• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 6 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 9 °C
  • İzmir 8 °C

Her beş Türk vatandaşından biri hiçbir sağlık güvencesine sahip değil

Her beş Türk vatandaşından biri hiçbir sağlık güvencesine sahip değil
Çalışma çağındakilerin en düşük gelirli 15 milyonundan 4.5 milyonunun (yüzde 30) hiçbir sağlık güvencesi yok. Yani ne SGK kapsamındalar, ne de yeşil karta sahipler. Toplam nüfusun yüzde 19.8'i yani her beş kişiden biri de 'Allaha emanet' yaşıyor.

Çalışma çağındakilerin en düşük gelirli 15 milyonundan 4.5 milyonunun (yüzde 30) hiçbir sağlık güvencesi yok. Yani ne SGK kapsamındalar, ne de yeşil karta sahipler. Toplam nüfusun yüzde 19.8'i yani her beş kişiden biri de 'Allaha emanet' yaşıyor.

1992’de Demirel ve İnönü koalisyonu tarafından başlatılan ve 10.2 milyon kişiye ulaşan yeşil kart uygulamasının kaldırılması gündemde. Yoksullara sağlık güvencesi sağlamada ulaştığı başarı her zaman tartışılan yeşil kartın suiistimallere açıklığı ve tüm yoksullara ulaşamaması eleştiri konusu olmaktan hiç çıkmadı.
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nden (Betam) Prof. Dr. Seyfettin Gürsel, Araştırma Görevlisi Ulaş Karakoç ve Araştırma Görevlisi Burak Darbaz tarafından hazırlanan rapor, ‘Türkiye’nin en maliyetli sosyal politikası yeşil kartın güçlü ve zayıf yönlerini ortaya çıkarıyor. ‘Yeşil kart’ uygulaması, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan yoksulların sağlık harcamalarının devlet tarafından karşılanmasını hedefliyor. 2006 yılı verilerine göre 72.6 milyon nüfusa sahip Türkiye’de, 10.2 milyon yeşil kartlı (yüzde 14.1) bulunuyor.
Ortalama bir vatandaşın yıllık geliri 8 bin 564 TL iken, ortalama bir yeşil kartlının yıllık geliri 3 bin 288 TL. Bu açıdan, yeşil kart’ın büyük ölçüde yoksullara ulaştığı söylenebilir. Ancak nüfusun yüzde 19.8’i, yani her beş kişiden biri resmi bir sağlık güvencesinden yoksun durumda.

Yedi kişiden birinde kart var
Bir yandan, çalışma çağındaki nüfusun en düşük gelirli 15 milyon kişinin yüzde 30’unu oluşturan 4.5 milyonu bir sağlık güvencesinden tamamen yoksun. Yani ne SGK kapsamındalar ne de yeşil karta sahipler. Öte yandan da, yeşil kartlıların yüzde 21’i yasaya göre yeşil kart almak için gereken sınırdan daha fazla gelire sahip.
Betam’ın araştırmasında, TÜİK’in 2006’da yapmış olduğu Hane Halkı Bütçe Anketi verilerini kullanılmış. 2006 yılı verilerine göre 72.6 milyon olan nüfusa sahip olan Türkiye’de, 47.6 milyon SGK’lı, 458 bin isteğe bağlı sigortalı (özel), 10.2 milyon yeşil kartlı ve 14.3 milyon sosyal güvenceden yoksun kişi bulunuyor. Nüfusun yüzde 14.1’i, yani her yedi kişiden biri, yeşil kart uygulamasından faydalanırken, yüzde 19.8’i, yani her beş kişiden biri resmi bir sağlık güvencesinden yoksun durumda. ‘Tipik bir yeşil kartlı’ profili şöyle anlatılıyor:
“Eğitimsiz ya da çok düşük eğitime sahip, kalabalık bir aileleye mensup, evini soba ile ısıtıyor ancak oturduğu evde ev sahibi, otomobili yok, eğer çocuk ya da ev kadını değilse çalışıyor ancak kayıtdışı...”

Ortalamadan daha yoksullar
Raporda şöyle deniliyor: “2006 Hane Halkı Bütçe Anketi’nde iki çeşit gelir verisi mevcut; hanehalkı gelirleri ve fert gelirleri. 15 yaş üzeri nüfusta toplam yıllık fert gelirlerinin Türkiye ortalaması 5 bin 946 TL. 15 yaş üzeri yeşil kartlıların yıllık toplam fert gelirlerinin ortalaması ise 2 bin 291 TL.
Bu, yeşil kartlıların Türkiye ortalamasına göre oldukça yoksul olduklarını gösteriyor. Ancak, fert gelirleri karşılaştırma yapmak ve yoksulluk analizi için çok sağlıklı bir gösterge olmayabilir, zira önemli sayıda insanın toplam yıllık fert gelirleri, çalışmadığı ve herhangi bir sosyal güvencesi olmadığı için ankette sıfır görünüyor. Bu insanların, iktisadi kararlar verirken üyesi oldukları hanehalkının gelirine göre hareket ettiğini söylemek gerçekten uzak bir varsayım olmaz. Hane gelirlerini de hesaba kattığımızda, fert başına düşen yıllık kullanılabilir hanehalkı gelirinin Türkiye ortalaması 8 bin 564 TL iken, ortalama bir yeşil kartlıya düşen hane halkı geliri 3 bin 288 TL.
Yeşil kartlıların toplam yıllık fert gelirlerindeki ayni gelir oranının daha yüksek olduğunu görüyoruz. Ayrıca ortalama bir Türkiye’linin emeklilik transferleri dışında kalan transfer gelirlerinin toplam fert gelirlerine oranı yüzde 15’ken, bu oran ortalama bir yeşil kartlı için yüzde 26.5.”
Raporda, ‘Yeşil kart ne ölçüde tanımına uygun olarak dağıtılıyor?’ diye soruluyor. yanıt ise şöyle: “Elimizdeki Hane Halkı Bütçe Anketi’nin yapılmış olduğu 2006 yılında geçerli olan asgari ücret 531 TL’dir. Buna göre aylık geliri 177 TL’nin üzerinde olan birinin yeşil kartlı olmaması gerekir. Biz de buna göre yıllık kullanılabilir hane gelirini 12’ye bölerek aylığa dönüştürdük, ardından hanedeki fert sayısına bölerek fert başına düşen aylık geliri elde ettik. Şekil 2’de, fert başına düşen aylık gelir grupları ile her gruptaki yeşil kartlıların oranını görüyoruz.”

‘Amacına ulaştı denilebilir’
“Beklendiği gibi yeşil kartlılar en yoksul yüzde 10’luk dilimde daha yoğun bulunuyor (yüzde 56)” denilen raporda şu tespitler var: “Bunu yüzde 26 ile en yoksul ikinci yüzde 10’luk grup ve yüzde 16 ile en yoksul üçüncü yüzde 10’luk grup izliyor ve bu oran azalarak devam ediyor.
Ayrıca, yeşil kartlıların toplamda yüzde 82’sinin en düşük gelirli yüzde 30’luk bölümün içinde yer aldığını belirtelim. Bu açıdan yeşil kart dağılımının amacına büyük ölçüde ulaştığını söyleyebiliriz.
Ancak görüldüğü gibi, üçüncü gelir grubunun bir kısmı ve 4-10 arası gelir gruplarının tamamı yeşil kart gelir eşiğinin üstünde kalıyor. Bu da haketmeden yeşil kart’tan faydalanan azımsanmayacak bir kesim olduğunu gösteriyor.”

Kart için uygunluk durumu
Raporda son olarak şu tespitler yer alıyor: “Yeşil kartlıların yüzde 21’i, yani 15 yaş ve üstü 5.9 milyon yeşil kartlının 1.3 milyonu, gelirlerinin yeşil kart eşiğini geçmesi nedeniyle kart almak için uygun durumda değiller. Bu grubun içinde yeşil kartı aldıkları dönemde gelir kriterini sağlayan ama sonradan gelirleri yükselmiş ve yeşil kartları elinden alınmamış insanlar olabilir. Bir kısmı da geliri yanlış hesaplama ya da idari kayırma yoluyla yeşil kart sahibi olmuş olabilir. Son tahlilde, yaklaşık her beş yeşil kartlıdan birinin yeşil kart edinmeye hakkı olmadığını gözlemliyoruz.”

Yeşil kartta ilk sırada hangi bölgeler var?
Yeşil kart hangi bölgelerde göreli olarak daha yoğun kullanılıyor? Diğer ifadeyle, bölgesel gelir farkları açısından bakarsak yeşil kart kullanımı açısından eşitsizlikler mevcut mu?: “Yeşil kartlıların bölgesel nüfusa oranına bakıldığında, Güneydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Kuzey Doğu Anadolu açık arayla başı çekiyor. Bu bölgelerde nüfusun yüzde 30-40’ı yeşil kart’lı. Bu bölgeler Türkiye’nin en yoksul bölgeleri olduklarına göre bu, beklenen bir sonuç.

Güneydoğu’da oran yüzde 33.7
Ancak beklenmeyen sonuç, Güneydoğu Anadolu’da ortalama gelire, diğer ifadeyle yoksulluk derecesine kıyasla yeşil karttan yararlanma oranının Ortadoğu ile Kuzeydoğu Anadolu’ya kıyasla düşük kalması. Kişi başına en düşük harcamaya sahip bölge olan Güneydoğu Anadolu’da yeşil kartlı oranı yüzde 33.7’iken, daha az yoksul diğer iki bölgede yüzde 36.3 ve 38.9’dur. Bariz bir diğer eşitsizlik de, zengin bölgelerimizden Doğu Marmara için geçerli. Bu bölgedeki yeşil kartlı sayısı olması beklenenden daha düşük. Buna karşılık Doğu Karadeniz’de daha az sayıda yeşil kartlı olabilirdi.” Kart dağıtımında bölgesel kayırmalar ya da dışlamaların olup olmadığı ise bilinmiyor.

Yeşil kartlı profili: Eğitimsiz ve ataerkil
* Eğitim: 15 yaş ve üstü yeşil kartlıların yüzde 90’ı ilköğretim ve altı eğitime sahip. Yüzde 27’si okuma yazma bilmiyor
* Aile tipi: Yeşil kartlıların yüzde 76.7’si 3+ çocuklu veya ataerkil ve geniş ailelerde yaşıyorlar
* İstihdam: 15+ yaştaki yeşil kartlıların yüzde 50’si istihdamda
* İşyeri büyüklüğü: Çalışan yeşil kartlıların yüzde 79.7’si 1-9 kişinin çalıştığı küçük işyerlerinde çalışıyorlar
* Ev sahipliği: Kentlerde yaşayan yeşil kartlıların yüzde 74.6’sı oturdukları evlerde ev sahibi durumundalar
* Isınma: Kentlerde yaşayan yeşil kartlıların yüzde 96.3’ü sobalı evlerde oturuyorlar
* Otomobil sahipliği: Yeşil kartlıların yüzde 96.7’sinin otomobili yok
* Kaç kişi: Türkiye nüfusunun yüzde 14.1’i, yani her yedi kişiden biri yeşil kart uygulamasından faydalanıyor.
Yüzde 19.8’i, yani her beş kişiden biri resmi bir sağlık güvencesinden yoksun durumda

Korumasız nüfus yoksullukla artıyor
Rapor, ‘Yeşil kart hedeflediği yoksul kesimleri ne ölçüde kapsayabiliyor? sorusunun yanıtını da arıyor: “Durum oldukça şaşırtıcı. Yeşil kart uygulaması en yoksul ve güvencesiz kesimin önemli bölümünü kapsamıyor. Gelir grupları yükseldikçe SGK’lı olma ihtimali artıyor buna karşılık yeşil kartlı olma ihtimali azalıyor. Buna karşılık şaşırtıcı olan, yoksulluk arttıkça herhangi bir sağlık güvencesine sahip olmayanların oranının artması, diğer ifadeyle, korumasız nüfusun çoğunluğunun yoksul kesimde bulunması.
Toplumun en yoksul yüzde 30’luk grubunda yeşil kartlıların oranı yüzde 32.5 iken (15 yaş ve üstü 4.8 milyon kişi), hiçbir sağlık güvencesine sahip olmayanların oranı da yüzde 30.1 düzeyindedir (15 yaş ve üstü 4.5 milyon kişi). Sonraki yüzde 40’lık gelir diliminde de korumasız kişiler nüfusun yüzde 19’unu oluşturuyor (15 yaş üstü 4 milyon kişi). Sonuç olarak çalışma çağındaki nüfusun en düşük gelirli 15 milyon kişinin yüzde 30’unu oluşturan 4.5 milyonu bir sağlık güvencesinden tamamen yoksun görünüyor. Bu rakamlar yeşil kart politikasının kapsaması gereken nüfusun önemli bir bölümünü dışarıda bıraktığını gösteriyor. Önemli bir başka nokta da; toplumun en yoksul yüzde 30’luk gelir grubunda bulunup hiçbir sağlık güvencesine sahip olmayan bu 4.5 milyon kişinin sadece yüzde 10’unun ailesinde herhangi bir üye yeşil kart sahibi. Yani hiçbir sağlık güvencesi olmayan 4.1 milyon kişinin ailesindeki herhangi bir birey yeşil kart sahibi değil ve dolayısıyla bu kişilerin, ailesinden birinin yeşil kartını kullanarak sağlık hizmetlerinden, yasal olmasa da meşru olarak, faydalanma olanağı da yok. Yeşil kart dağılımının diğer şaşırtıcı bir yanı da, yeşil kartlıların en yüksek gelir gruplarında bile görülebilmeleri:
En yüksek gelirli yüzde 30’luk dilimde yeşil kartlı oranı binde 5 (15 yaş üstü 71 bin kişi). Bir yandan zenginlerin çok az da olsa bir bölümü yeşil karttan faydalanırken, yoksul kesimin önemli bir bölümünün yeşil kart kapsamı dışında kalması, sağlık güvencesi politikasının önemli bir zafiyeti.”

1992’de Süleyman Demirel başlattı
Yeşil kart uygulaması, herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan yoksulların sağlık harcamalarının devlet tarafından karşılanmasını hedefliyor ve 1992’den bu yana sürüyor. (Süleyman Demirel’li koalisyon hükümeti tarafından başlatıldı) Program, 1992 ve 2004 yıllarında çıkan 3816 ve 5222 sayılı yasalarla düzenleniyor. Sözü edilen sağlık harcamaları, yataklı ve ayakta tedavi kurumlarındaki tedavi ücretlerini, yeşil kartlı hastanın ilaç bedellerini ve 90 günü aşmamak üzere yeni doğan çocuğun ve annesinin masraflarını kapsıyor.
Yeşil kart sahibi olmak isteyen kişilerin aylık gelirlerinin veya aylık hanehalkı geliri içindeki paylarının aylık net asgari ücretin 3’te 1’inden fazla olmamaları ve sosyal güvenceye sahip olmadıklarını belgelemeleri gerekiyor.
Ailenin ya da kişinin aylık gelirinin hesaplanmasında, hizmet karşılığı ayni ya da nakdi gelirleri, nakdi tarım gelirleri, kira ve faiz gelirleri, transfer ve hibe gelirleri kullanılıyor.
Yeşil kart uygulamasının yürütülmesi il ve ilçelerdeki İdare Kurullar tarafından yapılıyor. Kurullar kişinin beyanına ek olarak, gelir durumuyla ilgili olarak her türlü araştırmayı yapmakla yükümlüdür. Kart başvuruları bu idare kurullar tarafından karara bağlanıyor ve kart valilik ya da kaymakamlıklarca dağıtılıyor.

Radikal

Bu haber toplam 681 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim