKİ VAR'
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eser Alptekin, 27 yıllık meslek hayatında, hastalarını fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarıyla tedavi ettiğini belirterek, şunları söyledi: "Ameliyatı kesinlikle tercih etmiyorum ve bugüne kadar 100 hastamdan birini operasyona gönderdim. Her 100 bel fıtığı hastasından gerçekten yalnızca birinde ameliyata ihtiyaç vardır. Her fel fıtığı ameliyatında sakat kalma riski var. Vücudun kendini koruma, tamir etme özelliği var. Ağrının olduğu yerlerde sinir harap olmamıştır, o nedenle her ağrı ameliyat nedeni değildir."

'KLASİK CERRAHİ RAFA KALKTI'
Beyin ve Sinir Cerrahi Uzmanı Dr. Hakan Yakupoğlu ise, bel fıtığının düşük riskli, başarı oranı yüksek bir ameliyat olduğunu, felç kalma olasılığının az olduğunu söyledi. Endoskopik ve mikroskopik ameliyatların hastaya daha az zarar verdiğine değinen Dr. Yakupoğlu şöyle dedi: "Her ameliyatın komplikasyon riski vardır, ancak teknoloji geliştikçe hastaya en az zarar veren ameliyat yöntemleri uygulanıyor. Hastanın bulgularının gerçekten ameliyatı hak ediyor olması gerek. Fizik tedavi ve egzersiz gibi yöntemler yarar sağlamıyorsa ve şiddetli ağrı, idrar kaçırma varsa ameliyat önerilir. Tedaviye yanıt vermeyen ağrı ameliyat gerektirir. Çünkü fizik tedavi her hastada işe yaramıyor." Bel fıtığı ameliyatının yurtdışında hâlâ yapıldığını da vurgulayan Dr. Yakupoğlu, "Ancak değişik yöntemler kullanıyorlar. Klasik cerrahi tüm dünyada artık daha az uygulanıyor. Tüm dünya mikroskop ya da endoskop altında ameliyatları tercih ediyor. Gerekmeyen ameliyat dünyada belli oranda vardır. Türkiye'de dünya standartlarıyla aynıdır" şeklinde konuştu.

Dr. Eser Alptekin: Hasta, ameliyat için ısrar etmemeli
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Eser Alptekin, hastalarda 'kestir kurtul' mantığı olduğunu söyledi. Dr. Alptekin, "Bel fıtığının erkek hastalarda iktidarsızlığa neden olacağı gibi yanlış inanışlar var. Bu bilgi tamamen yanlış olup bilimsel değildir. Hastalar ameliyat edildiği takdirde de hemen idrar ve büyük abdest kontrolü yerine gelmez. En az 6 aylık idrar kesesi ve bağırsak rehabilitasyonu gerekir" dedi.

Dr. Serdar Baş: Ticari kaygılar sayıyı artırıyor
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Serdar Baş, bel ağrısı şikâyetiyle gelen hastalarının yüzde 90'ının istirahatla iyileştiğini belirterek, yüzde 10'unun ameliyata ihtiyacı olduğunu söyledi. Dr. Serdar Baş, sözlerine şöyle devam etti: "Hastaların erken tedavi içinacele etmeleri, doktorların ticari kaygıları devlet ve özel hastanelerdeki 'ameliyat yap' baskısı, cerrahi önerileri ön plana çıkarmaya başladı."

Avukat Erol Şahin: Sağlık Şûrası, doktoru kolluyor
Avukat Erol Şahın, yargıç Neylan Feke gibi, özellikle bel fıtığı ameliyatlarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle açılan sağlık davalarının, Adli Tıp kurumundan sonra Ankara'daki Yüksek Sağlık Şûrası'na gittiğini belirtti. Şahin, "Burada doktorun mesleki kusuru var mı, yok mu ona bakılır. Ancak şûranın verdiği rapor genelde, yüzde 99 oranında doktor lehine çıkar. Çünkü doktoru kolluyorlar" ifadesini kullandı.

Avukat Cengiz Hortoğlu: Sonucu, Adli Tıp raporu belirler
Avukat Cengiz Hortoğlu konu hakkında şunları söyledi: "Bu tür davalarda tüm deliller toplanıp dosya Adli Tıpa gönderilir. Bilirkişilerin de raporlarıyla ameliyatta kusur var mı, yok mu ona bakılır. Öte yandan tarafların isteğiyle dosya farklı bilirkişilere, başka kurumlara da gönderilir. Yargıç Neylan Feke'nin, açtığı tazminat davasını kazanıp kazanamayacağını şimdiden söylemek çok zor. Yargı süreci devam ediyor."

Sabah

Bu haber toplam 1529 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim