• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Bursa 25 °C
  • Antalya 24 °C
  • İzmir 25 °C

Enfeksiyonla mücadele kamu hastanelerine "pahalı" geliyor

Enfeksiyonla mücadele kamu hastanelerine "pahalı" geliyor
Sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri olan hastane enfeksiyonlarını önlemek için özel hastaneler Sağlık Bakanlığı tarafından yatırıma zorunlu tutulurken, kamu hastanelerine ise herhangi bir yükümlülük getirilmiyor.

Sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri olan hastane enfeksiyonlarını önlemek için özel hastaneler Sağlık Bakanlığı tarafından yatırıma zorunlu tutulurken, kamu hastanelerine ise herhangi bir yükümlülük getirilmiyor.

Özel hastaneler, sağlık sisteminin en büyük sorunlarından biri olan hastane enfeksiyonlarını önlemek için kesenin ağzını açtı. Enfeksiyondan doğacak kayıpları önlemek ve uluslararası akreditasyon edinmek isteyen özel hastaneler, hasta başına bin ile 2 bin 500 dolar arasında yük getiren bu yatırım için yarışırken, kamu hastaneleri ise ödenek yetersizliği nedeniyle yatırım yapamıyor.
Sağlık Bakanlığı, 2007'de yayımlandığı Özel Hastaneler Yönetmeliği ile hastane enfeksiyonlarına karşı özel hastanelere bina düzenlemelerini mecburi tutuyor. Ancak uygulama kamu hastaneleri için zorunlu tutulmuyor.
Geçen hafta Ankara Zekai Tahir Burak Hastanesi'nde yaşanan bebek ölümleriyle gündeme gelen ancak Türkiye genelinde yüzde 15'i bulan hastane enfeksiyonlarını önlemek için yapılan yatırımlarda, basitdezenfektasyon önlemleri ve enfeksiyon komitelerinin yanında antibakteriyel yer döşemeleri, çarşaflar ve tıbbi malzemeler, hastanelerin en büyük satın alım kalemlerini oluşturuyor.
 
Yüzde 10'u ölümle sonuçlanıyor
Hastaneye yattıktan 48-72 saat sonra ve taburcu olduktan sonra 10 gün içinde gelişen hastane enfeksiyonları, tüm dünyada sağlık sisteminin en büyük sorunları arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, hastane enfeksiyonların yüzde 10'u ölümle sonuçlanıyor. Bu hesapsız ölümlerle baş etmenin tek yolu ise, hastanelerin temelden yatak çarşaflarına kadar antibakteriyel ve antistatik malzemelerle donatılması.
Bugün Türkiye'de birçok hastanenin üyesi olduğu Joint Commission International gibi akreditasyon kurumlarının hastanelerde aradığı ilk özellik de enfeksiyona karşı yapılanma. Bunun içinde antistatik yer döşemeleri, nanoteknoloji ürünü antibakteriyel duvar boyalar, duvar kâğıtlarının yanında kolay temizlenen ve acil bir durumda kontrol altına alınabilecek mimari özellikler de yer alıyor. Çok merdivenli yapılar yerine düz zeminlerin, köşeli yapılar yerine geniş yuvarlak hatların tercih edilmesi de bunlara dahil. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, hastanenin mimarisiyle beraber tüm yeni medikal malzemeleri ve uygulamayı denetleyen hastane kontrol komiteleri, enfeksiyon riskini en az yarı yarıya indiriyor.
 
Özele yaptırım var, kamuya yok
Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde Sağlık Bakanlığı'nın da öncelikli hedefleri arasında yer alan hastane enfeksiyonlarını düşürmek üzere 2007'de yayımlanan Özel Hastane Yönetmeliği'ne belli inşaat kriterleri eklendi. Uluslararası akreditasyon kurumlarıyla benzer maddeler taşıyan yönetmelik sayesinde tüm özel hastanelerde enfeksiyon riskini düşürecek önlemler alındı. Ancak Sağlık Bakanlığı'nın kendi hastaneleri için aynı durum geçerli değil. Kamu hastaneleri için standart enfeksiyon denetimleri dışında geliştirilmiş bir zorunluluk yok. 2005'de taslağı yayımlanan Sağlık Kuruluşları Ruhsatlandırma Yönetmeliği'nin geçen şubat ayında uygulamaya geçmesiyle beraber en azından yeni hastanelerde bazı düzenlemelerin yapılması bekleniyor.
 
Pahalı malzemeyi kamu karşılayamıyor
Enfeksiyonla mücadelede hastane personelinin ve enfeksiyon komitesinin yalnız kalmasının en büyük nedeni ise çoğunluğu ithal olan antibakteriyel malzeme ve uygulamaların kabarık faturaları. İthal antibakteriyel yer döşemelerinin metrekare fiyatları 10-25 euro arasında değişiyor. Tek başına bin yataklı Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 90 bin metrekare olduğu düşünülürse, antibakteriyel döşemelerin Sağlık Bakanlığı'na getireceği yük ortaya çıkıyor. Diğer taraftan enfeksiyonlara bağlı olarak iyileşmedeki gecikmeler, yatış süresindeki uzama ve antibiyotiğe dayalı tedavi maliyetleri hasta başına bin ila 2 bin 500 YTL arasında değişiyor. Sağlık Bakanlığı'nda hastane enfeksiyonlarının sayısı ve tedavi maliyetlerine ilişkin hiçbir veri olmasa da, 2007 Sayıştay raporuna göre, Hacettepe Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma hastane enfeksiyonuna yakalanan hastaların hastanede ortalama 20 gün daha fazla kaldığını, hasta başına yapılan harcamanın ise bin 582 doları bulduğunu ortaya çıkardı.
 
Yatırım maliyeti enfeksiyonunkinden az
2005'te getirilen Enfeksiyon Kontrol Komitesi zorunluluğunun yanında özel hastaneler gerek mevzuat gerekse uluslararası akreditasyon yaptırımlarıyla enfeksiyona karşı verilen mücadelede yatırımdan geri durmuyor. "Enfeksiyon kontrolü belli bir miktar yatırım gerektirse de, oluşacak enfeksiyonların maliyetinden her zaman daha düşüktür" diyen Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, tek kullanımlık malzemelerin kullanılması, sterilizasyon ünitesi yatırımları, uygun ve doğru dezenfektanın kullanılması, el yıkama için yeterli lavabo, sabun, kâğıt havlu bulunması, alkol içeren el dezenfektanlarının olması, el hijyeninin önemini belirten broşürler, yaka rozetleri, duvar posterlerinin hazırlamasına varana kadar birçok yatırım olduğunu belirtti. 
Bayındır Hastanesi Satınalma ve Destek Hizmetleri Müdürü Elçin Akpınar ise, yoğun bakım ve ameliyathane gibi kısımların zemin karosundan duvarın döşemesine kadar antibakteriyel malzemelerle inşa edildiğine dikkat çekerken, "Bunlara rağmen ölümler gerçekleşebilir ama maksimum önlem alındığında oranları düşürmek mümkün" diye konuştu.
Memorial Grubu Kalite Koordinatörü Medikal Direktör Yardımcısı Sevim Şuekinci de, enfeksiyonların hastanenin bir parçası olduğunu vurgularken, enfeksiyonlara karşı yeniden yapılandıklarını anlattı. Öncelikle bina tesisatında bakım alanları ve ameliyathaneleri elden geçirdiklerini dile getiren Şuekinci, kullanılan cihazlardan, havalandırma, izolasyon, döşemeler, boyalara kadar her türlü malzemenin mevzuatlarda belirtildiğini söyledi.
 
Türkiye'de 5 bin kuvöze ihtiyaç var
Türk Sağlık-Sen, 2007 yılı Sağlık Bakanlığı verilerine dayanarak doğum ve doğum sonrası bakım hizmetleri ile ilgili yaptığı araştırmanın sonuçlarını dün açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre, Sağlık Bakanlığı'nda görev yapan çocuk sağlığı uzmanı sayısı bin 640. Bir yılda Türkiye'de 1 milyon 400 bin doğum gerçekleşirken hastanelerdeki kuvöz sayısı ise sadece bin 532. Türkiye'de 5 bin kuvöze ihtiyaç var. Yeni doğan yoğun bakım yatak sayısı ise bin 233. Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, yaptığı açıklamada, "Bebek ölümleri oranları AB ülkelerinin çok üstünde. Hastanelerde kuvözler yetersiz kalmaktadır. Özellikle doğum sonrası bakımda yaşanılan sıkıntılar nedeniyle bebekler hayatlarını kaybetmektedirler" dedi.

Bu haber toplam 980 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim