• BIST 90.009
  • Altın 145,788
  • Dolar 3,6175
  • Euro 3,9278
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 12 °C
  • Bursa 12 °C
  • Antalya 20 °C
  • İzmir 13 °C

Dizi yanan doktorun tazminat savaşı

Dizi yanan doktorun tazminat savaşı
Yargıtay, güzellik salonunda sir ağda yaptırırken, kızgın ağda dökülmesi nedeniyle bacağında 2. derece yanık oluşan kadın doktora verilen 10 bin lira tazminatı fazla buldu

İstanbul'da sir ağda yaptıran bir kadın doktorun bacağına kızgın ağda döküldü. Bacağında 10x15 ebadında 2. derece yanık meydana geldiğini ve doktor olması nedeniyle tedavisini kendisinin yaptığını belirten doktor, güzellik salonu sahibi ve çalışanlarına tazminat davası açtı.

Olay nedeniyle depresyona girdiğini, tedavi ve bakım için masraf yaptığını savunan kadın doktor, yaptığı masrafların ve 20 bin lira manevi tazminatın salon çalışanları ve güzellik salonunun sahibinden tahsil edilmesini istedi.

Davaya bakan İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, davayı kısmen kabul ederek, kadın doktora tedavi masrafı ile 10 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu.

-Gerekçeden

Daire'nin gerekçesinde, Borçlar Kanunu'nun "manevi tazminatı" düzenleyen maddesinin düzenleme alanına giren ölüm veya zarar halinde, hakimin özel şartları dikkate alarak hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedeceği belirtildi.

Manevi tazminatın amacının, faili bir cezaya çarptırmaktan ziyade mağduru tatmini olduğu vurgulanan gerekçede, manevi tazminatla cismani zarara uğrayanın zarar görmesi nedeniyle bozulan ruh huzurunun, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabının kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığı anlatıldı.

Hakimin, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak manevi tazminat miktarını tespit etmesi gerektiği vurgulanan gerekçede, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği belirtildi.

Manevi tazminatın sınırının amacına göre belirlenmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, "Manevi tazminatta takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır" ifadesi kullandı.

Yargıtayın 1966 tarihli içtihadı birleştirme kararının gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartların da açıkça gösterildiği belirtilen gerekçede, bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakimin bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli biçimde göstermesi gerektiği kaydedildi.

Somut olayda, davacının doktor olduğu, olaydan sonra tatile gittiği, tatil dönüşü çalıştığı hastaneden izin veya rapor alınmadığı ifade edilen gerekçede, psikiyatri polikliğinde yapılan muayenesi sonucu stres bozukluğuna bağlı tedavinin düzenlendiği ancak istirahat verilmediği ve görevine devam ettiği anlatıldı.

Gerekçede, bu hususlar nazara alındığında, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, mahkemece hakkaniyete uygun bir tazminata karar verilmesi gerekirken, yüksek oranda manevi tazminata karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği kaydedildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2026 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim