• BIST 108.489
  • Altın 151,356
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3266
  • Ankara 19 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Bursa 26 °C
  • Antalya 24 °C
  • İzmir 25 °C

"Her mahallede bir hastam var"

"Her mahallede bir hastam var"
Sayısız başarıya imza atan 30 yıllık cerrah Prof. Dr. İsa Durmaz, başarılarını ve hedeflerini anlattı.

Türkiye'de ilkleri başaran, kurduğu kalp nakli programı sayesinde nakil bekleyen onlarca hastayı hayata bağlayan Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. İsa Durmaz ile başarılarını, hedeflerini konuştuk. Yakın zamanda Ege Üniversitesi Hastanesi'nden emekli olup Özel Tınaztepe Hastanesi'ne transfer olan Prof. Dr. Durmaz, 30 yılı aşkın cerrahlık hayatında Egeli 15 bin hastayı ameliyat ettiğini söyledi. "Ege çukurunda her mahalleden birisini ameliyat etmişimdir" diyen Durmaz, sempatikliği ve esprileriyle başından geçen ilginç olayları anlattı.

ASLEN ANTALYALI

Aslen Antalyalı olan Prof. Dr. İsa Durmaz, lise yıllarında hayalini kurduğu doktorluk mesleğine İzmir'de adım attı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazanan Durmaz, 1969 yılında başarıyla mezun olduğu fakülteyi bırakmadı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde önce genel cerrahi kliniğinde daha sonra da kalp damar cerrahisi kliniğinde çalışmaya başlayan Dr. Durmaz, kısa zamanda azmi ve yeniliklere açık olması özelliği sayesinde başarıyı yakaladı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Fizik Tedavi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Berrin Durmaz ile doktorluğu yıllarında evlenen kalp cerrahı, aynı hastanede 20 yıl Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüttü. Bu yıl Ege Üniversitesi Hastanesi'nden emekli olan sevilen kalp cerrahı, Buca'daki Özel Tınaztepe Hastanesi'ne transfer oldu. Ege Üniversitesi Tıbbi Genetik Anabilim Dalı'nda görevli Uzm. Dr. Burak Durmaz (32) ve Diş Hekimi Burç Durmaz (29) isminde iki oğlu olan Durmaz Ailesi, etraflarına da pozitif enerji saçıyor. Alçakgönüllü, zeki ve yenilikçi kişiliği ile tanınan, hastalarıyla çok iyi anlaşan ve kalıcı diyaloglar kuran Prof. Dr. İsa Durmaz ile meslek yaşamını ve hedeflerini konuştuk.

* Türkiye ve dünya çapında ünlü bir kalp cerrahısınız. Doktor olmaya ne zaman karar verdiniz?
- İnsanların iç dünyası ile dış görünüşü çok farklıdır. Çocukluktan beri hep idealim belirli bir yere gelmekti. Lise yıllarımda hekim olmaya karar vermiştim. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Daha sonra mezun olduğum fakültenin üniversite hastanesinde kaldım. Önce genel cerrahi ameliyatları yaptım. Genel cerrahide bir süre başasistanlık görevini yürüttükten sonra kalp cerrahisi öğrenmek amacıyla 1977'de İngiltere'ye gittim. Burada kalp cerrahisinin öncüsü doktorlarla çalıştım. İki yıl sonra Türkiye'ye döndüm. Ege Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği'nde 20 yıl anabilim dalı başkanlığı yaptım. Ege Üniversitesi Hastanesi'nin bugünlere gelişinde çok büyük emeğim vardır.

* Bugüne kadar sayısız başarıya imza attınız. İsa Durmaz olarak kalp ameliyatlarında bir rekora imza attığınız biliniyor. Bugüne kadar kaç operasyon gerçekleştirdiniz?
- Ege Üniversitesi Hastanesi'nde 1994 yılında 'Kalp Cerrahisi' bölümünü kurduk. Daha sonra klinik bünyesinde kalp nakli ameliyatlarını başlattım. Ege Üniversitesi Hastanesi Türkiye'nin en çok nakil yapılan merkezi haline geldi. Doktorlarımızı eğitime gönderdik, Sağlık Bakanlığı'nın istediği koşulları hazırladık. Kalp destek cihazlarını hastalarda kullanmaya başladık. Kontrolümde yapılan kalp ameliyatı sayısı 15 bini geçmiştir. Ege Üniversitesi Hastanesi'nde günde 15 vaka yaptığımız gün oluyordu. Özel Ege Sağlık Hastanesi'nde de çok sayıda ameliyat yaptım. Ege çukurunda her mahalleden birisini ameliyat etmişimdir.

* Memleketiniz Antalya. Tıp Fakültesi'ni bitirdikten sonra neden Antalya'ya dönmediniz.
- Antalyalıyım. Neden İzmir'de kaldım? Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Ege Üniversitesi Hastanesi'nde asistan olarak çalışmaya başladım. Antalya'da üniversite kurulduğu zaman ben kliniğin başındaydım. Bırakacağım bir pozisyonda değildim. Eşim, dostlarım, çevrem, işim İzmir'dendi. Ama kütüğüm ve gönlüm hala Antalya'da... Memleketimi severim, kopmuş değilim. Antalyaspor'un İzmir'deki maçlarına giderim. Antalyalı bir asker İzmir'e gelse elinden tutarım. Antalya'nın gönlümde ayrı bir yeri var.

'ÇOK MUTLUYUM'
* Şu an Ege Üniversitesi Hastanesi'nde Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) Anabilim Dalı Başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Berrin Hanım ile evlisiniz. Eşinizden bahseder misiniz?

- Dostluklarımın pek çoğu, sosyal klüpler veya hastalarımla oluşan arkadaşlıklar sonucu oldu. Eşim Prof. Dr. Berrin Durmaz, yapıcı, sosyal ve çok zeki bir kadın. Bir zamanlar Rotary Kulüpleri'nin desteği ile gerçekleştirdiği bir proje ile felçli hastaları meslek edindirdi. Bir çok felçli gencin üniversiteyi bitirmesini sağladı. Eşim şu anda FTR Kliniği bünyesinde engelli çocukların eğitimi ile ilgili bir merkezin müdürlüğünü yapıyor. Eşim merkezin bahçesine engelli çocukların rehabiltasyonu için bir hayvanat bahçesi ve sera kurdu. Foça'da bir çiftliğimiz var. Çiftlikte 3 bin nar fidanının bulunduğu 35 dönümlük bir bahçemiz var. Nar, bakımı kolay bir meyve. Diğer meyvelere göre erken ürün veriyor. Geçen yıl diktik, bu yıl ürün verdi.

Amaç, halka kaliteli hizmet
* Şu an Buca'daki Özel Tınaztepe Hastanesi'nin Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi olarak görev yapıyorsunuz. Hedefleriniz nelerdir?

- Tınaztepe Hastanesi'nde yeni teknolojilerin hepsini uygulamaya çalışıyoruz. Bu hastanede çok mutluyum. Hastane yönetimi bana gereken her desteği veriyor. Burası bizim her zaman yüz akımız. Hiçbir zaman hasta-para ilişkisi kurulmuyor. Yönetim hastalar için ne gerekiyorsa yapıyor. Amacımız halka kaliteli hizmet sunmak.

HİKAYELER

Bugüne kadar 15 bin kalp ameliyatını başarıyla gerçekleştiren Prof. Dr. Durmaz, yaşadığı ilginç hikayeleri Yeni Asır'a anlattı


İSA DURMAZ'I TANIRSINIZ HERHALDE...
"Yıllar önce Özel Ege Sağlık Hastanesi'nde yoğun olarak çalışıyoruz. cumartesi günleri bile ameliyat yapıyoruz. Eşimin de haftasonu evde canı sıkılıyor. Bir cumartesi günü eşime, 'Öğleden sonra Foça tarafına yemeğe gidelim' dedim. Aliağa'daki bir restorana gittik, yemek yiyoruz. Yaşlıca bir şef garsonla konuşmaya başladım. Gittiğim her yerde insanlarla konuşurum. Nereden geldin, ne iş yapardın daha önce gibi bir hayli soru sordum. Şef garson rafineriden emekli olup, lokantada çalışmaya başlamış. Restoranın sahibi de benim hastammış. Herhalde çok soru sordum, adam 'Siz ne iş yaparsınız' dedi. 'Biz karı koca doktoruz' dedim. 'Nerede?' dedi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde çalıştığımızı söyledim. 'İsa Durmaz'ı tanırsanız herhalde' dedi. Hiç bozuntuya vermeden 'Ben çok iyi tanırım da sen nereden tanıyorsun' diye sordum. O da 'Tanımaz oluyur muyum, bizim çok hastamızı ameliyat etti. Hem üniversitede hem de Özel Ege Sağlık Hastanesi'nde çalışır' dedi. Biraz daha konuştuk ama yaşlı adamı işletmek hoşuma gitmiyordu. Hanım lafa karıştı, 'İsa Durmaz'ı nasıl tanırsınız' dedi. Adam, "ıııııı" diye cümleyi uzatınca, 'Ne diyeceğini bilmiyorum, ne söyleyeceksen doğru dürüst şeyler söyle İsa Bey benim' dedim. Hocam çok değişmişsiniz, saçınız beyazlaşmış dedi. Eşim de, 'Evlendiğimizde saçı beyazdı' dedi."

"BENİM ADIM İSA ÜZÜLME"
"Bir gün Özel Ege Sağlık Hastanesi'nden çıkıyorum. Yoğun Bakım Servisi'nde yatan yabancı bir hasta var. 76 yaşında Amerika Colifornia'dan gelen bir hasta. Karındaki ana atardamarı anevrizma yapıp yırtılmış. Eşine ameliyat olması gerektiğini söyledim. Bir yandan BT çektiriyorum. Acil ameliyata alacağız hastayı. Ancak hastanın kan grubu AB RH negatif çıktı. Hiç kan yok. Hastayı Ege Üniversitesi Hastanesi'ne naklettik. O zamanlar üniversitede kanı yıkayıp geri verme olanağımız vardı. Kadıncağız giderlerken 'Bizi orada kim ameliyat edecek?' dedi. 'Oradaki doktorlar ameliyat edecek. İhtiyaç duyarlarsa bana da haber verirler' dedim. Eve geldim. Kendimi hasta olan kişinin eşinin yerine koydum. Huzursuz oldum. Yabancı bir ülkedeyim. Karındaki damar yırtılmış, yüzde 50 ölüm riski var. Ege Üniversitesi Hastanesi'ni aradım. Doktorlardan birisi çıktı, 'Hocam hastanın tansiyonu düşmeye başladı' dedi. 'Alın ameliyathaneye geliyorum' dedim. Eşime de, 'İçim rahat etmeyecek benim bu ameliyata gitmem lazım' dedim. Ameliyata girdim, hastayı sıfır kan kaybıyla ameliyat ettik. Bir hafta sonra hasta memleketine gidecek. Odamda pansumanlarını yapıyorum. Adam köpeğinin fotoğrafını çıkarttı. 'Evime döneceğim. Beni hayata döndürdün. Çok şey yaptığınızın farkındayım' deyip ağlamaya başladı. Eşi de ağlamaya başladı. Neredeyse ben de ağlayacaktım. 'Ben görevimi yaptım ama siz görevinizi yapmadınız' dedim. 'Ne gibi' dediler. Turist olarak geldin, ameliyat oldun gidiyorsun. Nereyi gördün Türkiye'de dedim. İstanbul'a gittik. Meryemana'yı görecektik, göremedim" dedi. 'Boş ver sen benim adım İsa. İsa'yı gördün' dedim. Gülmeye başladılar."

RÖPORTAJ: ERKAN DOĞAN / Yeni Asır

Bu haber toplam 3535 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim