• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 9 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 13 °C

Çağın vebası yoruyor şişmanlatıyor acıktırıyor

Çağın vebası yoruyor şişmanlatıyor acıktırıyor
Göbek bölgesinde yağlanma yapıyor, yoruyor, şişmanlatıyor, acıktırıyor... Git gide yayılan ve tüm dünyada en önemli sağlık problemlerinden biri haline gelen obezitenin de en önemli sebeplerinden bir tanesi.

Çağın vebası olarak nitelendirilen insülin direncini iç hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi ile konuştuk.

Metabolizmayı temelden etkileyen insülin direnci genellikle tek başına görülmüyor. Hipoglisemi ve polikistik over sendromu olanların insülin direncinden şüphelenmesi gerekiyor çünkü bunlar birbirine bağlı hastalıklar zinciri gibi. Özellikle genç kadınlarda görülen polikistik over sendromu da yumurtalıklarda olan bir insülin direncinden kaynaklanıyor. Özel bir insülin direnci değil. Prof. Dr. Hatemi bunu şöyle açıklıyor; “Polikistik over yumurtalık bölgesinde olan insülin direnci sonucu ortaya çıkan bozuk çalışma görünümüdür. Bir de damarlarda insülin direnci vardır bu da damarları tansiyona eğilimli hale getirmektedir. Polikistik over sendromunun belirtileri vücutta tüylenme, sivilcelenme ve özellikle göbek bölgesinde yağlanmanın artması ile kendisini gösteriyor.”

“AÇLIK KRİZLERİNE DİKKAT!”

Reaktif hipoglisemi denilen ve hipogliseminin en yaygın görülen türü ile insülin direnci arasındaki ilişkiye de değinen Prof. Dr. Hatemi; “Reaktif hipoglisemi dediğimiz tepkisel hipoglisemi bir şey yedikten iki saat sonra pankreasın fazla uyarılması nedeniyle açlık krizi yaşanmasıdır. Ancak insanı genellikle komaya sokmaz.”

"DİYET YAPMADAN İLAÇ ALMAK ÇAMURLU AYAKKABIYA CİLA SÜRMEKTİR"

Reaktif hipoglisemisi olan bir hasta ya da genetik mirasında diyabet olanların gelecekte diyabete yakalanma riski diğer insanlara göre çok daha fazla ve Dr. Hatemi’ye göre diyabeti spor, diyet ve tedaviyle birlikte 1 yıl bile geciktirmek çok büyük önem taşıyor çünkü diyabetin vücutta yarattığı komplikasyonlar hasta için büyük dezavantaj. Ne kadar geciktirilirse koroner damarları daha az tıkanır, göz komplikasyonları daha az olur. Ancak spor yapmadan ve diyetine dikkat etmeden alınan ilaçlar “çamurlu ayakkabıya cila sürmek gibi.” Kirler yerinde duruyor ancak üstüne cila sürülüyor. Sporun çok önemli oluşunun sebebi ise “Hareketin az insülinle daha çok şeker yakmayı sağlaması. Onun için sürekli oturan insanlarda diyabet daha çok görülüyor. Günde 3 km yürümek insülin direnci olan birisi için çok iyi. Ama onda da 3 km yürüyemeyen insan batsın bu dünya demesin. 500 metre yürüse bile hiç yürümediği günlere göre insülin ihtiyacı azalıyor. 3 km bir ortalama ama hiç yürümemektense 1 km yürümek bile insülin direncine faydalı.”

“İKİ SAATTE BİR YİYİN” DEMEK SAÇMA

Son yıllarda kilo vermek için fazlaca tavsiye edilen “azar azar sık sık yiyin” durumu ise ise Prof. Dr. Hatemi’ye göre abartı bir tavsiye. “Uydurma icatlarla 3 saatte bir yiyin dersek şişmanlığa da sebep oluruz, ekonomik bozukluklara da, bencilliğe de. İki saatte bir şeyler yiyin de saçma. Normali sabah kahvaltısı, öğle yemeği, ikindi öğünü ve akşam yemeği ama ikindi mükellef değil. İkindide bir kaç kepekli bisküvi yenebilir böylece akşam yemeği de hafif yenmiş olur.”

Beslenmeden kaynaklanan insülin direncinin de bir kısmının temelinde genetik var; “İnsülin direnci gösteren hücrelerin bulunduğunu pankreas daha fazla insülin salgılıyor. İnsülin daha çok salgılanınca vücuttaki reseptörler vurdumduymaz oluyor ve daha çok insülin salgılanıyor. Hasta böylece daha çok acıkıyor. Hastalar, kabahatlari olmadan insülin direnci nedeniyle yemek yedikten 2-3 saat sonra açlık krizi yaşıyor.”

BEL BÖLGESİNDEKİ YAĞLANMAYA DİKKAT

“Kalça bölgesindeki yağlanma kadınsı yağlanmadı ve daha az zararlıdır ama bel bölgesi ve karın yağlanması daha zararlıdır. Bu da erkek tipi yağlanmadır. İnsan vücudunda karından daha çok yağ yakılır. İnsülin direnci karında yağ olanlarda daha yüksektir. Kalça yağlarından daha az kaynaklanır.”

Buse Özel

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1905 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim