• BIST 89.931
  • Altın 145,423
  • Dolar 3,5968
  • Euro 3,9078
  • Ankara 10 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Bursa 9 °C
  • Antalya 17 °C
  • İzmir 15 °C

En çok merak uyandıran yedi problem!

En çok merak uyandıran yedi problem!
Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu ile Op. Dr. Murat Üstün obezite cerrahisi ile ilgili merak edilenleri yanıtladı...

ÜÇ FARKLI YÖNTEMDEN BİRİNİ DOKTOR SEÇİYOR
1 Günümüzde obezite cerrahisinde kaç yöntemden yararlanılıyor?

Günümüzde başta mide küçültücü ve ince bağırsağın bir kısmını devre dışı bırakan gastrik by-pass olmak üzere; ayarlanabilir mide bandı (kelepçe) ve sleeve gastrektomi’den oluşan (midenin tüp şeklinde küçültülmesi) üç yöntemden yararlanılıyor. Obezite ameliyatı için uygun olan adayların tümü ciddi morbid obeziteden (vücut kitle indeksi 40’tan fazla) muzdarip olmalarına ve klasik diyet metotları ile kilo vermeyi başaramamalarına rağmen, zayıflamak için ihtiyaç duydukları yöntemler farklılık gösterebiliyor. Buna uzmanlar tarafından karar veriliyor.

HER KİLOLU HASTAYA UYGULANAMIYOR!
2 Her kilolu hasta obezite cerrahisinden faydalanabiliyor mu?

Cerrahinin hangi hastalara uygulanabileceği Uluslararası Obezite ve Metabolizma Cerrahisi Derneği tarafından saptanan kriterlere göre belirleniyor. 18-65 yaş arasında olan, vücut kitle indeksi 40 kg/m2 nin üzerinde veya 35-40 kg/m2 arasında olup buna hipertansiyon, diyabet ve uyku apne sendromu eşlik ediyorsa, en az bir yıl diyet ve egzersiz yaptığı halde kilo verilemiyorsa obezite cerrahisine adaydır.

24 AY BOYUNCA HAMİLE KALINAMAZ
3 Obezite cerrahisi uygulaması zor bir ameliyat mı?

Obezite cerrahisinin tümü sadece küçük kesilerden ve hastalar için açık cerrahiye kıyasla çok daha konforlu olan laparoskopik ya da robotik cerrahi yöntemleriyle yapılıyor. Bu sayede hastalar günlük hayatlarına kısa sürede dönebiliyor. Ancak obezite cerrahisi bu konuda özel eğitim almış, ileri laparoskopik teknikler konusunda deneyimli cerrahlar tarafından uygulanmalı. Aksi halde, obezite cerrahisine rağmen başarılı kilo vermek mümkün olmayabilir. Ameliyattan sonra 24 ay boyunca hamile kalınması tavsiye edilmiyor.

KARACİĞER HASTASI OLANA YAPILMAZ
4 Obezite cerrahisi kimlere uygulanamıyor?

Hormonal hastalıkları veya yaşam beklentisini ileri derecede kısaltan ve kilo vermekle de çözülemeyecek olan çok ciddi yandaş hastalığı olanlar (kanser, karaciğer sirozu, ileri kalp hastalığı vb.), ameliyat sonrası zorunlu olan yeme ve yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlayamayacaklar, alkol ve madde bağımlıları ile şizofreni gibi akıl hastalıkları olan hastalar obezite cerrahisinden faydalanamıyor. Üreme çağında olan ve kısa vadede çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların ise bu durumu doktorlarına danışmalarında fayda var. Çünkü obezite cerrahisi ameliyatlarını takip eden 24 ay boyunca hamile kalınması tavsiye edilmiyor.

EN ÇOK 20-35 YAŞINDA KADINLAR GELİYOR
5 En çok hangi hasta grubu obezite cerrahisi için başvuruyor?

Obezite cerrahisinden en çok 20-35 yaş grubundaki kadınlar faydalanmak istiyor. Kadınların erkeklere oranla daha fazla başvurmalarının en önemli nedenlerinden biri, fazla kilonun vücutlarında yarattığı deformasyondan rahatsız olmaları. Çünkü bu durum kadının hem özel hem sosyal hem de iş hayatında çok ciddi sorunlar yaratabiliyor. “Kocam kilolarım nedeniyle sürekli hakaret ediyor. Kilo vermem şart yoksa kocam beni boşayacak” diye başvuran kadınlar da var, “Aşırı kilolarım nedeniyle çocukların alay konusu oluyorum” ya da “İş yerinde alaycı bakışlara maruz kalıyorum” diyenler de... Obezite âdet düzensizliğine yol açarak hamile kalmayı imkansız hale getirebiliyor. Üremeyi olumsuz yönde etkileyen polikistik over sendromuna da sık rastlanıyor. Kadınların çocuk sahibi olabilmeleri için kilo vermeleri gerektiğinden, daha çok başvuruyorlar.

KİŞİYE UYGUN YÖNTEM TERCİH EDİLMELİ
6 Kime hangi yöntemin uygulanacağına nasıl karar veriliyor?

Tüm hastalar öncelikle endokrinoloji, beslenme, psikiyatri, fizik tedavi uzmanı ve egzersiz danışmanı tarafından değerlendiriliyor. Gerek görüldüğü durumlarda hastayı kardiyoloji ve göğüs hastalıkları uzmanları da muayene eder. İncelemelerin sonucunda hastaya en uygun cerrahi yöntem seçilir. Obezite cerrahisinde başarıyı belirleyen en önemli faktör, kişiye en uygun yöntemin seçilmesidir. Örneğin, vücut kitle indeksi 50’nin üzerinde, diyabet veya hipertansiyonu olan orta yaşın üstünde bir hastada seçilecek metot gastrik bypass olmalıdır.

ÇOK RİSKLİ DEĞİL AMA İYİ BİR EKİP YAPMALI
7 Halk arasında obezite operasyonunun ciddi komplikasyonlara hatta ölümlere yol açtığına dair yaygın bir kanı var. Bu doğru mu?

Sanılanın aksine, belli standartlarda ve uygun merkezlerde yapıldığı ülkelerde izlenen 100 binlerce hastanın sonuçlarından edinilen tecrübeye göre; obezite ameliyatlarının ciddi risk ya da ölüm oranları, benzer diğer ameliyatlardan çok daha yüksek değil. Bu ameliyatlarda mevcut olan binde 3 ile yüzde 1 arasında değişen bu komplikasyon oranının en büyük bölümü de ameliyattan çok hastanın kiloya bağlı yandaş hastalıklarından kaynaklanıyor.

Yani hastalar bu kilo ile safra kesesi ameliyatı olmak zorunda kalsalar, yine normal hastadan daha fazla riske maruz kalacaklar. Zaten bu hastalar obez olarak yaşamlarına devam ettiklerinde almış oldukları risk ameliyat riski ile karşılaştırılamayacak kadar fazladır. Ülkemizde sıklıkla basına yansıyan ve obezite cerrahisinden korkulmasına yol açan talihsizlikler ise genellikle gerekli standartların oluşmadığı operasyonlarda yaşanıyor.

RAKAMLARLA OBEZİTE
* 21’inci yüzyılın en ciddi sağlık problemi olan obezitenin görülme sıklığı giderek artıyor. Öyle ki, 1995 yılında dünyada 200 milyon obez erişkin varken, bu sayı 2000 yılında 300 milyona ulaştı.

* Amerika Birleşik Devletleri’nin yüzde 64’ü, İsrail’in ise yüzde 38’i fazla kilolu. Aynı ülkelerde obezite görülme sıklığı ise sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 21 olarak veriliyor.

* İngiltere’de son 10 yılda obezite iki kat artarken, erişkinlerin yüzde 50’den fazlasının fazla kilolu olduğu bildiriliyor.

* Gelişmiş ülkelerin en önemli sağlık sorunu olan obezite, ülkemizde de giderek artan bir sorun haline geliyor.

* Türkiye’de obezite sıklığı 1990 yılında yüzde18.6 iken, bu oran 2000 yılında erişkin erkeklerde yüzde 21.1, kadınlarda ise yüzde 43...

VKİ NASIL HESAPLANIR?
Günümüzde şişmanlığı belirlemede kullanılan en önemli formül, Vücut Kitle İndeksi yani VKİ’dir. VKİ, kilogram olarak ağırlığın, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde ediliyor. 40 kg/m2’den fazla olunması tehlikelidir.

Bu değere göre:
* Zayıf: 18,5 kg/m2’nin altında olanlar
* Fazla kilolu: 25-29,9 kg/m2 arasında olanlar
* Obez: 30-39,9 kg/m2 arasında olanlar
* İleri derecede obez (morbid): 40 kg/m2’nin üzerinde olanlar

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3899 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim