• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Bursa 16 °C
  • Antalya 20 °C
  • İzmir 22 °C

Çarpıntının nedeni kalp kapağı hastalıkları olabilir

Çarpıntının nedeni kalp kapağı hastalıkları olabilir
Günümüzde toplumların yaşam alışkanlıkları gerek endüstriyel gerekse de kültürel etkinliklerle değişmekte, bunun bireyler üzerindeki etkisi,..

Günümüzde toplumların yaşam alışkanlıkları gerek endüstriyel gerekse de kültürel etkinliklerle değişmekte, bunun bireyler üzerindeki etkisi de neredeyse salgın boyutlarına gelen sağlık sorunları ile uğraşmak olmaktadır. Bu hastalıkların en önemli kısmını da kalp hastalıkları oluşturuyor. Memorial Hizmet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kaya Süzer, kalp kapak hastalıkları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Mitral kapak yetmezliği sonucu ağır kalp yetmezliği tablosu ortaya çıkabilir
Tıkayıcı koroner hastalığında sıklıkla uygulanan ve halk arasında en çok bilinen yöntem ‘bypass’ olarak tanımlanan “damar köprüleme yöntemi”dir. Bu yöntem tıkanmış veya ciddi oranda daralmış damarların beslemesi gereken bölgeye yine hastanın kendi atar veya toplardamarları ile kan akımı sağlanması esasına dayanır. Bu tür bir girişim enfarktüs geçirmemiş, hasar görmemiş bir kalp için yeterlidir. Ancak daha önce enfarktüs geçirerek pompalama işlevinde önemli kayıplar oluşmuş bir kalpte bu yöntem yeterli olmayabilir. Geçirilmiş enfarktüslerden sonra kalpte oluşan büyüme, sol kulakçık ile sol karıncık arasında yer alan mitral kapakta yetmezliğe neden olabilir. Bu tür bir durum da kalbin her kasılmasında bir miktar kan geriye kaçacağı için kalp yetmezliğine neden olabilir. Bu, başlangıçta hastada; çarpıntı, nefes darlığı ve çabuk yorulma gibi belirtilerle ortaya çıkar. Daha ileri aşamalarda ise daha ağır kalp yetmezliği tablosu ortaya çıkabilir.
Ameliyat öncesi iyi değerlendirilmemiş veya doğru karar verilmemiş hastalarda yapılan ‘bypass’ operasyonu sonucu ağrı yakınmaları geçmesine karşın kalp yetmezliği bulguları çıkması bu nedenlerledir. Başlangıç aşamasında ilaç tedavisi ile bu tür yetmezliklerin tedavisi sağlanabilir. Ancak orta ve ileri derecedeki mitral kapak yetmezliklerinde cerrahi tedavi zorunludur.

Bu ayrımın iyi yapılması gerekir: “Mitral kapak değişimi mi, onarımı mı?”
Genel olarak mitral kapak hastalığı değişik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Tedavisi de kapağın değiştirilmesi veya onarılmasıdır. Ancak koroner arter hastalığında ortaya çıkan mitral yetmezlikte durum, bazı istisnai haller dışında diğer mitral kapak hastalıklarından oldukça farklıdır. Bu vakalarda kapağın yapısal bir sorunu yoktur. Ancak gelişen anatomik değişiklikler sonucunda kapağın tek yönlü kan geçişini sağlayan işlevi bozulur. Bu aşamada ‘anuloplasti’ olarak tanımladığımız bir onarma işlemi, mitral kapağın büyümüş olan kalbin içinde yine tatminkar bir şekilde çalışmasına olanak sağlar. Bazı uygulamalarda yetmezlik göstererek kapağın bir protez ile değiştirilmesi tercih edilmektedir. Özellikle yaşlı hasta grubunda, kapakta yapısal sorunlar olduğu durumlarda kaçınılmaz olan bu yöntem bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Şöyle ki; operatif risk artar, mitral kapağın çıkarılması ile zaten işlevinde önemli sorunlar var olan sol karıncık fonksiyonları olumsuz yönde etkilenir ve kullanılan protez eğer mekanik protez ise hasta yaşam boyu kan sulandırıcı ilaç kullanmak zorunda kalır.

Bu nedenle çok zorunlu olmadıkça kapağın değişimi yoluna gidilmemeli, cerrahi için biraz uğraştırıcı bir yöntem olsa da hastanın kendi kapağı korunarak onarılması için çapa sarf edilmelidir.

Son 30 yılda dünyada ve ülkemizde yapılan kalp operasyonlarının çoğunluğunu “Koroner By pass cerrahisi” oluşturmaktadır. Bu, büyük ölçüde gelişen ve kolaylaşan tanı yöntemlerinin ve giderek artan sayıdaki sağlık kuruluşlarının varlığı ile gerçekleşmiştir. Ne var ki; artan sağlık tesisi ve kalp operasyonu sayısı azalan kalp problemli hasta sayısı anlamına gelmiyor. İlk operasyonda yeterince değerlendirilmemiş veya hastanın gereksinimine uygun yeterli cerrahi girişim yapılmamış veya operasyon öncesi ve sonrasında kalite standartları çerçevesinde hasta bakım hizmetini alamamış hastalar, kronikleşmiş sorunlar ile yaşamlarını idame ettirmek zorunda kalabilmektedirler. Bu nedenle artan bu sayılar karşısında nitelikli insan gücü ve hizmet kalitesine yapılan yatırımlar, hastaların yaşam kalitesi ve süreleri konusunda belirleyici olmaktadır.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3212 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim