• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894
  • Ankara 17 °C
  • İstanbul 19 °C
  • Bursa 14 °C
  • Antalya 23 °C
  • İzmir 17 °C

Halitozis psikolojik kaynaklı olabilir

Halitozis psikolojik kaynaklı olabilir
İş ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen halitozis, yani ağız kokusu, kötü ağız hijyeninin kaçınılmaz bir sonucu. Çoğunlukla bireysel yöntemlerle çözüm bulunamayan, hatta kişinin kendisini de rahatsız eden sorun, psikolojik nedenlerle ortaya çıkabilir.

Yoğun stresin ağızda kötü kokuya neden olabildiğini belirten Diş Hekimi Aslı Tapan, halitozisin ağızda bulunan bakterilerin hidrojen sülfür içerikli ürünlerinden ortaya çıktığını söyledi. Ağız kokusunun fizyolojik, patolojik ve psikolojik olmak üzere üç nedenden kaynaklandığını vurgulayan Tapan, stres altındaki bireylerde, tükürük akımındaki azalmayla beraber dolaylı olarak halitozisin görülebildiğini aktardı. "Stres, vücut sağlığını etkilediği gibi ağız ve diş sağlığını da olumsuz etkileyebilmektedir" diyen Tapan, ağız kokusunu önlemek için yapılması gerekenler hakkında şunları söyledi:

"Bazı hastalar ağız kokusunu sadece kendileri hissedip rahatsız olur ve bu da hayatlarını olumsuz yönde etkiler. Bu durum "hayali halitozis" olarak adlandırılır. Hasta ve diş hekimi arasında iyi iletişim kurulmasıyla hastanın ağız kokusu ve diğer insanların algıları ile ilgili endişeleri azalacak, kokuya yönelik uygulanacak tedavi metotlarıyla hasta rahatlayacaktır.

YANLIŞ BESLENME BAKTERİLERİ DE BESLER

Kötü ağız hijyenine sahip kimselerde ise bakteri sayısı artmaktadır. Beslenme şeklinin de etkili olduğu fizyolojik tipteki ağız kokusunda, yüksek protein içerikli; kırmızı et, balık, peynir ve süt ürünleri gibi gıdalarla bakterilerin etkileşmeleri sonucunda oluşmaktadır. Ayrıca soğan, sarımsak, turp gibi koku veren yiyecekler de sülfür içermelerinden dolayı nefes kokmasına yol açmaktadır. Yine alkol, kahve ve sigara kullanımı da ağız kokusuna neden olabilmektedir.

ÇEŞİTLİ HASTALIKLARDAN KAYNAKLANABİLİR

Patolojik tipteki ağız kokusu; genellikle ağız-yutak hastalıkları ve çeşitli sistemik hastalıklarla ortaya çıkmaktadır. Kronik bademcik iltihapları, ağız içinde meydana gelen mantar hastalıkları ve ağızda yara yapan hastalıkların seyrinde de ağız kokusu meydana gelebilmektedir. Ağız kuruluğuna sebep olan tükürük bezi hastalıkları, şeker hastalığı, hepatitler, vitamin eksiklikleri, menopoz, duygusal gerilim ve ilaçlar; azalmış tükürük akımına yol açarak, ağzın kendi kendini temizleme mekanizmasının ortadan kalkmasına sebep olmakta ve ağız kokusuna yol açmaktadır.

DİLİN DOĞRU TEMİZLENMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Ağız kokusu temel olarak ağız boşluğunun hijyeni ve diş-dişeti sağlık durumu ile alakalıdır. Kokuya gıda artıkları, ağız mukozasından dökülen hücreler, tükürük ve ağızda toplanan lökositlerin artıkları yol açmaktadır. Ağız kaynaklı ağız kokusu; çoğunlukla dişeti hastalıkları, diş çürüğü, ağızdaki eski dolgu ve kaplamaların altındaki çürüklerden kaynaklanmaktadır. Ayrıca dilin arka tarafı eğer tükürük tarafından tam olarak temizlenemiyorsa buradaki ufak buruşukluklar arasında da rahatça bakteriler yerleşebilmekte ve bu da ağız kokusuna yol açabilmektedir. Burun ve sinüs kaynaklı ağız kokuları da meydana gelmektedir. Burunda, ya da ağız-yutakta mevcut yabancı cisimlerin varlığı iltihaplanmaya yol açarak nefeste de kötü kokuya sebep olabilmektedir.

KOKUNUN KAYNAĞI İYİ ARAŞTIRILMALI

Ağız kokusu tedavisi için kokunun kaynağı bulunmalıdır. Ağız kokusunu engellemek için bunlara dikkat edilmelidir:

- Tam bir ağız muayenesi yaptırılmalıdır. Koku testleri ile uçucu sülfür gazları ve halitozis hastalığının boyutları tespit edilir. Diş, diş eti problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisi yapılmalıdır.

- Ağız enfeksiyonları yok edilmeli; gömülü ve sorunlu dişler çekilmelidir.

- Ağız hijyenine özen gösterilmelidir. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. Ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.

- Ağız kuruluğunu önlemek için gün boyu su içilmelidir.

- Tükürük salgısını hareketlendirilmelidir. Bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Mentollü pastillere dikkat edilmelidir. Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olmaktadır.

- Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler tüketilmelidir. Yiyeceklerin üzerine maydanoz doğranması kokuyu engelleyecektir.

- Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüllerden kullanılabilir.

- Sarımsak, soğan ve baharattan kaçınılmalıdır ya da bu gıdalar pişirerek tüketilmelidir.

- Alkol ve sigara mutlaka bırakılmalıdır."

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1588 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim