• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • Ankara 1 °C
  • İstanbul 13 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 13 °C
  • İzmir 11 °C

Herkese özel doktor!

Herkese özel doktor!
Türkiye’nin de bir sağlık haritası oluşmaya başladı. Bu yazı dizisinde aile hekimliği uygulamasının başladığı ilk 40 ilde Ocak, Şubat ve Mart 2010 dönemi baz alınarak hazırlanan sağlık haritasını bulacaksınız.

Türkiye’de en fazla görülen hastalıklar, illere göre farklılaşan sağlık sorunları ve nedenlerini rakamsal olarak da bulacaksınız. Tabii bir yandan da hızla yayılan ‘Aile Hekimliği uygulaması nedir, aile hekiminizi nasıl seçeceksiniz?’ gibi temel bilgiler yer alacak.

GAZETE HABERTURK - ÜMRAN AVCI

Türkiye kendi doktorunu seçiyor... Biraz açarsak pilot il olarak Düzce’de 2003 yılında başlayan Aile Hekimliği uygulaması 46 ile yayıldı. Sağlık ocaklarının yerini alan Aile Hekimliği uygulamasında sizin için ilk adım Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesine girip TC kimlik numaranızı yazarak aile hekiminizi öğrenmek. Hasta olarak kapısını çaldığınız doktoru en fazla 6 ay deniyorsunuz. Yok beğenmediniz; bir başka doktoru seçme hakkınız var. Doktorunuz sosyal yaşantınızdan, geçirdiğiniz hastalıklara hatta kullandığınız ilaçlara kadar kişisel bilgilerinizin tamamını kaydediyor. Doktor hasta başına para alacağından, hastasını kaybetmek istemiyor ve ona göre ilgi gösteriyor. Üstelik işin ticarete dökülmemesi için de en fazla 4 bin hasta bakma şansı var.

Diyelim ki doktorunuz hızla hasta kaybetti ve bin hastaya kadar düştü. Belli bir süre içinde hasta sayısını artıramazsa sözleşmesi feshediliyor. Sistemin tüm illere yayılmasının ardından bir anlamda herkesin özel doktoru olacak. Hastanın devlet ve üniversite hastanelerine sevki de bu doktor üstünden yürüyecek. Gittiği hastanelerdeki sonuçları yine kendi aile hekimiyle değerlendirecek.

Aile Hekimliği’nin uygulamaya başlamasının ardından Türkiye’nin bir sağlık haritası da oluşmaya başladı. Bu dizide aile hekimliği uygulamasının başladığı ilk 40 ilde Ocak, Şubat ve Mart 2010 dönemi baz alınarak hazırlanan sağlık haritasını bulacaksınız. Türkiye’de en fazla görülen hastalıklar, illere göre farklılaşan sağlık sorunları ve nedenlerini rakamsal olarak da bulacaksınız. Tabii bir yandan da hızla yayılan ‘Aile Hekimliği uygulaması nedir, aile hekiminizi nasıl seçeceksiniz?’ gibi temel bilgiler edineceksiniz. Hepinize sağlıklı bir ömür diliyor ama sağlığınızı kaybetmeden ve kaybettiğiniz de yapmanız gerekenleri bu dizide anlatıyoruz.

ADANA VE MANİSA EN OBEZ İL
Aile Hekimliği uygulamasının ilk aşamasında aile hekiminin olduğu bölgelerde yaşayanların yaş, cinsiyet gibi demografik özelliklerinin de yer aldığı bir hastalık kartı tutuluyor. Kişinin hangi ilacı kullandığından, hastalık geçmişine kadar her bilgi not edilip dosyalanıyor. Bu çalışmanın sonucunda Türkiye’de bir hastalık haritası çıkarılmaya başlandı. 41 ilde yapılan taramaya göre Türkiye’nin “en”leri de ortaya çıktı. Buna göre en obez ilimiz Adana ile Manisa. Adana yemek kültürü ile ünlü olmasına karşın sağlıklı beslenmeyi bilmiyor.

Karpuz ekmek şişirdi
Aile hekimi Dr. Tayfun Çiğdem ve Dr. İlknur Salman’ın saptamalarına göre özellikle tarım faaliyetleri yüksek olan bu illerde beslenme alışkanlığı yaşam şartları nedeniyle karbonhidrat üzerine yoğunlaşmış durumda. Adana’da ekmek, peynir ve karpuz yoğun olarak tüketiliyor.

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu’nun elindeki istatistiki verilere göre en diyabetik iller Bursa, Adana ve İzmir. Manisa guatrda başı çekerken, Bursa ve Adana hiper tansiyondan mustarip.

İshal İzmir ve Bursa’yı kasıp kavururken, Bursa, İzmir ve Adana demir eksikliğinden şikâyetçi.

Adana ve Trabzon’da raşitzm yaşam kalitesini bozarken, Adana ve “yeşil” adıyla ünlenen Bursa astımdan çekiyor...

 

AİLE HEKİMLİĞİ’NE GEÇİLECEK İLLER VE GEÇİŞ TARİHLERİ
Bingöl: 05 Temmuz 2010 / Yozgat: 05 Temmuz 2010 / Çanakkale: 12 Temmuz 2010 / Malatya: 12 Temmuz 2010 / Ankara: 12 Temmuz 2010 / Aksaray: 12 Temmuz 2010 / Tokat: 09 Ağustos 2010 / Ardahan: 09 Ağustos 2010 / Batman: 9 Ağustos 2010 / Tekirdağ: 9 Ağustos 2010 / Kars: 9 Ağustos 2010 / Mersin: 6 Eylül 2010 / Ordu: 11 Eylül 2010 / Siirt: 11 Eylül 2010 / Bitlis: 12 Eylül 2010 / Zonguldak: 13 Eylül 2010 / Muş: 13 Eylül 2010 / Hakkâri: 13 Eylül 2010 / Sivas: 20 Eylül 2010 / Ağrı: 11 Ekim 2010 / Afyon: 11 Ekim 2010 / Balıkesir: 11 Ekim 2010/ Van: Ekim 2010/ İstanbul: 30 Ekim 2010 / Mardin: 15 Kasım 2010 / Diyarbakır: 15 Kasım 2010 / Kocaeli: 15 Kasım 2010 / Şırnak: 6 Aralık 2010 / Kahramanmaraş: 13 Aralık 2010 / Hatay: 13 Aralık 2010 / Gaziantep: 13 Aralık 2010 / Urfa: 13 Aralık 2010 / Aydın: 13 Aralık 2010 / Muğla: 13 Aralık 2010 / Antalya: 13 Aralık 2010.

YENİ SİSTEMİ AİLE HEKİMLERİ DERNEKLERİ FEDERASYONU BAŞKANI DR. HAMZA GEMİCİ ANLATIYOR...
“Aile Hekimliği ile öncelikli amaç insanların sağlıklı kalma dönemlerini uzatmak. Bu yeni sistemle daha sağlıklı veriler elde edilecek ve aile hekimliğinde müthiş bir veri birikimi olacak. Hatta Türkiye’nin hastalık haritasını çıkarmaya başladık. Sağlıkla ilgili problemleri tespit etmeye başladık. Önümüzdeki 10 yıllarda artık sağlık yatırımlarını nereye yönlendireceğimizi, bu anlamda alacağımız önlemleri bileceğiz. Sonucun üzerinden giderek problemlerin çözümünde çok önemli çalışmalar yapılacak. Bir obetize, raşitizm, tansiyonun binlerce nedeni vardır. Biz artık hücrelerine kadar inip, bu insanların nelere maruz kaldığı bulunarak çözülecek.”

AİLE HEKİMLERİNİN AZİZ NESİN’LİK HİKÂYELERİ

Ölen eşini rüyasında görünce gebelik testi yaptırdı
Dr. İlknur Salman (Aile Hekimi, Denizli Aile Hekimleri Derneği 2. Başkanı, AHEF 2. Başkanı) / Denizli

73 yaşında 25 yıldır menopozda olan ve eşini 10 yıl önce kaybetmiş olan bayan hastam gebelik testi yaptırmak için geldi. Kırmadan nasıl sorarım diye düşünürken “Yanlış anlama kızım, amcan (rahmetli eşi) akşam rüyama geldi, onun için kuşkuya düştüm, test yaptırmak istiyorum” dedi. Hastamı hiç kırmadan laboratuvara gönderdim ve telefonla “İdrarını alın, test olumsuz deyin ve sakın yorum yapmayın” dedim.

İkiz bebeklerin doğum tarihleri farklı
Dr. Erdener İspir (Aile Hekimi) / Manisa

Muayene odasının kapısında hastalar beni ayakta karşıladılar. Masama oturduğumda karşımda kucağında iki bebek olan bir kadın duruyor. Babaanne olduğunu öğrendiğim kadına ‘Size nasıl yardımcı olabilirim?’ diye sordum. İkiz bebekleri göstererek yapılması gereken aşıları olup olmadığını sordu. Nüfus cüzdanlarını istedim. Babası askerde, annesi de evde olan ikiz bebeklerin kimliğini henüz çıkarmadıklarını söyledi. Bebeklerin muayenelerini, boy, kilo ölçümlerini yaptıktan sonra bir sonraki aşıya gelişlerinde mutlaka nüfus müdürlüğünden nüfus cüzdanlarını çıkarıp gelmelerini söyledim. Aradan zaman geçti ve bir sonraki aşı günü geldi. İkizler yine babaanne ile geldi. Nüfus cüzdanları sonunda çıkmıştı. Cüzdanları aldım kayıtlarını yapıyorum. Aaaaa o da ne? İkizlerin doğum tarihleri farklı. ‘Nasıl olur?’ dedim babaanneye. ‘Nüfus müdürü ikizlere baktı, “Kız olan erkek olana nazaran küçük görünüyor. Bu kız yeterince büyümemiş, kısmeti olmaz ilerde” deyip doğum tarihini ileri bir tarih olarak nüfus cüzdanına yazıp gönderdi’ dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1830 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim