• BIST 90.383
  • Altın 145,017
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 17 °C
  • İzmir 18 °C

Doktor lüzum görürse

Doktor lüzum görürse
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Cinayettir” sözleriyle başlattığı kürtaj tartışmasına, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in “Haram ve cinayettir” sözleriyle katılması gözleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ...

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Cinayettir” sözleriyle başlattığı kürtaj tartışmasına, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in “Haram ve cinayettir” sözleriyle katılması gözleri Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kürtaj tarihine çevirdi.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın arşivlerine göre Diyanet’in kürtaj ile ilk ilişkisi Ankara Doğum ve Çoçuk Bakımevi Baştabipliği’nin 10 Ağustos 1956’da “Kadınların Rahimlerindeki Çocuğu Kasten Düşürme-Kürtaj” başlığıyla yönelttiği soruyla başladı. Eyüp Sabri Hayırlıoğlu’nun başkanı olduğu Diyanet, 4 gün sonra “Kısas lazım gelmez ise de bir insanı öldürmek gibi cinayet” yanıtını veriyor. Kürtajı doktorun lüzumlu gördüğü haller şartına bağlayan Diyanet, kürtaj yaptıranlara yönelik yaptırım olarak, “...böyle bir günah-ı irkitapları sebebiyle ayrıca cezaya da müstahak olacaklarının bildirilmesi” seçeneği de tavsiye ediyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapısı 25 yıl sonra bu sefer Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından çalınıyor. Diyanet’ten sorumlu Devlet Bakanlığı koltuğunda emekli Tuğgeneral Mehmet Özgüneş var. Mart 1981’de Bülent Ulusu hükümetinin bakanı Mehmet Özgüneş’in imzasıyla gönderilen cevapta Diyanet, “Dinen meşru bir mazeret olmadıkça çocuk düşürmek veya aldırmak (kürtaj) haram ve cinayet hükmündedir” diyor. Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç döneminde alınan kararda “... Düşürmek ve aldırmak (kürtaj) yolu ile bir yavrunun dünyaya gelmesinin önlenmesi, her selim vicdanı sızlattığı gibi dinen de caiz değildir” vurgusu yapılıyor.

Bosna fetvası

Diyanet, kürtajla ilgili 14 Ocak 1993’de yeni bir karar daha alıyor. Mehmet Nuri Yılmaz’ın başkanlığı döneminde savaş sırasında tecavüze uğrayan Bosnalı kadınlarla ilgili kararında Diyanet, “Tecavüz sonucu gebe bırakılan Müslüman kadın ve kızların, kendi iradelerine bağlı olarak ilaç veya tıbbı
müdahale yoluyla rahimlerinin tahliyesine cevaz verilebileceği kanaatine varılmıştır” diyor. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 1956’daki kararından 50 yıl sonra 3 Ocak 2006’da
“Henüz dört aylık olmayan gebeliğe son verilebileceği görüşünde olan bazı fakihler varsa da gebelik gerçekleştikten sonra, dört aylık süre içinde de olsa, bir zaruret olmaksızın kürtaj uygulaması caiz değildir” fetvası yayınlıyor.

Okan KONURALP / Hürriyet

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1907 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim