• BIST 106.843
  • Altın 142,580
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Bursa 27 °C
  • Antalya 29 °C
  • İzmir 30 °C

Hocaların hasta bakmasına engel yok

Hocaların hasta bakmasına engel yok
Üniversitede hocalarımızın hepsi hastanede hasta da bakabilir, ameliyat da yapabilir. bunun önünde hiçbir engel yok. Yasak olan hocanın ...

Üniversitede hocalarımızın hepsi hastanede hasta da bakabilir, ameliyat da yapabilir. bunun önünde hiçbir engel yok.  Yasak olan hocanın ameliyata birinci derece  sorumlu olarak girmesi. Yardımcı doçentiyle girilebilir.

 SAĞLIK Bakanı Recep Akdağ, Habertürk'e verdiği özel röportajda, sağlık sistemine dair önemli açıklamalarına devam ediyor, önce tepkiyle karşılanan ve "Olmaz!" gözüyle bakılan, sonrasında ise önemli oranda kabul gören sigara yasağında, para cezasından sonra sırayı kapatmalar alıyor. Nargile kafelerle ilgili düzenlemeler ise yolda. Bakana göre nargiledeki tütün bile ayıklanacak. Tam gün konusunda "Kendimizi doktorlara iyi anlatamamış olabiliriz" diyerek özeleştiride bulunan Akdağ, "Üniversite hocalarının hasta bakamadıkları ve ameliyat yapamadıkları" yorumuna karşı çıkarak "Bu hocalarımızın hasta bakmalarının önünde hiçbir engel yok" diyor. "Her konuda çözüme hazırız!" cümlesi ise eleştirilen ve tartışılan uygulamaları adına umut veriyor.

ÜNİVERSİTE HOCALARINA DÜŞMAN MI? 

ÜNİVERSİTE hocalarına, arkadaşlarıma, meslektaşlarıma neden düşman olayım? Karakterimde böyle bir şey yok. Türkiye'de bizden önce, üniversitelerde görev yapan hekimlere, "Biz size yeterince para veremeyiz. Gidin muayenehane açın, bizim veremediğimizi orada kazanın" deniyordu. Bunun sonucunda tabii olarak devletin üniversitesindeki hastanede hizmet alması gereken dar ve orta gelirli vatandaşlar (Bu Türk toplumunun yüzde 90'ını oluşturuyor) muayenehane veya özel hastanelere gitmek ve para ödemek zorunda kalıyordu. Yeni nesil eskiyi hiç bilmeyecek olsa da bizim yaşımızdakiler bunu iyi biliyorlar. İnsanlar yıllarca anne babalarını devlet hastanesine götürüp oradan sırtlarında özel muayenehanelere taşıdılar. Siz bir uzman hekime 1500, öğretim üyelerine 3 bin 500 lira maaş verip ondan sonra da, "Hadi git bu işi muayenehanende yap!" derseniz bunun sonucunun ne olacağı çok açıktır. Sistemi, "Dışarıda muayenehanem olsun aynı zamanda içeride çalışayım!" şeklinde devam ettirme çabası ise çarpıklığın devamına yöneliktir.

 Yasak olan hocanın ameliyata birinci derecede sorumlu girmesi

 EN son Anayasa Mahkemesi'nin bir usul yönünden iptal ettiği son hükme göre eğitimci olan eğitimci olarak kalacak. Üniversite hocalarımızın hepsi hastanede hasta da muayene edebilir, ameliyat da yapabilir. Bunun önünde hiçbir engel yok. Engel olmadığına dair YÖK ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yazılan var.

TİCARİ İLİŞKİYE İZİN YOK
Yasaklanmış olan şey, söz konusu hocanın ameliyata birinci derecede sorumlu olarak girmesidir. Bu hocalanmıztn bir eğitimci olarak bir başka yardımcı doçentle birlikte ameliyata girip o ameliyatı yaptırması hukuken mümkün. Biz uyguladığımız sistemle ticari ilişkiye izin vermemiş oluyoruz. Bunda kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum. Taslaklan hazır sözleşmeli bir model geliştirdik. Tek istediğimiz şu; üniversitede ya da devlet hastanesinde hocaysanız, dışanyia münasebetiniz vatandaşın dışarıya gidip para ödemesine yol açmamalı. Çok basit bir istek bu. Biz bunu gerçekleştirmek için iktidardayız. Ben eğer halkımın yeniden muayenehanelere taşınmasına yol açacak bir sisteme, "Evet" dersem bunun hesabını Allah'a da halka da veremem.

SİSTEM TIKIR TIKIR İŞLİYOR

SAĞLIK Bakanlığı'nda 30 binin üstünde uzman hekim görev yapıyor. Bunların bir kısmını oluşturan eğitimci hekimlerin hiçbirinin muayenehanesi olmamasına rağmen sistem tıkır tıkır işliyor. Üniversite hastanelerinde ise yaklaşık 10 bin civarında klinisyen hekimimiz var. Bunlardan 1000 civarının dışarıyla ilişkisi var. Dikkat ederseniz bütün tartışma hâlâ bunun üstünden gidiyor. Bu . konu özellikle istanbul ve Hacettepe üniversiteleri özelinde tartışılıyor. Anadolu'nun köklü üniversitelerinin büyük çoğunda bu sorun bitti.

ÇÖZÜME HAZIRIZ

BİZ Sağlık Bakanlığı olarak her zaman çözüme hazırız. Tek şartımız, oluşturduğumuz sistemin vatandaşı (üniversite veya üniversite dışında) para ödemeye mecbur bırakmayacak olması. Muhalefet vatandaştan 5 lira katkı payı aldınız diye ortalığı velveleye veriyor ve bir grup tabip arkadaşımızla eski sisteme dönülmesine çalışıyor. Bu yol açılırsa vatandaşımız 5 lira değil 5 bin lira ödeyecek. Bu sisteme "Evet" dememiz ve muhalefetin bunun için Anayasa Mahkemesi'ne gidişini anlamamız mümkün değil. .

PARANIN BÜYÜK KISMI SAĞLIK ÇALIŞANLARINA

TÜRKİYE'de sağlık harcamalarının büyük kısmı sağlıklı insan işgücüne yapılıyor. Bu sayı bizim dönemimizi kapsayan 10 yılda çok artmadı. Ancak kamunun sağlıklı insan işgücüne ödediği para birkaç misline çıktı. Bunun anlamı kamunun sağlık harcamalarını yaparken paranın büyük kısmını sağlık çalışanlarına ödüyor olması. Bu güzel bir gelişmedir ve önümüzdeki 10 yılın projeksiyonu budur. Türkiye teknoloji açığını büyük ölçüde kapatmış bir ülkedir. Teknolojiyi daha da ucuza kullanacağımızı ve önümüzdeki yıllarda tüm eksikliklerimizi gidereceğimizi söyleyebilirim.

TAM GÜNDE KENDİMİZİ İYİ ANLATAMADIK 
DÖNEMİMİZDE vatandaşın sağlıktan duyduğu memnuniyet yüzde 39'lardan yüzde 76'lara çıktı. Buna karşın özellikle domuz gribi konusunda bütün dünyada oluşan dezenformasyonu yeterince ortadan kaldıramadık. Tam gün meselesinde de bu konuyu doktor arkadaşlarımıza yeterince anlatamadığımızı düşünüyorum.

Ceyda ERENOĞLU/Haberturk

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4166 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim