• BIST 90.383
  • Altın 145,141
  • Dolar 3,6152
  • Euro 3,9060
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Bursa 15 °C
  • Antalya 20 °C
  • İzmir 21 °C

Belediye hastaneleri devrediliyor mu?

Belediye hastaneleri devrediliyor mu?
Ülkemizde verilen sağlık hizmetinin görünmeyen aktörlerinden birisi olan yerel yönetimlere ait sağlık tesisleri ile ilgili durum oldukça karışık durumdadır. Hepsinin amacı karşılıksız hizmet olmasına rağmen uygulama aşamasında belediyelere göre değişiklik

Ülkemizde verilen sağlık hizmetinin görünmeyen aktörlerinden birisi olan yerel yönetimlere ait sağlık tesisleri ile ilgili durum oldukça karışık durumdadır. Hepsinin amacı karşılıksız hizmet olmasına rağmen uygulama aşamasında belediyelere göre değişiklikler göstermesi nedeniyle belediyelerin verdiği sağlık hizmetlerinde ortak bir terminoloji ve standart problemi vardır.

Ülkemizde sağlıkta düzenleyici tek otorite olan bakanlık nazarında Belediyelerin konumları belirsizdir. Bakanlığın politikaları arasında yerel yönetimlere ait sağlık tesisleri ile ilgili bir yaklaşım olmadığı için Belediyeler  kendi vizyonlarını da,  misyonlarını da kendileri belirlemek durumunda kalmaktadırlar.

Belediyelerin sağlık alanında üstlendikleri ve üstlenmeleri gereken rol, üzerinde ciddiyetle tartışılması gereken bir konudur. Koruyucu hekimlik faaliyetlerinden poliklinik ve hastane işletmeciliğine kadar değişik alanlarda yapılan hizmetlerin ne kadarının doğru ve yerinde olduğu ve bu tesislerin geleceği tam olarak kestirilememektedir. Aslında Belediyelerin verdiği sağlık hizmetlerini ülkenin sağlık politikaları yönünden değerlendirmek gerekir.

Yakın zamanda basında “Belediye hastanelerinin devri” başlıklı bir haber ilgililerin dikkatini çekmiştir. Haberin içeriğinde; “Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Bakanlığı'na devredilmeyen belediye sağlık kuruluşlarıyla anlaşmasını iptal edecek. 1 Ocak 2009'dan itibaren, devri gerçekleşmeyen belediye sağlık kuruluşunda yazılan reçeteler de kurum tarafından ödenmeyecek. Sosyal Güvenlik Kurumu, birinci basamak sağlık hizmeti veren belediye semt polikliniklerinin yılbaşına kadar Sağlık Bakanlığı'na devredilmesi koşuluyla yeniden anlaşma yapacağını açıkladı. Kurum, Bakanlığa devredilmeyen sağlık kuruluşlarıyla 1 Ocak 2009'dan itibaren yeniden anlaşma imzalamayacağını bildirdi. Anlaşma yenilemeyen belediyelere bağlı semt polikliniklerinde yazılan reçeteler de kurum tarafından ödenmeyecek.” (TGRT. 20 Ekim pazartesi) denilmektedir.

Aslında işin gerçeği ufukta herhangi bir hastanenin Sağlık Bakanlığına devri görünmediği gibi tam tersine Sağlık bakanlığının hastanelerini, “hastane birlikleri” projesiyle yerel yönetimlere devretmeyi planladığı bilinmektedir. Sağlık Bakanlığının SSK ve diğer Kurum ve Bakanlıkların hastanelerini zorunluluktan devraldığı da hala akıllardadır .

Belediyelere ait Hastane ve tıp merkezleri ikinci basamak, poliklinikler ise birinci basamak hizmet veren sağlık kurumlarıdır.

23 Mart 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 5597 sayılı Kanun ile kamu sağlık güvencesine sahip olan tüm nüfus için, birinci basamak sağlık hizmetlerinin Sağlık Bakanlığından hizmet alımı sözleşmesiyle sağlanmasına imkân getirilmiştir. Düzenleme bir anlamda birinci basamak sağlık hizmetleri sunumunun Sağlık Bakanlığına devrini ifade etmektedir.

5597 sayılı Kanun ile 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’na eklenen ek 2’nci madde ile getirilen düzenlemeler şu hükümleri içermektedir:

“Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu ve 18.6.1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun’a göre tedavi yardımı verilen kişilerin sağlık harcamalarını karşılamakla görevli kurumlar; sağlık yardımlarını karşıladığı sigortalı, iştirakçi, emekli ve diğer hak sahipleri için Sağlık Bakanlığına bağlı birinci basamak sağlık kuruluşları tarafından verilecek sağlık hizmetlerini doğrudan hizmet alımı sözleşmesiyle sağlamaya yetkilidir. Sağlık Bakanlığı, sözleşmede belirtilen tutar karşılığında yukarıda belirtilen kurumların sağlık yardımlarını karşıladığı kişilere bu basamak ve kuruluşlarda verilmesi gereken her türlü sağlık hizmetini sunmakla yükümlüdür ve sözleşmede belirlenen tutar dışında bu kurumlardan ve sağlık yardımı sağlanan kişiden ayrıca bir bedel isteyemez."

SGK, bu kanun gereğince Sağlık Bakanlığı dışında hiçbir kuruma Birinci basamak için ödeme yapamaz duruma gelmiştir. Zaten aile hekimliğinin yaygınlaşmasından sonra bu polikliniklere ihtiyacın azalacağı da bir gerçektir.
Ancak, eski tebliğlerde belediye sağlık kuruluşlarına ait hiç bir atıf bulunmazken ilk defa 2008 SUT’ da ikinci basamak sağlık kuruluşları arasında belediyelere ait hastanelerin tanımlanması yapılmıştır. Ülkemizde belediyelere ait hastane sayısının oldukça sınırlı olduğu bilinmektedir. SGK başvuran belediyelere ait tüm  hastane ve tıp merkezleriyle kolayca sözleşme yapmaktadır.

Aslında oldukça sınırlı sayıda olan hastane ve tıp merkezlerinin durumundan daha yaygın ve önemli konu  birinci basamak belediye polikliniklerinden yazılan reçetelerdir. Sosyal Güvenlik Kurumu geçmişte bu hastalar için belediyelere herhangi bir hizmet bedeli ödememekte, ancak Bağ-Kur ve Emekli Sandığı hastalarına yazılan reçeteleri karşılamaktaydı. Zaten eczaneler provizyon sistemine belediye polikliniği koduyla girdiklerinde sistemden onay alabilmekteydiler. Belediye poliklinikleri kodu Medula Eczane sisteminde hala aktif durumdadır. Önceki yıllarda Emekli Sandığı’nın belediyelerle bir hizmet akdi olmamasına rağmen, hastaları için tüm resmi kurumlarda yazılan, her reçeteyi karşılarken Belediye polikliniklerinde yazılan reçeteleri ayırt etmiyordu.

Belediye polikliniklerinde verilen hizmet, muayeneden daha çok, kronik hastalıkları ve raporu olan emeklilere reçete tekrarlaması şeklinde sürdürülmektedir.Bu hastalar ya evlerinin yakınlığından, ya diğer sağlık kurumlarının kalabalığından ya da alışkanlıklardan dolayı tercih ettikleri Merkezlerde yazılan ilaçların karşılanmamasından duydukları sıkıntıyla konu ile hiç ilgisi olmayan eczacılarla karşı karşıya gelebilmektedir. Diğer yönden bakıldığında ise Sağlık bakanlığınca tanımlanmayan Belediyelere ait sağlık tesislerinin, denetimlerden uzak olmaları nedeniyle suiistimallere zemin hazırlayabileceği de ihtimal dışı değildir.

Sağlık alanında teamüller ve alışkanlıkların ortadan kaldırılmasının zor olduğu bilinmektedir.  Bu durum hastalar, eczacılar ve SGK yönetimi açısından çözümü kolay olmayan bir sorun olarak ortada durmaktadır. Umarız yakında herkesi memnun edecek bir çözüm yolu bulunabilecektir.

Dr. Salih Kenan Şahin

Bu haber toplam 1168 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim