• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 14 °C

Paran kadar sağlık dönemi

Paran kadar sağlık dönemi
Tüm vatandaşlar için doğuştan kazanılmış bir hak olmanın yanı sıra Anayasal bir hak da olan sağlık hizmetleri, hükümetin yaptığı düzenlemelerle adım adım paralı hale getiriliyor.

Tüm vatandaşlar için doğuştan kazanılmış bir hak olmanın yanı sıra Anayasal bir hak da olan sağlık hizmetleri, hükümetin yaptığı düzenlemelerle adım adım paralı hale getiriliyor.

Sağlığın paralı olmasında bir adım da Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamasıyla atıldı. Toplumsal ihtiyaçların değil kârın esas alındığı; yurttaşlardan sağlık primi, katkı ve katılım paylarının alınmasının devreye girdiği zorunlu Genel Sağlık Sigortası (GSS) sisteminin can yakıcı maddeleri 1 Ocak 2012’de yürürlüğe girdi.

SSGSS’ye KARŞI YOĞUN BİR MÜCADELE YÜRÜTÜLDÜ

Hükümetin Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasası’nı TBMM gündemine getirdiği 2006 Şubat ayından bugüne kadar KESK, DİSK, TMMOB ve TTB başta olmak üzere kimi sendika, meslek örgütü ve dernek tarafından birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirildi. Yapılan eylem ve etkinliklerde sürekli olarak; “Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısının artırılacağı; emeklilik maaşlarının azaltılacağı; asgari ücretin üçte birinden fazla gelire sahip olanlardan GSS priminin kesileceği;, memur aylıklarının GSS prim kesintisi nedeniyle yüzde 5 oranında düşeceği; prim ödeyemeyenlere sağlık hizmetinin verilmeyeceği; muayene, tetkik ve tedavinin her evresinde katkı payı adı altında ek ödemenin yapılacağı; bazı hastalıkların sigorta kapsamı dışına çıkartılacağı; sağlığın hak olmaktan çıkarılarak, parası olanın parası kadar sağlık hizmeti alacağı” anlatıldı.

Yasanın ilk gündeme geldiği 2006 yılında söylediklerimiz bugün yaşama geçirilmiştir.

2006 yılından bu yana ülke genelinde olduğu gibi Çaycuma’da da söz konusu yasaya karşı kimlerin ne yaptığına ise halkımız ve gazetelerin arşivleri tanıktır. Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliğinin çağrısı üzerine sendika, dernek, oda ve siyasi partilerin de aralarında bulunduğu on dokuz kuruluşun (Selüloz-İş, T. Haber İş, Belediye İş, Eğitim Sen, SES, Haber-Sen, BES, Tüm Bel-Sen, TMMOB, T. Eczacıları Birliği, S. Muhasebeci ve M. Müşavirler Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Ziraat Odası, T. İşçi Emeklileri Derneği, ADD, CHP, DSP, SHP, ÖDP) oluşturduğu; “Herkese Sağlık, Güvenli Gelecek Çaycuma Platformu” SSGSS’ye karşı yoğun ve etkili bir mücadele yürüttü.

GSS’NİN CAN YAKAN HÜKÜMLERİ OY KAYGISIYLA SÜREKLİ ERTELENDİ

12 Eylül 2010 Referandumu ve 12 Haziran 2011 genel seçimleri nedeniyle (oy kaybetme kaygısıyla) Genel Sağlık Sigortası’nın (GSS) uygulaması zorunlu olan bazı can yakıcı hükümleri 1 Ocak 2012 tarihine ertelenmişti. 1 Ocak 2012’de ikinci aşaması yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemiyle hangi hak kayıplarının olduğu sağlık örgütleri ve sendikalar tarafından açıklandı.*

Sağlıkta büyük başarılar kazanıldığı yalanıyla uzun süredir propaganda yapan AKP nin sağlık politikalarının gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Söylenen yalanların sonuna gelinmiştir. AKP, emekçilerin uzun yıllardır büyük mücadelelerle elde ettiği sağlık hakkını adım adım yok etmektedir. Ücretsiz olacağı söylenen aile hekimlerine para, hastanelere para, ilaca daha çok para verilecektir.

SIRADAKİ UGULAMA İSE KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİ YASASI

AKP Hükümetinin sıradaki uygulaması ise,‘Sağlıkta Dönüşüm’ adı altında sağlığı piyasalaştırma (paran kadar sağlık hakkı) programının son ve tehlikeli bir adımı olan Kamu Hastane Birlikleri Yasası’dır. Kamu hastanelerini tek çatı altında toplayıp daha sonra özelleştirilmesini öngören Kamu Hastaneleri Birlikleri Yasası geçtiğimiz kasım ayında bir kanun hükmünde kararname ile yürürlüğe konuldu.

Şu anda altyapısı hazırlanan ve bir yıl içinde uygulanacak olan bu yasa; hastaneleri ticarethane, sağlığı alınıp satılan mal, hastaları müşteri, sağlık çalışanlarını ise iş güvencesizden yoksun (sözleşmeli ve taşeron) hale getirecektir. Kamu Hastane Birlikleri Yasası’yla hastanelerin başlarına CEO’ların atanması; hastanelerin A, B, C, D, E diye beş sınıfa ayrılması ve vatandaşın parası hangi sınıf hastaneye yeterse oraya gitmesi; “verimsiz” olduğu tespit edilen hastanelerin durumunun gözden geçirilerek kapatılması veya devredilmesi; personel giderleri dahil tüm giderlerin hastane gelirleriyle karşılanması; hastanelerin satılabilmesi, kiraya verilmesi, işletilmesi veya işlettirilmesi hedeflenmektedir.
Başta da belirtildiği gibi sağlık hakkı, tüm vatandaşlar için doğuştan kazanılmış ve Anayasal bir haktır. Sağlık hakkı, alınıp satılan bir mal değildir. Adilce toplanan vergilerden herkese; eşit, ücretsiz, nitelikli ve kamusal bir sağlık hizmetinin sunulması mümkündür.

Sağlık hakkı için düne göre daha çok mücadele etmekten başka bir yol görünmüyor…

*Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi


* 1 Ocak 2012’de ikinci aşaması yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemiyle hangi hak kayıplarının olduğu
aşağıdaki linklerde görülebilir.

http://www.saglikaktuel.com/haber/genel-saglik-sigortasi-gss-zorunlulugunda-ikinci-asama-1-ocak-2012de-basladi-22991.htm


İsmet Akyol / Evrensel.net

Bu haber toplam 1820 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim