• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Bursa 23 °C
  • Antalya 23 °C
  • İzmir 23 °C

GSS'de Katılım Payı ve SUT Uygulamasındaki Yasal Sorunlar

GSS'de Katılım Payı ve SUT Uygulamasındaki Yasal Sorunlar
Sağlık hizmetlerinin finansmanında katılım payı uygulaması Genel Sağlık Sigortası (GSS)’nın tümüyle 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte tekrar tartışmaya açılmıştır. Özellikle ayaktan tedavide alınan muayene katılım payı uygulamasının yasa

Sağlık hizmetlerinin finansmanında katılım payı uygulaması Genel Sağlık Sigortası (GSS)’nın tümüyle 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe girmesiyle birlikte tekrar tartışmaya açılmıştır. Özellikle ayaktan tedavide alınan muayene katılım payı uygulamasının yasaya aykırı bir şekilde, özel ve kamu sağlık kurumlarında farklı uygulanması tartışmanın boyutunu daha da genişletmiş durumdadır.

Konu değişik yönleriyle tartışılarak, SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) ile uygulamaya başlanan muayene katılım payının yasal durumu hakkında değerlendirmede bulunulmaya çalışılacaktır.

Hukuki Durum Açısından:
Gerek 102 sayılı sosyal güvenliğin asgari normlarını içeren İLO (Uluslararası Çalışma Örgütü) sosyal güvenlik belgesinde gerekse daha önce yürürlükte olan sosyal güvenlik yasalarında katılım payı uygulaması yerini almış ve bugüne kadar uygulana gelmiştir. Konuyla ilgili 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun katılım payı düzenlemesini içeren 68 inci maddesine Anayasa Mahkemesinde açılan iptal davasında, Mahkeme uygulamanın Anayasa’ya uygunluğuna karar vermiş ve iptal istemini reddetmiştir. Dolayısı ile katılım payı uygulamasının Anayasa açısından da bir sorun teşkil etmediği sonucuna ulaşılabilir. Konuya yasal açıdan bakıldığında düzenlemenin hukuksal bir sorun olmadığı ortaya çıkmaktadır. 5510 sayılı Yasa’nın 68’inci maddesinde katılım payı düzenlenmiş ve muayene ücretlerinde, ilaçta, ortez ve protezlerde katılım payı düzenlemiştir.

Sosyal Güvenlik Finansmanı Açısından: Katılım payı uygulamasının dünyadaki diğer ülkelerde de yaygın bir şekilde uzun yıllardır uygulana geldiği, aynı uygulamanın özel sağlık sigortaları için de geçerli olduğu, keza finansman alanında yaşanan sorunlar nedeniyle giderek yaygınlaşma eğilimi gösterdiği görülmektedir. Ülkemizde de GSS yasalaşma sürecinde ilk defa yatarak tedavide yüzde 1’lik katılım payı uygulamasına geçilmek istenmiş, ancak TBMM’de öneri benimsenmemiştir.

Katılım payı uygulamanın 3 gerekçesinden bahsedebiliriz.
1. Sağlık Hizmetine Olan Talebin Kontrol Edilmesi: Hepimiz biliyoruz ki bedeli önceden ödenen her türlü mal ve hizmet alımında bireylerin tüketim eğilimleri artmaktadır. Yani bireyin her hastalandığında oluşan sağlık harcamasını cepten karşılaması ile sağlık hizmetleri bedelinin önceden vergi ya da primlerle ödenmesi halinde (kamusal ya da özel) bireylerin daha fazla sağlık hizmeti talebi yaptığı görülmektedir. Bu nedenle sistemin finansal sürdürülebilirliği açısından bireyin ödediği vergi ya da primler sonrasında bazı sağlık hizmetlerinde, hizmetin alınması aşamasında alınan, bireylerin kendilerinin de talebi kontrol etmesine fırsat veren ve yine sistemin finansmanında kullanılan bir kaynak olarak ortaya çıkmaktadır.

2. Sağlık Hizmetini Kullanan İle Kullanmayan Arasında Fark Yaratılması: GSS açısında prim oranları, kapsanacak sağlık yardımları ve sağlık hizmetlerinden yararlanma koşulları belirlenirken, özel sigortacılıktan farklı bir şekilde sosyal bir devlet anlayışının yansımaları görülecektir. Ancak her hakkın uygulanmasında olduğu gibi sağlık hizmetini sürekli kullanan birey ile hiç kullanmayan ya da sağlığına gerekli özeni göstermesi nedeniyle daha az kullanan birey arasından sistemin sürdürülebilirliği adına katılım payı uygulaması ile farklık getirilmiştir.

3. Sigortalılık Bilinci Yaratması: Katılım payının bir diğer yararı da bireylerde sigortalılık bilinci yaratmasıdır. Bireyin ödediği katılım payının tutarı ile hizmetin toplam maliyetini kıyaslama yaparak arada oluşan farkın tümümün sigortalı olmaması halinde ödemek zorunda olacağını bilmesi nedeniyle, sigortalı olma konusunda bireyde farkındalık yaratılmak istenmektedir. Her üç gerekçenin yaşama geçirilmesinde oluşabilecek sakıncaları önlemek amacıyla da Kanun’un 69’uncu maddesinde geniş bir istisna listesi yayınlanmıştır 2008 SUT Hükümleri Açısından: 2008 yılı için çıkarılan SUT hükümlerinin uygulanmasında, 5510 sayılı Yasa’da dayanağı olmaksızın, hatta yasaya aykırı bir şekilde muayene ücretlerinde alınacak katılım payında özel sağlık kurumları ile kamu sağlık kurumları arasında farklılık getirildiği görülmektedir.

Kanun’da katılım payında farklılaştırma 68’inci maddede“Gereksiz kullanımı azaltma, sağlık hizmetlerinin niteliği itibarıyla hayati öneme sahip olup olmaması, kişilerin prime esas kazançlarının, gelir ve aylıklarının tutarı ve benzeri ölçütler dikkate alınarak” sayılmıştır. Söz konusu kriterler arasında sağlık hizmeti sunucusunun mülkiyeti sayılmadığı gibi, benzeri ölçütler arasında da mülkiyete dayalı katılım payı belirlenmesi imkanı bulunmamaktadır. SUT ile getirilen muayene katılım payı tutarı, uygulaması adeta özel sağlık kurumlarının kullanımının engellenmesi amacı ile çıkarılmış bir düzenleme görünümü arz etmektedir. Burada mağdur olan sadece sağlık kurumları değil, sigortalılar da Yasa’da yer almayan şekilde kamu sağlık kurumlarında 3 YTL olarak ödemek durumunda oldukları rakamı, 10 YTL ödemek suretiyle de cezalandırılmaktadırlar. Katılım payı uygulamasının Yasa’da düzenlenen şekli ile mülkiyet ayrımına tabi olmaksızın uygulanması beklenmektedir.

Hüseyin ÇELİK

Bu haber toplam 922 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim