• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Bursa 6 °C
  • Antalya 11 °C
  • İzmir 8 °C

"Çocuklarda yanlış beslenme insülin direnci için risk faktörü"

"Çocuklarda yanlış beslenme insülin direnci için risk faktörü"
"Anne sütü alamama, mama ile beslenme, erken ek gıdalara başlanması, fazla televizyon seyretme, bilgisayar ve internet başında fazla zaman harcama ve benzeri çocukluk çağında şişmanlık ve insülin direnci için başlıca risk faktörleridir"

EMRAH YAŞAR - Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birgül Kırel, fazla televizyon seyretme, bilgisayar ve internet başında çok fazla zaman geçirme ve benzeri aktivitelerin çocukluk çağında şişmanlık ve insülin direnci için başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi.

Prof. Dr. Kırel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, diyabetin, kan şekeri yüksekliği yanında başka enerji, sıvı, tuz dengesi bozukluklarının, damar ve organ hastalıklarının ortaya çıktığı yaşam boyu devam eden bir hastalık olduğunu belirterek, kan şekeri yüksekliğinin kontrol altına alınamamasının acil, ölümle sonuçlanabilecek komaya neden olabileceğini bildirdi.

Uzun sürede bu hastalarda kalp, damar hastalıkları, inme, körlükle sonuçlanan görme kaybı, el ve ayaklarda uyuşma, güçsüzlük, ayaklarda iyileşmeyen yaralar, böbrek yetersizliğinin geliştiğini ifade eden Prof. Dr. Kırel, diyabetlilerin yüzde 10-20'sinin böbrek yetersizliği nedeniyle hayatlarını kaybetme riski taşıdığını kaydetti.

-"Tip 1 diyabetin sebebi bilinmemektedir"

Prof. Dr. Kırel, diyabetin ortaya çıkış nedenine göre tiplerinin bulunduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklarda, yenidoğan döneminden itibaren başlayan ve genetik olarak pankreas bezinin genetik bozukluklarına bağlı ağır veya hafif formları olduğu gibi çocukluk çağında ortaya çıkan başka formları vardır. Tip bir diyabet, tüm dünyada çocukluk yaş grubunda en yaygın görülen kronik enerji hastalığıdır. Bu hastalarda genetik ve pek çok çevresel faktör, vücudun kendi bağışıklık sisteminin pankreas bezini harap etmesine ve insülin hormonunun yapılamamasına neden olur. Pankreas bezinde yeterli veya hiç insülin yapılamaz. Bu hastalarda yaşam, eksik olan insülinin enjeksiyon yoluyla kullanılmasına bağımlıdır. Tip 1 diyabetin sebebi bilinmemektedir. Belirgin bir kalıtsal geçiş tanımlanmamıştır. Ailede bir bireyde tip 1 diyabet varsa, çocuklar yüzde 2-4 oranında diyabet açısından risk altındadır. Değişen çevresel faktörlerin etkisi ile sıklığı 5 yaş altındaki çocuklarda giderek artmaktadır. Ülkemizde, Sosyal Güvenli Kurumu verilerinden yapılan bir araştırmada 0-18 yaş grubunda 17 bin 175, tip 1 diyabetli çocuk olduğu, bu çocukların yüzde 40'ının 10-14 yaş grubunda olduğu, yıllık yeni tanı alan diyabetli çocuk sayısının ise 2 bin 465 olduğu bildirilmektedir."

-"Tip 1 diyabetlilerin aksine tip 2 diyabetli çocukların yüzde 85'i şişmandır"

Sağlıklı bir çocukta tip 1 diyabetin çok su içme, çok idrara çıkma, daha önce tuvalet eğitimini tamamlamış çocukta idrar kaçırma, çok yemek yemesine rağmen devamlı kilo kaybı gibi bulgular ile ani ve hızlı olarak başladığına değinen Prof. Dr. Kırel, şunları söyledi:

"Bu çocuklar nadiren ergenlik öncesi vajinal mantar enfeksiyonları, tekrarlayan cilt enfeksiyonları, huzursuzluk ve okul başarısında azalma, büyüme çağındakilerde kilo kaybı ve kilo alamama gibi acil olmayan bulgular ile başvururlar. Tanı ve tedavide gecikilir ise koma ve ölümle sonuçlanır. Tip 1 diyabeti önceden belirleme ve önleme yanında hastalıktan tümüyle kurtulmak için yapay pankreas, kök hücre araştırmaları sürse de henüz bu konularda uygulanabilir başarı sağlanamamıştır. Tip 2 diyabet ise erişkinde en sık görülen diyabettir. Çocuklarda tip 2 diyabet üç dekad önce tanımlanmıştır. Ergenlikte, en sık olarak 13-14 yaş civarında karşımıza çıkar. Tip 1 diyabetlilerin aksine tip 2 diyabetli çocukların yüzde 85'i şişmandır. Tip 2 diyabet sıklığı çocuklarda dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de şişmanlığın artışına paralel olarak artmaktadır."

-"Servis şoförlerinin diyabet konusunda eğitilmeleri gerekli"

Prof. Dr. Kırel, anne sütü alamama, mama ile beslenme, erken ek gıdalara başlanması, yanlış, aşırı ve dengesiz olarak yağlı ve şekerli yiyecekler ile beslenme, oyun alanlarının kalmaması, evde ve okulda spor olanaklarının olmaması, aşırı ders yükü, fazla televizyon seyretme, bilgisayar ve internet başında fazla zaman harcama ve benzeri faktörler çocukluk çağında şişmanlık ve insülin direnci için başlıca risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti.

Çoğu okul çağında olan diyabetik çocukların okullarda uygun ana ve ara öğünlerinin sağlanması gerektiğine değinen Prof. Dr. Kırel, şu ifadelere yer verdi:

"Uygun koşullarda insülin saklanması, insülin enjeksiyonu yapacak ortam ve olanakların sağlanması ve acil durumlarda müdahale edebilecek sağlık personeli, okul hemşiresi bulunması ve çocukla sürekli beraber olan öğretmenlerin, servis şoförlerinin diyabet konusunda eğitilmeleri gereklidir. Çocuklarda tip 2 diyabetin önlenmesi ve tedavisinde en önemli unsur; aile ve yakın çevre ile iş birliği yapılarak ailenin sosyo kültürel yapısı, çevrenin imkanları ve çocuğun yaşına uygun kalıcı yaşam tarzı değişikliği ile kilo alımının engellenmesi ve kilo kaybı sağlamak ve fizik aktiviteyi artırmaktır. Bu konularda duyarlılığın sağlanması için aile ve okuldan başlayarak toplumda sağlıklı beslenme ve diyet ve fizik aktivite alışkanlıklarının kazandırılması konusunda eğitim ve uygulama programları başlatılmalıdır."

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2678 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim