• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 15 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 13 °C
  • Antalya 21 °C
  • İzmir 17 °C

Doktorlara bir dokun bin ah işit!

Doktorlara bir dokun bin ah işit!
İntörnlerin sıkıntılarını dile getiren dünkü yazıdan sonra mail bombardımanına uğradım. Meğerse doktorların sorunları tahminlerin çok ötesindeymiş.

İntörnlerin sıkıntılarını dile getiren dünkü yazıdan sonra mail bombardımanına uğradım. Meğerse doktorların sorunları tahminlerin çok ötesindeymiş.
Mailler sadece yurtiçinden gelmedi. Yurtdışındaki uygulamaları anlatan değerlendirmeler de var. İsterseniz gelin sözü hiç uzatmadan gelen iletilere bırakalım. Onlar zaten her şeyi anlatıyor:

Kalite çok düşecek!
“31 Ocak 2011’den itibaren üniversite hastanelerinde performans sistemine geçiliyor. Bu tarih, üniversite hastaneleri için karanlık bir dönemin başlangıcı olacaktır. Ne yazık ki, uygulamaya geçilme aşamasında olan yeni düzenlemelerle, eğitim, araştırma ve hizmetin birlikte verildiği, özerk ve akademik kurumlar olan üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığı’na bağlı hizmet hastanelerine dönüşecek, Tıp Fakülteleri ise yüksek okul konumuna getirilecektir. Eğer dayatılan yeni uygulamalara karşı konulmaz ise, tıp eğitiminin çöktüğünü, araştırmaların yapılamadığını, nitelikli sağlık hizmetinin verilemediğini hep birlikte göreceğiz!”

Canımız kimlere emanet
“İntörn doktorlar hakkında yazdıklarınızı, bir zamanlar o yollardan geçmiş biri olarak ilgiyle okudum. İstanbul’un en büyük eğitim ve araştırma hastanelerinden birinde cerrahi branşta asistan doktorum.
Büyük hayallerle, dünyayı değiştireceğimi umarak girdiğim tıbbı ve onun ardından TUS’u kazanarak girdiğim asistanlığın, ne kadar boş olduğunu görüyorum.
Şu an tüm ülkenin eğitim ve araştırma hastanelerinde, tek kelime ile ne eğitimin e’si var ne de araştırmanın a’sı.

Nöbette maksimum 2-3 saat uyku sonrasında çalışmaya zorlandığımız bir ortamda, sezeryanla doğum yapan bir anne ve bir bebeğinin canı veya poliklinikte 50-60 hastanın dikkatle yapılması gereken muayenesi, bize emanet ediliyorsa burada bir yanlış var demektir.”

Prof. olduğuma pişmanım
“Bazen, hatta şimdilerde sık sık neden profesör hatta doktor oldum diye düşünüyorum...”

Fransa’daki durum
Çağlayan Nehir Özkan, Fransa’da yaşayan duyarlı bir okurumuz. Pek çok konu gibi bu konudaki birikim ve gözlemini de bizimle paylaştı:
“Kızımız Özlem, Fransa’da Tıp okuduğu için size bu konuda bilgi vermek istedim.
1- Fransa’da 85 üniversiteden sadece 20’sinde tıp fakültesi var. Özel tıp eğitimi yok. Yani parayı veren doktor olamıyor.

2- Her tıp fakültesinin birinci sınıftan ikinci sınıfa geçiş kontenjanına Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı ortak karar veriyor. Örneğin 2001’de kızımın girdiği yıl, Tıp birinci sınıfa, 898 öğrenci yazılmıştı ve sınav sonuçlariına göre ilk 128’i ikinci sınıfa geçti.
Bu sene yani tam 10 yıl sonra, Rouen Üniversitesi’nin Tıp Fakültesi kontenjanı 208 ve birinci sınfa yazılan ögrenci sayısı 1635. Oran pek değişmedi. Yine 9 öğrenciden 1’i Tıp 2’ye geçebiliyor. Tıp 2’ye geçemeyen ögrenciler, sıralamalarına göre isterlerse bir sonraki sene tekrar sınava giriyor ya da ilk 350-400’e girmişlerse diş hekimliği, fiziksel tedavi, ebe, radyolojide kullanılan aletlerin yapım bakım mühendisliği gibi bölümlere gidiyorlar. Eğer 20 üzerinden 10 ve üzeri almışlarsa Fen fakültesi Fizik, Kimya veya Biyoloji bölümleri 2’nci sınıfına yazılabiliyorlar.

Tıp 2’nci sınıfa geçenler, eylül ayında hemen bir hemşire stajı ile öğrenime başlıyorlar. İğne yapmayı, tansiyon ölçmeyi, yara temizlemeyi öğreniyorlar.
Tıp 4’üncü sınıfta çıraklık dönemi baslıyor. Ayda 200 euro civarında bir ücret ve 24 saatlik nöbetler için de 25 euro çıraklık ücreti ile hastahane yaşamına merhaba diyorlar. Tek iyi tarafı, bu yıllar emekliliğe sayılıyor. 3 yıl böyle devam ediyorlar. Yılda 5 hafta tatil hakları var.

Tıp 6’ncı sınıf, sınav senesi. Türkiye’deki TUS sınavı gibi. Haziranda oluyor ve 3 gün sürüyor. Sınava o sene 6’ncı sınıfta okuyan 5000-5500 arası öğrenci giriyor. Sınav, 3 kentte aynı zamanda başlayıp, aynı zamanda bitiyor. Sonuçlar, eylülde açıklanıyor. 6’ncı sınıf öğrencileri, hangi uzmanlıklara puanları tuttuğunu ögreniyorlar. Sonra Sağlık Bakanlığı, her gün 500 öğrenciyi Paris’e çağırıyor. 10 gün boyunca öğrenciler tablodan istedikleri uzmanlık dalını ve şehri yani tıp fakültesini seçiyor. Uzmanlık süreci 3 ila 5 yıl arası değişiyor.

Uzmanlığı kazanan Tıp 7’nci sınıf öğrencisi, hastahanede intörn olarak göreve başlıyor. Maaşlar 1500 -euro, nöbet ücretleri de 100 euro civarı.”
Özetin özeti: Görüren o ki öğretmenler gibi doktorlar da dert küpü...

Abbas Güçlü
aguclu@milliyet.com.tr

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2353 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim