• BIST 106.736
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955
  • Ankara 20 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 28 °C
  • İzmir 24 °C

İş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemede işyeri güvenliği

İş kazaları ve meslek hastalıklarını önlemede işyeri güvenliği
Sanayileşmeyle birlikte iş kazası ve meslek hastalıklarının nitelikleri ve dağılımları değişmekle kalmadı, çalışanların riske maruziyeti de artış gösterdi.

Sanayileşmeyle birlikte iş kazası ve meslek hastalıklarının nitelikleri ve dağılımları değişmekle kalmadı, çalışanların riske maruziyeti de artış gösterdi. Artık dünyada her dakikada 650 iş kazası meydana geliyor. Her dakikada dört işçi, iş kazası veya meslek hastalığı yüzünden hayatını kaybediyor. Dolayısıyla yılda iş kazası veya meslek hastalığı yüzünden 2.5 milyona yakın insan ölüyor. Bu tür kaza ve hastalıkların yarattığı maliyet gayri safi hasılanın %4’üne karşılık geliyor.

Dünyanın en büyük ekonomisi olan ve büyük bir askeri harcamaya sahip olan Amerika’da savunma harcamalarının %4.3’lük bir oranda olduğu göz önüne alınırsa, iş ve meslek hastalıklarının ülkeler ekonomisi üzerinde ne kadar büyük bir baskı yarattığı daha iyi anlaşılır.

Bu gerçeklerin dayattığı sonuç şudur: iş kazası veya meslek hastalığı oluştuktan sonra ortaya çıkan zararın giderilmesi önemli bir konudur, ama iş kazalarını ve meslek hastalıklarını meydana gelmeden önce önlemek daha da önemli bir konudur. Zira iş kazaları ve meslek hastalıkları önceden tedbir almak suretiyle önlenebilecek sağlık sorunlarının en başında gelmektedir. Sözgelimi, çevre şartlarına dikkat ederek, toksik maddelerden uzak durarak kanserden bir ölçüde korunabilirsiniz, ama uygun önlemleri aldığınızda iş kazası ve meslek hastalığından bütünüyle korunabilmeniz mümkündür.

Ülkemizin bu konudaki genel görünümü iç açıcı değil. Sigorta kapsamında veya genel sağlık politikası çerçevesinde bazı iyi uygulamalar var ama önlemler çok yetersiz.

Önlem almak için ilk iş işyerinde risk analizi yaparak kaza ve meslek hastalığı olasılığını belirlemek olmalı. Ülkemizde yeni işe başlayanlar bir sene içerisinde %2.3 oranında iş kazası geçiriyor. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü iş kazalarında başı çekiyor. Elektrik-gaz-buhar-kanalizasyon işçileri ikinci, inşaat sektöründe çalışanlar ise üçüncü sırada bulunuyor. İş kazası geçirenlerin %86’sı erkekler. Lise altı eğitimlilerde bu oran en yüksek, lise ve üniversite mezunlarında en düşük. Risk analizinde sektörler dikkate alınırken, eğitim seviyesi de dikkate alınmalı. Meslek içi eğitime ağırlık vermek önemli bir önleyici tedbir. Kendi işinde çalışanlar ve sanatkarlar en yüksek riskli grubu oluşturuyor. Risk analizi ve denetlemeyi belli sayının üzerinde işçi çalıştıran yerlerde yapmak iş kazası ve meslek hastalıklarını önlemeye yetmeyecektir.

Bu yılın başında yürürlüğe giren 6331 sayılı yasaya göre elliden az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıftaki işyerlerinde iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanlığı hizmeti alma zorunluluğu başladı. Fakat bu konuda uygulama ve denetimler yerine oturmadı.

İş güvenliği uzmanlığı ülkemizde az bilinen önemli bir meslek. Ülkemizde 20 bin iş güvenlik uzmanı açığı var. Bu açık denetim yetersizliğine neden oluyor.  Mühendis, mimar ve teknik elemanlara ek olarak geçen yıl kabul edilen kanun değişikliğiyle çalışma bakanlığı ve SGK müfettişleriyle biyologlar da artık bu mesleği icra edebilecekler. Biyologlara bu hakkın verilmesi çok yerinde bir uygulama oldu. İş yeri hekimiyle uyumlu çalışma gerçekleştirilirse güvenlik amaçlanan seviyeye varabilecektir.

Ülkemizde işyeri hekimliği genel anlamda başarılı oldu. Uzun yıllar boyunca yıllık meslek hastalığı sayısı yılda 1200 civarında seyrederken, günümüzde yarıdan azına kadar indi. En çok görülen hastalıklar kurşun zehirlenmesi ve pnömokonyozlar olurken deri, kas-iskelet hastalıklar minimum düzeydedir.

Ülkemizdeki temel sorun denetleme ve kurumsallaşmanın yetersizliğidir. Kayıt dışı istihdam büyük bir problemdir. İş kazası ve meslek hastalığıyla ilgili istatistiklerin güvenirliği bu nedenlerden tartışmalıdır. Olumsuz rakamlar büyük olasılıkla daha yüksek. Yasal düzenlemelerin bir plan dahilinde ve hızla hayata geçirilmesi ön şart olarak görünüyor.

Prof. Dr. Akın Eraslan BALCI 
- Medimagazin köşe yazarı -

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2743 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim