• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • Ankara 29 °C
  • İstanbul 33 °C
  • Bursa 35 °C
  • Antalya 34 °C
  • İzmir 37 °C

Güzel görünme çabası bir hastalık mı?

Güzel görünme çabası bir hastalık mı?
Psikolog Kandaz güzel görünme psikolojisi hakkında şu değerlendirmelerde bulunuyor...

Güzel Görünme Çabası Bir Hastalık mı?

Günümüz toplumlarında, güzel olmak ne doğa vergisi ne de ahlaki bir nitelik olarak algılanmakta.  

Ruhlara olduğu gibi yüzlere ve bedenlere de özen göstermek temel bir zorunluluk gibi düşünülmekte. Bir ilişki kurarken bu duygusal bir yakınlaşma da olabilir, iş ilişkisi ya da herhangi bir sosyal ilişki de, insanlar öncelikle birbirlerine yakın buldukları kişileri seçer. Peki, dış görünüşe verdiğimiz önem aslında psikolojik bazı problemlerimizin bir dışa vurumu mu? Üsküdar Üniversitesi NP İstanbul Nöropsikiyatri Hastanesi Uzman Psikologu Elif Kandaz dış görünüşe adanış, hayatımızın akışında işlevselliğimizi etkilemeye başlıyorsa bir problem var diyerek güzel görünme psikolojisini deşifre ediyor.

Psikolog Kandaz güzel görünme psikolojisi hakkında şu değerlendirmelerde bulunuyor.

“İlişkilerin başlaması, insanların birbirlerine yakınlık duymasının başlangıcının göz teması olması da dış görünüşün önemini arttıran en önemli faktörlerden. “Hale Etkisi” olarak da adlandırılan bu durum, bir kişinin olumlu ya da olumsuz özellikleri, ona dair bir önyargının oluşmasına ve diğer bütün özelliklerinin de aynı çerçevede değerlendirilmesine yol açar. Buna göre; görünüşü hoş olan kişilerin düşüncelerinin de hoş olduğu yani iyi insanlar olduklarına dair düşünülmesi söz konusu. Fiziksel görünüşü iyi olanların, hayatın diğer alanlarında da çoğunlukla başarılı olduklarına dair bir inanç eğilimi mevcut.”

“Yapılan birçok araştırmada,  insanların gördüklerinin etkisinde kalmasının insanın biyolojik yapısıyla da ilişkili olduğu desteklenmiştir” diyen Kandaz, “California Üniversitesi’nin yapmış olduğu bir araştırmada, insanların kararlarında görme duyusunun ağırlığının %85 olduğunu kanıtlanmış. İlk izlenimlerin kişilerin birbirlerinin zihnindeki görüntüsü, yani imajı olduğu söylenmektedir.  İnsanlar yan yana değilken,  birbirleri hakkındaki kararlarını, zihinlerinde ki imajları üzerinden verirler. Kısaca; imajlarımız bizim kimliğimiz anlamına gelmektedir” diye belirtti.

Dış görünüş ne zaman sorun?

Dış görünüşe adanış hayatımızın akışında işlevselliğimizi etkilemeye başlarsa, orada bir sorun var demektir

“İlk izlenimlerin kişilerin birbirlerinin zihnindeki görüntüsü, yani imajı olduğu söylenmektedir” diyen Kandaz, “İnsanlar yan yana değilken,  birbirleri hakkındaki kararlarını, zihinlerinde ki imajları üzerinden verirler. Kısaca; imajlarımız bizim kimliğimiz anlamına gelmekte. Eğer bu dış görünüşe adanış hayatımızın akışında işlevselliğimizi etkilemeye başlarsa, orada bir sorun var demektir. Çeşitli psikiyatrik, psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalmamak mümkün olmayabilir” dedi. 

Zayıf görünme çabası hastalıklara neden oluyor!

Dış görünüşle yoğun ilginin zaman zaman; anoreksiya ve blumia nervoza yeme bozukluğu gibi hastalıklara neden olduğunu belirten Uzm. Psk. Elif Kandaz,  her iki durum da ince görünme çabasını içeren bozukluklar olduğunu söyledi. 

Kilo almaktan çok korkan, sık sık tartılan ve çok sıkı diyetler yaparak kilo vermeye çalışan anoreksiya hastalığının kadınlarda sık görüldüğüne değinen Kandaz, bu hastalığın erkekler arasında da yaygınlaştığını söyledi. Blumia nevroza hastalığının dönemsel, kontrol edilemeyen, kompulsif ve kısa sürede fazla miktarda yemek yeme, ardından kendisini uyararak kusma, laksatif ya da diüretik bullanımı, aç kalma ya da kilo almamak için aşırı egzersiz yapmak olarak özetleyen Kandaz, “azen de var olan kişilik özellikleri dış görünüşe aşırı özenli davranılmasına sebebiyet verebilir” diye belirtti. 

Güzel görünme çabası kişilik bozukluğuna da neden olabiliyor!

“Histiryonik kişiler tamamen dikkati üzerlerinde toplayacak biçimde dekolte giymeyi, ağır makyaj yapmayı tercih ederler” diyen “Kandaz, Histiryonik kişilik özellikleri eğer ki kişinin işlevselliğini iyicene bozuyorsa o zaman bir kişilik bozukluğunun söz konusu olduğunu söyleyebiliriz. Histriyonik kişilik bozukluğunun temel özelliği, bu kişilerin hemen her alanda aşırı duygusallık ve ilgilenilme arayışı içinde olmalarıdır. İlgiyi üzerine çekmek için sürekli olarak fiziksel görünümlerini kullanırlar. Renkli, dikkati çeken, dekoltesi ya da yırtmacı çok açık kıyafetler giyerler. Her zaman bakımlı olmaya özen gösterir, saçları hep yapılmış dolaşırlar, büyük parlak aksesuarlar takar, renkli dikkat çeken makyajlar yaparlar. Günün önemli bir bölümünü fiziksel görünümleri ve bakımları ile ilgili olarak geçirirler” dedi.

“Duygu durum bozukluklarından Bipolar bozukluk yani çökkün ve taşkın (çoşkulu )ruh hallerinin belirli dönemlerde ortaya çıkmasıyla seyreden hastalık türünde de, özellikle, manik yani çoşkulu ruh halinin baskın olduğu dönemde dış görünüşle ilgi artar” diyen Kandaz, “Kadınlarda ağır makyajlar son derece karşı cinsi kışkırtıcı kıyafetler tercih edilmeye başlanır, normal şartlarda son derece giyiminin kapalı olmasına önem veren bir kişi dahi bu hastalık döneminde bu özelliğini yok sayarak tamamen dikkat çekici olmaya eğilimlidir, erkekler de de durum çok farklı değildir, her zaman ki tarzlarından çok daha farklı daha orijinal herkesin giymeye cesaret edemeyeceği tarzda giyinmeyi tercih ederler.  Manik dönem bittiğindeyse birçok eski özellikleri geri döner” dedi.

“Bütün abartılı giyinenlere ya da dönemsel olarak öz bakımına özen gösteren herkese psikiyatrik bir durumu var denemez” diye ekleyen Kandaz, “İnsan dinamik bir varlık, sürekli değişikliklerin olduğu bir hayatta yaşıyoruz, gelişen bir hayat dönümünde, iş görüşmesine gitmek, âşık olmak v.b durumlarda da öz bakımda artış görülmesi muhtemeldir” dedi.

 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2794 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kırmızı soğanla kanserden korunun .12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:26
  • Mor lahananın faydaları ilaç gibi11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Probiyotik birçok derde deva04 Temmuz 2017 Salı 17:38
  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin01 Temmuz 2017 Cumartesi 12:34
  • Enerji İçeceği Satışına 18 yaş sınırı01 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmelerine dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 08:31
  • Aşırı sıcaklarda su tüketimi artırılmalı30 Haziran 2017 Cuma 09:30
  • Yaz aylarında Omega 3 yağ asitleri tüketimi aksatılmamalı29 Haziran 2017 Perşembe 12:35
  • 5 kilogram ete, 8,5 kilogram elmaya bedel28 Haziran 2017 Çarşamba 07:39
  • Tavukta büyük tehlike22 Haziran 2017 Perşembe 14:27
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim