• BIST 98.314
  • Altın 144,038
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 21 °C
  • İzmir 24 °C

Nar, kanser savaşçısı bir meyve

Nar, kanser savaşçısı bir meyve
Profesör Doktor Canan Karatay açıklamalarda bulundu...

Diyetinizde ekşi meyveler de mi yasak?

Meyve sularının şekerinin (früktoz) çok fazla olduğunu daha önce de söylemiştim. Früktoz, ısıtıldığı veya oynatıldığı zaman kısaca en tehlikeli trans yağa dönüşür. Ekşi denilen leyvelerin de früktoz miktarı yüksektir. Ekşi olmalarının nedeni, asit eriklerinin biraz daha fazla olmasıdır, früktoz içeriği olan her yiyecek ve cek (meyve suları, şuruplar, ekşi ve lı pekmezler gibi) insülin direncinin ilişmesine ve ilerlemesine neden ır. Kan insülin düzeyi 5 IU/ml'nin istüne çıkmaya başladığı andan iren hücresel düzeyde 'dismetabolik' bozukluklar başlamaktadır, smetabolik bozukluklar (diyabet, erlipidermi gibi) sinsi bir şekilde işerek ileri yaşlarda dejeneratif hastalıklara neden olur.

Nar için kanser savaşçısı deniyor, doğru mu?

Nar, şekeri yüksek olmasına rağmen en güçlü antioksidan içeren meyvelerdendir. Yapılan çalışmalar mesane kanserini önlediğini göstermiştir. Beyaz kısmı ve çekirdeği ile birlikte bütün olarak yenmelidir.

Kanser tedavisi sırasında tatlı yemek yasak mı?

Geleneksel olarak şeker ve tatlıların vücudun direncini artırdığı kanısı yaygındır. Aslmda tam tersine şekerli ve yüksek karbonhidratlı yiyecekler bağışıklık sisteminin ve organizmanın zayıflamasına neden oluyor. Diğer bir gerçek de, insülin ve leptin direnciyle birlikte, tatlı ve şekerli gıdaların kanser hastalarının vücudunda oksidatif stresi ve trans yağları artırmasıdır. Meyve şekeri olan früktozun, az yağlı ve düşük kolesterollü diyetlerden çok daha zararlı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Kanser tedavisi gören hastaların veya kanser hastalıklarından korunmak isteyenlerin hem düşük glisemik indeksli hem de yüksek antioksidan içeren taze böğürtlen, karadut, çilek, yeşil erik, taze çağla, ahududu, kiraz, vişne, taze yabanmersini gibi meyveleri tüketmeleri önerilmektedir. Tedavi sırasında kanser hastalarının bağışıklık dirençlerinin yüksek olması gerekir. Bu süre içinde ve sürekli bir şekilde doğal köy tereyağı, soğuk sıkım sızma zeytinyağı, 2-4 adet kayısı kıvamında ya da hafif ısıda omlet olarak pişirilmiş doğal köy yumurtası yemeleri gerekir. Her gün yüksek doz Omega-3 ve ketentohumu yağı mutlaka kuvvetli bir antioksidan ile birlikte alınırsa kanser hastalarının gücü ve direnci artar. Kemoterapinin yan etkilerini nispeten daha az sorunla atlatabilirler.

Kalp, yüksek tansiyon ve şeker genetik değil mi?

Bu hastalıklar genetik değildir. Herhangi bir bebek doğduğu zaman vücudunda 35 bin-40 bin kadar gen bulunur. Bu genlerin büyük bir çoğunluğu uykudadır. Uyumakta olan bu genler ancak dışarıdan bir etken ile uyarılmca uykularından uyanıverirler. Uyarılmaları da yaşam, beslenme biçimi ve çevresel faktörlerin etkileri sonucu meydana gelir. Bu nedenle, bilinçli bir şekilde sağlıklı yaşar ve sağlıklı beslenirsek hastalık nedeni olan genlerin uyanmaları mümkün olmaz. Uyandırılmış olan hastalıklar da tekrar uykularına döner ve tatlı uykularına devam ederler. işte bu sebeple ileri yaşlarda ortaya çıkan tüm dejeneratif hastalıklar önlenebilir hastalıklardır. Önlemek de elimizdedir. Karatay Diyeti'nde verilen önerilerle sağlığımızı korur hastalanmayız.

Et gut nedeni midir?

Bilinenin aksine kandaki ürik asidi et yemek yükseltmiyor. Yani gut hastalığının nedeni etli yiyecekler değil de şeker gibi aşırı miktarda tüketilen karbondihratlardır.

Yemeklerde kullanılan tereyağının miktarı önemli mi?

'Sağlıklıdır, yiyebilirsiniz' diyorum ama bu, 'yemeklerde gereğinden fazla kullanın' anlamı taşımıyor. Tereyağmı zaten oturup da yarım kilo yememize imkan var mı? Yemeklerin lezzetli ve damak tadmda olması için gerektiği kadar kullanılabilir. Miktar vermek doğru değil...

Bir ara zayıflamak için altın çilek furyası yaşandı. Ne diyorsunuz?

Altın çilek antropindir ve antropin de tansiyonu olanlar ve kalp hastaları için tehlikeli.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 3585 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim