• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -6 °C
  • İstanbul 3 °C
  • Bursa -3 °C
  • Antalya 7 °C
  • İzmir 3 °C

Kıdem tazminatı ne getirecek?

Kıdem tazminatı ne getirecek?
Hükümet, çalışanlar ile patronlar arasında ortak noktayı bulmaya çalışıyor. Tazminatı fonda toplamayı hedefleyen devlet de problemin bir parçası halinde.

Oğuzhan Müezzino

Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı yıl sonuna kadar özel istihdam büroları aracılığıyla kıdem tazminatının yeniden tanımlanması ve geçici sürelerle çalışmayı kolaylaştıran bir düzenlemesihazırlığında. Çalışma hayatına yönelik düzenlemearasında kıdem tazminatı sisteminin değiştirilmesi de var. Kıdem tazmitanın yeniden yapılandırılmasına yönelik, hükümet tarafları bilgilendirdi. Mevcut durumda işçiler bir yıllık çalışma karşılığında bir aylık brüt maaş kadar net parayı kıdem olarak hak kazanıyorlar. Ama devlet işçilerin sadece yüzde 10'u kıdem alabiliyor geriye kalan yüzde 90 bu haktan yararlanamıyor diyerek tarafları uzlaştırmaya çalışıyor. Hükümetin önerisindeki en önemli madde ise bir fon kurulması. Bu sayede işçiler kıdem tazminatlarını işveren ile muhattap olmadan fondan alabilecek. Fakat buradaki sorun bu sefer kıdem tazminatının ne kadar olacağında kilitleniyor. İşçi kesimi eski hakkı olan 30 güne denk gelen bir maaşta ısrar ederken, işveren kesimi 30 günü elinden geldiği kadar aşağı çekmeye çalışıyor. Şu anki uygulamada da şirketler kıdem için karşılık ayırıyor gözüküyor ama kasalarında öyle bir para tutmuyorlar. Sadece kıdem ödemek zorunda kalınınca toplu para ödeniyor. Kıdem tazminatını ve işin içinden nasıl çıkabileceğini uzman isimlere sorduk. İşte cevapları:

Masum Türker (Eski Devlet Bakanı)

İç borçlanma için kaynak olur


Kıdem tazminatı 1980 yılında benim tez konumdu. O dönem tüm fonları inceledim. Yurtdışında emeklilik fonları ile karşılanan bir ödeme şekli olarak uygulanıyor. Bir yıla bir ay olarak. Ancak bu tazminatın 15 günden 30 güne çıktığı 1974'te mecliste çok konuşuldu. O dönemin plan komisyonu bunu 'işverenler gider olarak gösterecek' dedi ama Maliye Bakanlığı kabul etmedi. 1977'den sonra da işverenler kıdem tazminatını vergiden ödeyemeyince bu sefer kıdem tazminatı fonu oluşturulma fikri ortaya çıktı. İşçiler bunu da kabul etti ama bu sefer de işverenler kabul etmedi. O'da olmadı. Doğru olan 30 gün hesabından her yıla fona bu parayı devretmek. Hak edildiğinde de bu para işçiye verilmeli. İşsizlik sigortası gibi. Ondada işveren ödüyor. İşçi hak ettiğinde gidip her ay parasını alıyor. Devlet fonda biriken parayı enflasyondankorumak için bu paraya yüzde 2 faiz vermeli. İşçi sendikaları ve işveren sendikaları bu konuda muhattap kabul edilmeli. Bu para başka konular için harcanmayacaktır maddesi konulmalı. Para yalnız devlet tahviline yatırılabilir. Devlette iç borçlanmasını buradan karşılayabilir. Devlet burada taraf değil birgüvencedir.

Osman Arolat (Dünya Gazetesi)

Yeni bir model gerekli

Kıdem tazminatı bizim sistemimiz içinde emeğin hakkının korunması ve emekliliğe adım atarken emeklilerin bir birikime sahip olmasını getiren bir modeldi. Ancak, bu zaman içerisinde ciddi bir işlevlik kazanmadı. Kıdem tazminatı hakkını alabilenler yüzde 5'ler seviyesinde kaldı. Bu nedenle yeni bir modeleihtiyaç olduğu görülüyor. Bu model tartışmasında paranın bir fonda toplanması şeklinde söyleniyor. Ancak Türkiye'de fonların kullanımında da eskiden sorunlar yaşandı. Bu yüzden işçi ve işveren taraflarının içinde yer aldığı, kamunun katılımı ile yeni ve sağlıklı bir model oluşturulmasına ihtiyaç var. Görüdüğüm kadarıyla bu konuda tarafların kabul edebileceği bir çözüme ulaşılmış değil. Çözüm için zamana ihtiyacımız var. Devlet kendine fon oluşturmak istemiyor. Daha önce çok hata yapıldı bu konuda, bunda o hatalar yapmayacaktır.

Rifat Hisarcıklıoğlu (TOBB Başkanı)

Önce çalışma tamamlanmalı

Ortada somut bir veri yok. Hükümetin çalışması beklenmeli. Ne olduğunu görmeliyiz. Bu nedenle Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği "Fon"a karşı demek yanlış olur.

Ergun Atalay (Türk İş Başkanı)

İşçi hakları korunmalı

Türk İş olarak işçi haklarının kaybolmasına neden olacak hiçbir işin içinde olmayız. Ama Türkiye'de kıdem tazminatını alamayan çok sayıda işçi var. Yeni çalışanlarla ilgili olumsuzluk oluşturacak modele girmeyiz. 30 günlük hakkı 20 güne indirirlerse de bu iş olmaz. Mevcut yapı devam etsin deriz Türk İş olarak. Bu paraların fonda birikmesine de karışıyız. Çünkü biz 15 yılda nema paralarımızı alamadık. Çok sıkıntı yaşadık. İşçilerin haklarını koruyacak, onların tazminatlarını azaltmayacak her türlü modelin deyanındayız.

Osman Altuğ (Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi)

Devlet taraf olmamalı

Sorunun çözümü şundadır. Kıdem tazminatını muhafaza etmeliyiz. Bunu yapmak için işveren iflas ederse, iflas ertelemesi isterse işçinin kıdem tazminatı alma şansı yok. Burada kaç gün kıdem tazminatı olduğu önemli. Bunu da özel sigorta kapsamına almalıyız. İşveren her ay yetkili şirkete ödeme yapmalı. Bu para sigorta şirketinde kalmalı ve tazminat için işçiye ödenmeli. Kıdem tazminatı yıllara dayalı olduğu içinişveren bunu masraf olarak yazmıyor. İşveren kıdem tazminatını masraf yazarak bu modelde vergiden düşebilecek. Sigorta tazminatında da devletten bir bekleyiş olmaz. Devlet bu fonu oluşturursa o zaman devlete bir fon sağlanmış olur. Devletin burada taraf olmaması lazım. Kendine fon oluşturursa taraf olur. Devlet bunu bir borç olarak işverenden alıp işçiye ödemek istiyor. Bu bir model sorunudur. Kıdem tazminatı özel sigorta kapsamına alınmalıdır.

Mahmut Arslan (Hak İş Başkanı)

Fon'u destekliyoruz

Birincisi mevcut kıdem tazminatı ile ilgili mevzuattaki sorunların çözümünü sağlamalıyız. 1974 yılında yürürlüğe giren düzenlemeler çok yetersiz. Onun için Hak-İş olarak biz mevcut mevzuatta işçinin lehine olan maddelerin kalmasını, aleyhine olan maddelerinde değişmesini istiyoruz. Birinci önceliğimiz bu. Şu anda özel sektörde çalışan 100 işçinin 90'ı kıdem tazminatını alamıyor. Neden? Çünkü; işveren yasal boşluklardan yararlanıyor. Çalışanını sürekli sigortadan girdi çıktı gösteriyor. Bu da kıdem tazminatı hakkını işçinin elinden alıyor. Bakın! 2011 yılında Sosyal güvenlik kurumundan 12 milyon 500 bin işçi için çıkış bildirgesi verilmiş. Bu sayının sadece yüzde 10'u bir yıldan fazla süredir o işyerinde çalışan geriye kalan yüzde 90 ise bir yılı doldurmayanlar. Demek ki işveren adaletli değil. İşçi haberi olmadan işten çıkartılıyor sonra yeniden işe alınıyor. Bu yasal boşluk mutlaka önlenmeli. Büyük bir mağduriyet yaşanıyor. Bütün çalışanlar kıdem tazminatlarını alabilmeli. Bunun için mutlaka bir fon oluşturulmalı. Bu fikrimizi 1999 yılında oluşturduğumuz ve 2002 yılında yayınladığımız bilim kurulumuzun raporu ile de açıkladık. Bu fon o dönemde de olmalı dedik bugünde olmalı diyoruz. Devlet güvencesi mutlaka olmalı. Burada devlet taraf olur diyerek karşı olanlar var. Ama devlet burada işçinin hakkını koruyacaktır. Parayı koruyacaktır. Primini yatırmayan işverene baskı yapacaktır. Devlet bir güvencedir. Bunu her sosyal devlet yapıyor. Bizde yapmalıyız. İşsiz sigortasında da devlet güvencesi var. Devlet burada taraf değil bir güçtür. ve olmalıdır.

Seyfettin Gürsel (BETAM Direktörü)

Kıdem tazminatı % 4 azalacak

Düzenli bir ödeme olacağı için kıdem tazminatı düşecek. 12 ay çalışan bir aylık maaş kadar kıdem alacak diye bir kural yok. Yüzde 4 azalacak kıdem tazminatı. Burada işvereni de korumalıyız. Çünkü işverene çok yük gelirse ekonomik açıdan kötü olur. Sendika itiraz ediyor bu konuya. Benim önerim şu: Eski rejimde kalmak isteyen işçi kalsın, kalmak istemeyen bu modele geçsin. Hak ettiği ve kazandığı primlerini de işveren ile anlaşarak hallletsin. Modelin çıktığı tarihten sonraki hakları da fonda biriksin. Herkes kendisini temsil etmeli. İşçi sendikaları ve işveren sendikaları bu işin dışında tutulsun.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1714 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim