• BIST 107.229
  • Altın 142,587
  • Dolar 3,5512
  • Euro 4,1287
  • Ankara 34 °C
  • İstanbul 34 °C
  • Bursa 38 °C
  • Antalya 31 °C
  • İzmir 36 °C

Hocam, bir yanlışınız olmasın!

Hocam, bir yanlışınız olmasın!
Benim kardeşim ölümüne saatler kala hastaneye ulaştırılan karaciğerin nakledilmesiyle yaşama tutundu... Milliyet'ten Serpil Çevikcan'ın yazısı...

Benim kardeşim ölümüne saatler kala hastaneye ulaştırılan karaciğerin nakledilmesiyle yaşama tutundu.

Bu nedenle Ertuğrul Özkök’ün, 1 ve 3 Mayıs tarihli yazıları benim için iki kere dikkat çekiciydi.

6 yaşındaki Utku Yücel, buz pateni yaparken bayıldı. Beyninde tümör saptandı. 28 Şubat günü yaşamını yitirdi, melek oldu. Babası Kemal Yücel doğru olanı yaptı, oğlunun organlarını tereddüt etmeden bağışladı.

Utku’nun kalbi, İzmir 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde yapay kalple yaşamaya çalışan 3 yaşındaki Melek Özcan’a takıldı.

Utku bir Türk çocuğuydu. Melek ise Kürt. Diyarbakır’da yaşıyordu. Babası işsizdi.

Ertuğrul abi cuma günkü yazısında konuyu yeniden işledi.

Melek’e kalp naklini yapan, 9 Eylül Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Öztekin Oto, son dönemde donör (verici) bulmakta çok zorlandıklarını, kalpte ise durma noktasına gelindiğini söylemişti.

Oto’ya göre kol, bacak nakillerindeki başarısızlıklar da olumsuz etkilemiş, ancak donör bulma noktasında etnisite farklılıkları da rol oynamaya başlamıştı.

Oto, “Toplumda kutuplaşma arttıkça donör sayısı da azalıyor. Bir Türk çocuğunun kalbinin bir Kürt kızına verilmesi işte bu bakımdan önemli” diyordu.

Konuyla ilgilendiğim için, Öztekin hocanın görüşüne yanıt niteliğindeki açıklama benim elime de geçti. Yanıtı, Ertuğrul abinin şahsında kamuoyuna iletmeyi zorunlu görenler; Sağlık Bakanlığı, Kalp ve Kalp-Akciğer Nakilleri Bilimsel Danışma Kurulu adına Başkan Prof. Dr. Mehmet Ali Özatik ve Türk Kalp Damar Cerrahisi Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Rüçhan Akar.

Önemli bir açıklama

Oto’nun, verici azalmasında, etnik farklılıkların etkili olduğu saptamasının kesinlikle doğru olmadığı belirtilen yazıda özetle şöyle deniyor:

“Nakillerde, verici ile alıcı arasındaki tüm organizasyon Ulusal Koordinasyon Merkezi’nce yürütülmektedir. Türkiye, canlı organ nakillerinde (böbrek-karaciğer) dünyada 1. sıraya çıkmıştır. Kalp nakli ise ancak beyin ölümü gerçekleşen kadavra donörlerden yapılabilmektedir. Kadaverik organ nakillerinin karar verme sürecinde verici ailesi ile alıcı hasta ve ailesi arasında her türlü iletişimin engellenmesi koordinasyon merkezlerimizin çok önemli bir görevidir. Hatta işlemi yapacak cerrahi ekip de tıbbi gereklilik arz eden veriler (yaş, boy, kilo vb.) hariç, verici hastaya ait kişisel bilgilerden (köken, etnisite, inanç gibi) tamamen habersizdir. Ameliyat sonrasında da her iki tarafın rızası olmadıkça bu bilgiler kesinlikle paylaşılmamaktadır.

Kadavra donör organ bağışı Doğu ve Güneydoğu bölgelerimizde en düşük seviyededir. Burada belirleyici olan ise etnik kimlik değil eğitim ve bilinç düzeyidir. Etnisite ile organ bağışı arasında ilişki kurulmaya çalışılması korkarız toplumda bahsettiğiniz kavgayı daha da körükleyecek ve organ bağışı için verilen emekleri sekteye uğratabilecek niteliktedir. Tüm organ nakli süreçleri hiçbir dil, din, ırk ve etnik farklılık gözetilmeksizin sadece tıbbi zaruretler ve ulvi değerler üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu tarz söylemler zaten kısıtlı olan organ bağışını, en az başarısız kol ve bacak nakilleri sürecinde olduğu kadar olumsuz etkileyecek niteliktedir.”

'Allah Kürt donörümden razı olsun'

Gelişmiş ülkelerde, milyon nüfus başına organ bağışı oranı 20-35. Bizde ancak 3-4 civarında.

Dini inançları nedeniyle organ bağışlamak istemeyenlere saygı duymak zorundayız. Ancak kimse beni, etnik kökenin organ bağışında kriter olarak gözetildiği bir ülkede yaşadığımıza inandıramaz.

Biz, gelişmişliğin de etnik bağnazlığın da o kadar uçlarında mıyız?

Hadi canım.

Yıllardır bu insanların içindeyim. Hiç, “Allah Kürt donörümden razı olsun”, “Vericim Türk ama olsun” ya da “Kürt yaşayacaksa nakletmeyin” diyene şahit olmadım.

Bir elinden evladının hayatı kayarken öbür eliyle hayat verecek kadar yücelebilen bir annenin aklına gelir mi organın etnisitesi?

Öztekin hocam, gelin biz kafaları karıştırmadan, organ bağışını artırmaya çalışalım. Bakın Diyanet fetva üzerine fetva veriyor, her yıl kampanyalar düzenleniyor ama alabildiğimiz yol bir arpa boyu.

Bayrağı transplantasyon odasına çekene kadar...

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1577 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim