• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 31 °C
  • İstanbul 29 °C
  • Bursa 34 °C
  • Antalya 32 °C
  • İzmir 37 °C

Özel Sağlık Kuruluşları Zorda

Özel Sağlık Kuruluşları Zorda
Özel sağlık kuruluşları, her geçen gün biraz daha fazla sıkıntıya düşürülüyor. Sağlık Bakanlığı’nın 15.02.2008 tarihli “özel sağlık kuruluşları” hakkındaki yönetmeliği ile pek çok yatırımcı ve hekimin kıt imkanlarıyla kurulan tıp merkezleri ve dal merkezl

Özel sağlık kuruluşları, her geçen gün biraz daha fazla sıkıntıya düşürülüyor. Sağlık Bakanlığı’nın 15.02.2008 tarihli “özel sağlık kuruluşları” hakkındaki yönetmeliği ile pek çok yatırımcı ve hekimin kıt imkanlarıyla kurulan tıp merkezleri ve dal merkezleri, kapanma noktasına gelmiştir.

Bu tür bilgileri, özel sağlık kuruluşlarının yöneticileri, bildiri yayımlayarak, gazetelere ilanlar vererek kamuoyuna duyurmaya çalışmaktadır. Görüştüğüm pek çok hekim ve özellikle Türkiye Sağlık İşletmeleri Derneği yönetici ve üyeleri, özel sağlık kuruluşlarının zor günler geçirdiğini anlatıyorlar.
Şu anda sanırım Türkiye’de sayıları toplamda 3 bini bulan özel hastane, poliklinik, tıp merkezi ve dal merkezi bulunmaktadır. Buralarda 160-170 bin çalışanın olduğu ifade ediliyor.
Türkiye’de sağlık hizmetlerindeki iyileşme, hizmet alımının kolay hale gelmesi son 5 yıl içerisinde gerçekleşmiştir.
Bu son 5 yıl içerisinde bir başka gelişme de özel hastane, tıp merkezi ve dal merkezlerinin yüzde 90’ının bu dönemde açılmış olmasıdır. Bir başka şekliyle Türkiye’deki bu 3 bin sağlık kuruluşu, yöneticilerin manevi teşvikleriyle açılmıştır. Özel sağlık kuruluşlarının en küçüğü diyebileceğimiz bir polikliniğin bile açılması ve ruhsatlandırılmasının maliyeti çok yüksektir. Tıp merkezleri, dal merkezleri ve buralardaki ithal malzemeleri de düşünürsek, bu kuruluşlar için yatırımın ne kadar yüksek olduğunu daha iyi anlamış oluruz. Ancak, sağlık politikalarındaki son gelişmelerle çıkarılan tebliğ ve yönetmeliklere bakacak olursak, özel sağlık kuruluşlarının sıkıntıya düşeceğini, çoğunun ise kapanacağını anlamak zor olmayacaktır.
Sağlıktaki reformlar ya da “dönüşüm programlarıyla” elbette kurumların fiziki yapıları da iyileştirilmelidir. Özel sektörde aranan şartların kamu sağlık kuruluşlarında da aranmasıyla ancak sosyal devletten, adaletten bahsedilebilir.
Son 5-6 yıl içerisinde ve daha önceden açılmış olan sağlık kuruluşlarının bazılarının fiziki yapılarının günümüz şartlarına uymadığı da doğru olabilir. Yönetim, geleceği de düşünerek sağlıkta istediği şartları, bilimsel çalışmalar neticesinde hazırlayıp, izin vermeliydi.
Hangi dönemde verilirse verilsin 10 yıl geçmeyen ruhsatlı sağlık kuruluşlarına ömrünü tamamlamış kurum muamelesi yapmak, kanımca hata olur.
Nasıl ki, çok büyük alışveriş merkezlerinin açılmasıyla mahalledeki bakkal ve manav gibi dükkanlara “sizi kapatacağım, daha büyükleri açıldı” demek doğru değilse sağlık kuruluşlarında da dünkü yönetmeliklerle kurulmuş olanlarına “Bugünkü yönetmeliğe uymuyorsun” demek, yanlış olur diye düşünüyorum. Ülkemize hizmet için çakılan her çivinin milli servet olduğu düşünülerek ondan faydalanılmalıdır.

Sonuç olarak: Her sektörde olduğu gibi, özel sağlık alanında küçük ya da büyük, yatırım yapanlara da kamu desteği devam etmelidir.

Bu haber toplam 562 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim