• BIST 83.067
  • Altın 146,538
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -3 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Bursa 0 °C
  • Antalya 4 °C
  • İzmir 2 °C

Boşanma sürecinde sıkıntılarınızı onunla paylaşın

Boşanma sürecinde sıkıntılarınızı onunla paylaşın
Boşanma kararını daha kolay kabullenmesine yardımcı olmak için, içinde bulunduğunuz durumu çocuğa uygun bir dille izah etmeli, ona güven vermelisiniz.

Sürekli anlaşmazlık, kavga ve gürültü, evli olan çiftlerin birbirlerini yıpratmalarına neden olurken, bu durumdan en çok çocuklar etkileniyor. Evli çiftlerin, birbirlerini yıpratmaktansa boşanma kararları daha sağlıklı oluyor ancak bu aşamada çocukları olan çiftlerin daha duyarlı ve dikkatli olmaları gerekiyor.

Memorial Hizmet Hastanesi Psikoloji bölümünden Uz. Psikolog Sevda Sevimli Yurtseven, boşanma sonucu çocuklarda görülebilecek duygusal ve psikolojik bozukluklar ile bunlarla başa çıkabilme yolları hakkında bilgi verdi.

EŞİNİZİ KÖTÜLEMEYİN
Boşanma sürecinde ve sonrasında önemli olan iki nokta vardır: İlki, eşlerin birbirini çocuğuna kötülememesidir. Bu durum, boşanma sürecinde çocuğun psikolojisine olumsuz etki yapar. İkincisi ise; boşanma sürecindeki eşlerin içinde bulunduğu psikolojik durumdur. Genellikle sorun, arkadaşlar ya da terapistle paylaşılarak atlatılmaya çalışılır. Ancak doğru olan, anne ya da babanın duygularını çocukları ile paylaşmasıdır. Sorunu onunla paylaşmak, çocuğun boşanma karanını daha kolay kabullenmesine yardımcı olur.

OKULU DEĞİŞTİRİLMEMELİ

Çiftlerin boşanma sürecini atlatırken zorlanmaları, çocukların psikolojisini de olumsuz etkiler. Çünkü çocuklar çevrelerindekilerin duygularını takip eder ve buna göre tepki verir. Çocuğun; anne babasının boşanma kararına vereceği tepkinin yoğunluğu, hayatındaki karmaşaya bağlıdır. Boşanma sürecinde tercih edilmesi gereken; çocuğun günlük rutininin fazla değişmemesi, aynı okula devam etmesi, aynı semtte oturmasıdır. Çocukların bu durumla baş edebilmek için geliştirdikleri savunma mekanizmalarına (arkadaşlarına vurma, eşyalara zarar verme gibi şiddet içerenler hariç) müdahale etmemek, duygularıyla yüzleşmeleri için onlara zaman tanımak, duygularını paylaşmak için cesaretlendirmek gerekir.

Anne baba boşanma döneminde duygusal zorluk yaşarken, çocuklarının sorunlarını dinlemeye çok istekli olmayabilir. Ancak çocuğun anne babasının aldığı boşanma kararı döneminde de iletişime ihtiyacı vardır. Eğer duygularıyla yüzleşmelerine izin verilmezse çocuklarda; depresyon, ayrılık endişesi, kişilik sorunları ortaya çıkabilir.

YALNIZ KALMAYACAĞI HİSSETTİRİLMELİ
Bütün çocuklar anne babasının ayrılığıyla birlikte korku yaşar. Belirsizliğin yarattığı bu korku; boşanmanın ardından anne ve babasını kaybedeceği düşüncesinden kaynaklanmaktadır. Çocuğa, düzen ile ilgili önceden bilgi vermek, bu noktada önemlidir. Anne babanın çocuğuyla sıklıkla beraber olacağını ve onu bırakmayacağını belirtmesi, bunu bıkmadan anlatması gerekir. Böylece çocuktaki, terk edilmekle ilgili endişeler yatıştırılabilir.

Çocuklar, ailenin ayrılık kararı ile birlikte büyük bir üzüntü yaşar. Çünkü kendilerini aile sistemi içinde tanımlamıştır ve dolayısıyla ailenin birlikte olduğu günleri özleyecektir. Bu nedenle, çocukların yaşadıkları üzüntüyü görmezden gelmek doğru değildir. Çocuklara, boşanmanın her iki taraf için de sağlıklı bir karar olduğunu anlatmaya çalışarak, onlarla üzüntüleri paylaşılmalıdır.
Suçluluk duygusuna

KAPILMALARINI ÖNLEYİN
Anne babası ayrılan çocukların bir diğer duygusu da öfkedir. Öfkelerini bağırarak, kavga ederek açığa vurabilirler. Önemli olan çocukların öfkelerini olumlu ve uygun şekilde ifade etmelerine zemin hazırlamaktır. Çocuklar benmerkezci yapıdadır, etraflarındaki olaylardan sorumluluk hisseder ve suçluluk duyar. Boşanma durumunda çoğu çocuk; bunun nedeninin kendisinin davranışlarından kaynaklandığın düşünür. 'Eğer daha az yaramaz olsaydı, belki de anne babası boşanmayacaktı' gibi düşüncelere kapılır. Bu nedenle çocuklarla konuşurken çok dikkatli olmak gerekir. Kendilerini suçlu hissettirecek yorumlar asla yapılmamalıdır. Boşanmanın anne babanın kararı olduğu, onun yüzünden böyle bir karar alınmadığı çocuklara tekrar tekrar söylenmelidir.

DAVRANIŞ BOZUKLUĞU VARSA!
Bazen çocuklar boşanmaya daha önceki yaşlara ait davranışlara dönerek tepki verebilir. Örneğin; parmak emmek veya altını ıslatmak gibi. 1-2 ay bu durum normal sayılabilir ancak daha fazla sürerse uzmana başvurmak gerekir. Çocuklar uyumak istememe gibi davranışlar da geliştirebilir. Bunlar genellikle kısa sürelidir ve birkaç ay içinde yok olur. Bazı çocuklar ise okula gitmek istemeyebilir. Bu, çok anlaşılır bir durumdur. Çünkü çocuk okula giderse, ebeveyninden de ayrılmış olacaktır. Ancak bu davranışı desteklemek, ileride ebeveyn çocuk arasında bağımlılık yaratabilir. Bazı çocuklar da yemek düzenini değiştirerek tepki verir. Çocukta fazla kilo alımı veya kilo kaybı varsa, mutlaka bir doktora danışmak gerekir.

Boşanmanın ardından çocuğunuzla daha fazla vakit geçirin

Çocukların hoşlarına giden faaliyetlere yönlendirilmeleri, işe yarayabilir. Çocuğun, evden ayrılan birey için, kendisini reddettiği düşüncesine kapılması engellenmelidir. Bunun için de,   ebeveynlerin ayrılma kararının çocuklarla olan ilişkilerini etkilemeyeceği onlara anlatılmalıdır.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1688 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim