• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 4 °C
  • Bursa 4 °C
  • Antalya 6 °C
  • İzmir 7 °C

Obez kadınlar en az nereye gidiyor?

Obez kadınlar en az nereye gidiyor?
Gelişmiş ülkelerde insanların yarısından fazlası obezite ya da fazla yağ dokusu denilen hastalığın etkilerine maruz kalıyor. Bunu bütün dünyayı tehdit ,..

Bunu bütün dünyayı tehdit eden bir salgın olarak değerlendiren uzmanlar, bu hastalığın artış hızının ürkütücü olduğunu dile getiriyor.

Türkiye’de obeziteyle ilgili son yapılan çalışmalar şişmanlığın kadınlarda yüzde 30’un üzerine çıktığını, erkeklerde ise yüzde 20’lere ulaştığını gösteriyor. Fazla kilolu insan oranının yüzde 50’leri aşması ise içinde bulunduğumuz durumun ürkütücülüğünü gözler önüne seriyor.

ABD BİRİNCİ!
Obez kişiler, bu gerçekler ışığında çok sayıda sağlık riskinemaruz kalıyor. Bunlar arasında; diyabet, tansiyon ve kalpdamar hastalıkları ilk sıralarda yer alıyor. “ABD, dünyada obez nüfusun en yoğun olduğu ülkelerden biridir” diyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Endokrinoloji veMetabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Obezite Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Taner Damcı, Türkiye’deki kadın obezite rakamlarının Amerika’ya yakın olduğunu, erkek obezitesi vemorbit obezite (aşırı şişmanlık) rakamlarında ise ABD’nin açık farkla önde gittiğini söylüyor.

Obezite ve şişmanlık aynı anlama gelmekle birlikte, halk arasında farklı iki kavramgibi algılanıyor. Prof. Dr. Damcı, insanlar arasında bu iki kavramın aynı olmadığı inancının hâlâ aşılamadığına dikkat çekiyor. Damcı’ya göre insanlar ‘obez’ dendiğinde bir hastalığı, ‘şişman’ dendiğinde ise görüntü farklılığını algılıyor ve bunların ikisinin bambaşka şeyler olduğunu düşünüyor.

BEDEN KİTLE İNDEKSİNİZİ HESAPLAYIN

‘Beden kitle indeksi’ şişmanlığın sınırlarını belirlemede en etkili yöntem olarak değerlendiriliyor. Beden kitle indeksi hesaplaması kilogram cinsinden vücut ağırlığının,metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde ediliyor. Çıkan sonucun 18.5-25 arasında olması hali normal kabul ediliyor. Sonucun 18.5’in altında olması ise kişinin zayıflığına işaret ediyor ve bu da hastalık belirtisi olarak kabul ediliyor.

Bedan kitle indeksi 25-30 arasında olan kişiler fazla kilolu, 30-40 arasındakiler obez (şişman), 40’ın üzerinde olanlar isemorbit obez (aşırı şişman) olarak nitelendiriliyor. Prof. Dr. Damcı, riskin 25’ten itibaren başladığını ve dünyanın değişik ülkelerinden bildirilen hastalık başlangıç rakamlarının 25 ve üzeri olduğunu dile getiriyor.

TOPLUMA KARIŞMAKTAN KAÇIYORLAR
Obezler arasında sıklıkla sorunlarıyla yüzleşmek yerine kaçmayı tercih edenlerle karşılaştıklarını söyleyen Damcı’ya göre, çözüm sürecinde çok sayıda olumsuzluk yaşanıyor. Obez hastalar arasında bilimsel olmayan yöntemler ilemucize olduğu iddia edilen ürün ve diyetlerden zarar görüp inançlarını kaybedenler bulunuyor. Bir bölüm hasta da sahip oldukları sorunla yüzleşmekten ve bu sorunun adını telaffuz etmekten bile korkuyor. Bu kişilerin büyük bölümünün toplumiçine çıkmak istememeleri ise dikkat çekici bulunuyor. Bu konuda yapılan kapsamlı bir araştırma, obez kadınların büyük bölümünün sinema ve restoranlara gitme oranının diğerlerine göre çok daha az olduğunu gözler önüne seriyor.

Bazı doktorlar hastayı mücadeleden UZAKLAŞTIRIYOR
PROF. Dr. Taner Damcı, obezite konusuna odaklı çalışmayan hekimlerin hastayı değerlendirip yönlendirmede bazı eksiklikler yaşadıklarına dikkat çekiyor. Kalp doktoruna giden bir hastaya doktor, “Kilo vereceksin” dediğinde, hasta aynı şeyi ortopedistinden ya da kadın doğumcusundan da duyuyor ve alışılagelen “Kilo vermeden sakın karşıma çıkma” cümlesi olumsuz bir algılama yaratıp mücadeleyi bırakma sürecini hızlandırıyor. Doktorun hastaya zayıflama sürecinin üstesinden nasıl geleceğini açıklamaması hastayı tedaviden uzaklaştırmakla kalmıyor moralini bozarak başarısızlık hissi yaşamasına da yol açıyor.

İlkokul öğrencilerine göre ŞİŞMANLIK APTALLIK
ABD’de ilkokul öğrencilerine iki fotoğraf gösteriliyor. Bunların biri şişman, diğeri normal kiloda olan kişilere ait. Çocuklara fotoğraflarda gördükleri kişilerin özellikleriyle ilgili düşünceleri sorulduğunda, ortaya çarpıcı bir sonuç çıkıyor. Çocukların yüzde 60’ı obez kişinin fotoğrafıyla ilgili olarak ‘aptal’ yorumunda bulunuyor. Toplumda böyle bir mesaj olmadığı halde böyle bir algılama bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Damcı, “Çocuklara bu algıyı erişkinler veriyor” diyor. Obezliğin okul ve aile içinde bile alay edilmeyi gerektiren bir özellik olarak görülmesi, kalıcı travmaya yol açıyor.

Obez çocuk okulda ALAY KONUSU OLUYOR

PROF. Dr. Taner Damcı, ABD’de, obezlerin toplumda negatif ayrımcılığa uğradıklarını gösteren çok sayıda araştırma yapıldığını ve bunların çok çarpıcı sonuçları olduğunu söylüyor. Bu konudaki en önemli örneklerden biri obez çocukların okullarında kötü muamele görmeleri. Obez çocukların arkadaşları arasında alay konusu olup küçümsenmeleri, onların gelecekteki yaşamlarını olumsuz şekilde etkiliyor. Bu durum çocuklarda içe kapanma ve toplumdan uzaklaşma gibi reaksiyonlara neden olup, ömür boyu taşınacak bir yüke dönüşüyor. Yapılan araştırmalar, obezlerin üniversiteye girme oranlarının, üniversite başarılarının ve meslek gelirlerinin daha düşük olduğunu gösterirken; işe alınma konusunda da ciddi bir eşitsizlikle karşı karşıya kaldıkları ortaya çıkıyor. Bu konunun sadece sağlık boyutunda ele alınmasının eksik olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Damcı’ya göre, işin sosyal ve psikolojik boyutunun göz ardı edilmemesi gerekiyor.

CEYDA ERENOĞLU

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2616 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Beyaz çayın bilinmeyen faydaları07 Kasım 2016 Pazartesi 15:39
  • Sporcular egzersiz sonrası en az 500 ml. süt içmeli21 Ekim 2016 Cuma 13:38
  • Spor yaparken kilo vermenize yardımcı besinler nelerdir?19 Ekim 2016 Çarşamba 15:30
  • Fazla vitamin kullanımı hastalık nedeni17 Ekim 2016 Pazartesi 11:49
  • Metabolizmanızı kış uykusuna yatırmayın14 Ekim 2016 Cuma 10:02
  • Ketojenik diyet nedir?27 Eylül 2016 Salı 09:12
  • Şeker şirketleri yağı günah keçisi yapmış!21 Eylül 2016 Çarşamba 17:47
  • Karatay'dan 'kaya tuzu' önerisi17 Eylül 2016 Cumartesi 18:53
  • Düzenli beslen, obeziteyi yen!06 Eylül 2016 Salı 07:22
  • Benekli muzlar daha sağlıklı10 Ağustos 2016 Çarşamba 15:03
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim