• BIST 83.037
  • Altın 147,024
  • Dolar 3,7684
  • Euro 4,0483
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 12 °C
  • İzmir 8 °C

Gıdalardaki gizli tehlike: 'Akrilamid'

Gıdalardaki gizli tehlike: 'Akrilamid'
Uzmanlar, yüksek nişasta içeren gıdaların kızartılması ya da fırınlanması sırasındaki kimyasal reaksiyonla ortaya çıkan 'akrilamid'in sağlık problemlerine neden olabileceğini belirterek, bu tür ürünleri alırken dikkatli olmaları istendi.

Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şevki Arslan, insan sağlığına zararlı etkileri bulunduğu belirtilen akrilamidin kokusuz ve renksiz olmasının yanında suda kolaylıkla çözündüğünü söyledi. Akrilamidin patates ve mısır cipsleri, kraker, bisküviler, kahvaltılık gevrekler, fırınlanmış ürünler, ekmek, kavrulmuş kahve gibi gıdalarda yoğun olarak gözlemlendiğine dikkati çeken Arslan, "Gıdalardaki akrilamid kalıntısı dünya çapında bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Bu sorunun azaltılması ve tam olarak çözülmesi için birçok çalışma sürdürülüyor. Örneğin Avrupa Birliği 6. Çerçeve Programı kapsamında akrilamid ve diğer ısı sonucu oluşan toksik maddelerden kaynaklanan sağlık risklerine ilişkin araştırmaları içeren ve 'heatox' adı verilen bir proje sonuçlandırıldı. Tüm yapılan bu çalışmalar, akrilamidin kendiliğinden oluşması ve muhtemel kanserojen sınıfına dahil edilmesi, özellikle Avrupa ve Amerika'da üreticiler ve tüketicilerdeki bilinç düzeyinin artmasına neden oldu. Türkiye`de de yapılan yayınlar ile bu ilginin her geçen gün artığı kanısındayım." dedi. Arslan, akrilamidin genler ve sinirler üzerinde toksik etki oluşturduğunu anlatarak, insanlarda muhtemel karsinojen (kanser oluşumuna neden olan etkenler) olarak kabul edildiğini kaydetti. Akrilamidin Uluslararası Kanser Araştırma Ajansının (IARC)) 1994 yılında yayımladığı raporda, insanlar için olası karsinojen madde grubuna dahil edilmesi, nişasta içeren gıdaların kızartılması ya da fırınlanması sonucunda kendiliğinden oluşması nedeniyle insanların dikkatini üzerine çeken bir kimyasal olduğunu belirten Arslan, şöyle devam etti: "Akrilamid, birçok endüstride sıklıkla kullanılan, nörotoksik (sinirler üzerindeki toksik etki), reprodüktif toksik (üreme üzerindeki toksik etki) ve karsinojenik (kansere neden olan etkenler) bir kimyasaldır. Akrilamid polimeri su arıtma işlemlerinde, kağıt üretiminde, organik kimyasalların üretiminde, biyokimya, moleküler biyoloji ve biyoteknoloji gibi birçok araştırma laboratuvarlarında protein ayırma tekniklerinden biri olan elektroforez işleminde kullanılmaktadır. Tüm bunların yanı sıra, sigara dumanının da bileşenlerinden biridir." Arslan, gıda maddelerinde kızartma ve fırınlama sonucunda meydana gelen akrilamidin gözle görülemeyeceğine dikkati çeken Arslan, varlığının sıvı ve gaz kromotografisi gibi yöntemlerle belirlenebildiğini dile getirdi.

-"Fırınlanmış ve kızartılmış gıdalar az tüketilmeli" Çok net bilgi olmamakla birlikte bir çalışmada akrilamidin pankreas kanser riskini 2 kat artırdığına dair bulgular olduğuna işaret eden Arslan, şöyle devam etti: "Yapılan çalışmalarda akrilamidin hem hayvanlarda hem de insanlarda ataksi (kas hareketlerindeki düzensizlik), iskelet kası güçsüzlükleri ve hissizlikleriyle karakterize edilen nörotoksik problemlere neden olduğu saptanmıştır. Benzer şekilde akrilamid hayvanlarda anormal sperm ve sperm sayımı, çiftleşme sıklığında azalma, doğumda yavru vücut ağırlığında azalma ile karakterize edilen üreme ve gelişme problemlerine neden olduğu saptanmıştır." Tüketicilerin fırınlanmış ürünleri satın alırken bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğine dikkati çeken Arslan, "Basit bir şekilde tüketicilerin bu maddeyi yoğun bir şekilde içeren gıdaları daha az tüketmeleri faydalı olacaktır. Türkiye'deki durum hakkında bir bilgim yok ama yurtdışında akrilamidin oluşmasının engellenmesi için çeşitli yöntemler kullanılıyor. Bu yöntemlerle hazırlanan gıdaların tüketilmesi de akrilamide maruziyetin azaltılması açısından faydalı olacaktır" dedi.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1449 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Beyaz çayın bilinmeyen faydaları07 Kasım 2016 Pazartesi 15:39
  • Sporcular egzersiz sonrası en az 500 ml. süt içmeli21 Ekim 2016 Cuma 13:38
  • Spor yaparken kilo vermenize yardımcı besinler nelerdir?19 Ekim 2016 Çarşamba 15:30
  • Fazla vitamin kullanımı hastalık nedeni17 Ekim 2016 Pazartesi 11:49
  • Metabolizmanızı kış uykusuna yatırmayın14 Ekim 2016 Cuma 10:02
  • Ketojenik diyet nedir?27 Eylül 2016 Salı 09:12
  • Şeker şirketleri yağı günah keçisi yapmış!21 Eylül 2016 Çarşamba 17:47
  • Karatay'dan 'kaya tuzu' önerisi17 Eylül 2016 Cumartesi 18:53
  • Düzenli beslen, obeziteyi yen!06 Eylül 2016 Salı 07:22
  • Benekli muzlar daha sağlıklı10 Ağustos 2016 Çarşamba 15:03
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim