• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 23 °C
  • Bursa 12 °C
  • Antalya 18 °C
  • İzmir 19 °C

'Kalp krizi genç yaşta daha öldürücü'

'Kalp krizi genç yaşta daha öldürücü'
İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ramazan Özdemir, kalp krizinin gençlerde daha öldürücü olduğunu söyledi.

Kalp krizinin bilinçsiz beslenme ve spor gibi nedenlerle gençlerde de görülmeye başlandığına hatta çocuk yaşlara indiğine işaret eden Prof. Dr. Ramazan Özdemir, "Yaşlılarla karşılaştırdığımızda kalp krizinin gençlerde daha öldürücü olduğunu söyleyebiliriz çünkü gençlerde 'yardımcı damar' dediğimiz kollateral damarlar gelişmemiştir" dedi.

İleri yaşlarda nefes darlığı, çarpıntı, ani bilinç kaybı ile belirti veren kalp krizinin gençlerde klasik bulgular göstermediğini, mide ağrısının da zaman zaman kalp krizinin habercisi olabileceğini vurgulayan Özdemir, şu bilgileri aktardı:

"En çok atlanan şikayet budur. 'Mide ağrısı' deyip geçiliyor veya ilaç verilip hasta geri gönderiliyor. En fazla bizi sıkıntıya sokan budur. Örneğin göğsün ön yüzünde oluşan sıkışma şeklinde ağrı, boyna, sırta, sol kola yayılan ağrı gençlerde daha farklı seyredebiliyor. Özellikle de kalbin alt yüzünü besleyen damardaki tıkanıklığa bağlı mide ağrısı, mide ekşimesi, bulantı şeklinde bir ağrı yansıması olabiliyor. Gittikleri doktorlar da hem genç oldukları için hem de mide şikayeti olduğu için özellikle de kalp krizi veya kalp damar hastalığı olduğunu çok kondurmuyor. Dolayısıyla da bu hastalarda çok daha öldürücü olabiliyor. Bize geldiğinde çok fazla zaman geçmiş ve kalp çok fazla hasar görmüş oluyor. Her mide ağrısının mideden kaynaklanmadığını bilmek lazım çünkü kalp ağrısı kalp krizi, özellikle kalbin alt yüzünü besleyen damardaki tıkanıklık ağrısı midenin olduğu bölgeye yansıyabilir ve sizi yanlış yönlendirebilir."

'Gelişmeyen kılcal damarlar da etken'

Vücutta gözle görülemeyen kılcal damarlar bulunduğunu aktaran Özdemir, "Genç yaşta bu damarlar gelişmemiş oluyor. Bunlar yaşla birlikte gelişen damarlardır. Damarlar daha açılmamıştır. Bunlar gençlerde gelişmediği için bir damar tıkandığında diğer damar buna yardım edemez. Dolayısıyla hasar çok daha büyük olur ve maalesef bize çok sık gelen bu hasta grubunda genellikle de beyin ölümü gerçekleşmiş oluyor çünkü kalp duruyor. Kalp masajı sırasında beyin oksijensiz kalıyor. Dolayısıyla bize geldiğinde siz damarı açsanız bile beyin oksijensiz kaldığı için beynin geri dönüşümü çok zor olabiliyor" diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, bu gibi belirtiler yaşayan gençlere kardiyoloğa gitmeleri, mide kaynaklı bulguları basit bir ağrı şeklinde algılamamaları uyarısında bulundu.

'Sıcaklar hasta sayısını iki katına çıkardı'

Son zamanlarda sıcakların da artmasıyla kalp krizi sebebiyle gelen hasta sayısının iki katına çıktığını bildiren Özdemir, "Günde 5 hasta kalp kriziyle gelirken bu sıcak aylarda çok daha fazla arttığını görüyoruz. 10 oluyor, 15 oluyor" ifadesini kullandı.

Sıcak havada stres hormonu ve kan katılığında artış olduğunu belirten Özdemir, bu nedenle kalp krizi riskinin de yükseldiğini kaydetti.

Diyabet hastalarının yüzde 30'unda kalp krizinin herhangi bir ağrı olmadan kendini gösterdiğine işaret eden Özdemir, "(Sessiz kalp krizi), 'Gizli kalp krizi' dediğimiz şekilde kendini gösterebilir. Özellikle bu hastalara dikkat etmek lazım" dedi.

Anne ya da babası erken dönemde, 50 yaş altında kalp krizi geçirenlerin risk altında olduğuna dikkati çeken Özdemir, "Bunlar değiştirilemez risk faktörüdür. Dolayısıyla bu kişilerin diğer riskleri azaltması lazım. Sigara içiyorsa sigarayı bırakacak, tansiyonu, şeker hastalığı, kolestrol yüksekliği varsa kontrol altında olacak. Bu hastalarımız 40'lı yaşlarda mutlaka kontroldan geçsinler" diye konuştu.

Prof. Dr. Özdemir, beslenmenin kalp sağlığı üzerindeki etkilerine de değinerek kalp-damar hastalarına mümkün olduğunca sebze meyve ağırlıklı beslenmeleri, yağlı yiyeceklerden uzak durmaları ve halis zeytinyağı ya da tereyağı gibi sağlıklı yağlar kullanmaları önerisinde bulundu.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 2199 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim