• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -9 °C
  • İstanbul 2 °C
  • Bursa -2 °C
  • Antalya 5 °C
  • İzmir 2 °C

Kendi kendini muayene çok önemli

Kendi kendini muayene çok önemli
Meme kanserinden korunmak ve kanseri erken evrede yakalamak için belirtileri dikkate almak büyük önem taşıyor.

Meme kanseri konusunda son yıllarda yapılan çalışmalar erken tanının önemini gözler önüne seriyor. Kadınları tehdit eden bu hastalık konusunda Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Özdoğan’dan bilgi aldık.

Meme kanserindeki risk faktörleri nelerdir?
Meme kanserine yakalanma riski yaşla beraber artış gösteriyor. Kadınlarda daha uzun süre östrojen maruziyetine neden olan erken adet görme, geç menopoz, hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk gebeliğin 30 yaşından sonra olması ve emzirmemek meme kanseri riskini artırıyor. Meme kanserlerinin yaklaşık olarak yüzde 15-20’sinde ailede meme kanseri öyküsü bulunuyor.

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılmalı?
Kendi kendine meme muayenesinde amaç; kişinin kendi memesini tanıması ve değişiklikleri erken fark edebilmesidir. Meme muayenesi için en uygun zaman menstruel kanamanın bitimindeki ilk 1-2 gündür. Menopozdaki kadınların ise her ay aynı günlerde muayene yapması öneriliyor. Meme muayenesine önce ayna karşında memelerin ve koltuk altlarının ciltte kızarıklık, portakal kabuğu görünümü; meme başında çekinti ve şişlikler açısından gözden geçirilmesi ile başlanıyor. Daha sonra kol, başın üzerine kaldırılarak o taraftaki koltuk altı ve meme, parmak uçları ile muayene ediliyor. Aynı işlem diğer meme ve koltuk altı için de tekrarlanıyor. Muayene yatar pozisyonda, kol başın altına konarak da yapılabiliyor.

Meme kanserinde tedavi seçenekleri nelerdir?
Meme kanserinde tedavi, hastalığın tanı anındaki evresine ve tümörün patolojik özelliklerine göre değişmekle beraber; temelde tümörün cerrahi olarak çıkarılmasının ardından radyoterapi ve kemoterapi uygulanmasını içeriyor. Bazen tümörü küçülterek meme koruyucu cerrahiye olanak sağlamak amacıyla kemoterapi cerrahiden önce de uygulanabiliyor. Tümörün patolojik özelliklerine göre halkımızca akıllı ilaçlar olarak da bilinen, hedefe yönelik tedaviler yapılabiliyor. Hormona duyarlı olan alt tiplerde ise, kemoterapi sonrası veya tek başına hormonal tedavi uygulanıyor.

Ülkedeki mevcut tedaviler hastaların ve hekimlerin ihtiyaçlarını ne kadar karşılıyor?
Ülkemizde meme kanseri tedavisi dünya standartlarında uygulanabiliyor. Uluslararası tedavi kılavuzlarında önerilen ilaçların hemen hepsi ülkemizde mevcut, üstelik devlet tarafından karşılanıyor. Artık hastalarımız tedavi için yurt dışına gitme ihtiyacı duymuyorlar, aksine bizim yurt dışından gelen hastalarımız var. Yeni geliştirilmekte olan ilaçlara ise uluslararası klinik araştırmalara katılarak ulaşabilmek mümkün.

Meme kanseri tedavisinde Türkiye ile dünyayı karşılaştırdığınızda ne gibi farklılıklar görüyorsunuz?
Meme kanseri tedavisinde dünyada iyi bir konumda olduğumuzu düşünüyorum. Tıbbi onkoloji alanında hizmet veren hekimler olarak literatürü yakından takip ediyor ve en yeni tedavileri günlük pratiğimizde uyguluyoruz. Kemoterapi alanında yetişmiş hemşire ve yardımcı personel sayımız da giderek artıyor. Halkımızın artık meme kanseri konusunda daha bilinçli ve duyarlı olması, “Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri”nde ücretsiz yapılan taramalar sayesinde son dönem (ileri evre) meme kanseri ile başvuran hastalarımızın sayısı çok azaldı. Böylece meme kanserini erken evrede tanıma ve tedavi etme şansımız oluyor.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 1729 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Sporsuz yaşam pankreas kanseri riskini artırıyor25 Ocak 2013 Cuma 13:52
  • Akciğer kanserine karşı koruyucu besin diyeti21 Aralık 2012 Cuma 17:23
  • Kanser tedavisi14 Aralık 2012 Cuma 09:18
  • Kanser ameliyatları ve lazer!09 Kasım 2012 Cuma 10:53
  • Kanserden yeşil çay içerek korunun02 Kasım 2012 Cuma 11:05
  • Bu gıdalara dikkat!13 Ekim 2012 Cumartesi 12:20
  • Maitake mantarı kanser tedavisinde çok etkili!28 Eylül 2012 Cuma 14:38
  • Polyerga proteini kansere karşı21 Eylül 2012 Cuma 21:08
  • Kanser tedavisinde alternatif tıp riski03 Eylül 2012 Pazartesi 16:44
  • Kansere karşı yeşil çay03 Eylül 2012 Pazartesi 16:38
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim