• BIST 106.390
  • Altın 141,861
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1152
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 27 °C
  • Bursa 26 °C
  • Antalya 30 °C
  • İzmir 28 °C

Proteinden zengin diyetler böbrek taşlarına neden oluyor!

Proteinden zengin diyetler böbrek taşlarına neden oluyor!
Böbrek taşlarının oluşumuna pek çok etken yol açsa da, tüketilen besinlerin türü de ayrı bir önem taşıyor. Örneğin kilo vermek için uygulanan hayvansal proteinden zengin, karbonhidratdan düşük diyetler böbreklerde taş oluşumunu kolaylaştırıyor!

Toplumlar arasında farklılık göstermekle birlikte genellikle her 10 kişiden biri, yaşamı boyunca en az 1 kez böbrek taşıyla ilgili bir sorun yaşıyor. Çok değişik sayıda, büyüklükte ve yapıda olan böbrek taşları idrar akışına engel olmuyorlarsa ağrıya yol açmıyor. Ancak özellikle aniden oluşmuş ve idrar yollarını tümüyle tıkayan böbrek taşları ‘doğum sancısından’ bile kötü olarak tarif edilen şiddetli ağrılara neden olabiliyor. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren, böbrek taşlarının oluşumunda genetik etkenler, yetersiz sıvı tüketimi ve kullanılan bazı ilaçlar gibi pek çok etkenler rol oynasa da, bazı besinlerin aşırı tüketilmesinin de ayrı bir önem taşıdığına dikkat çekerek, “Örneğin kilo vermek için uygulanan yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetlerde alınan yüksek hayvansal proteinler taş oluşumunu kolaylaştırıyor. Çünkü idrarda kalsiyum, oksalat ve ürat atılımı artıyor ve idrardaki koruyucu madde sitrat azalıyor. Dolayısıyla özellikle bünyesi böbrek taşı oluşumuna yatkın olan kişilerin beslenme tarzlarına ayrı bir önem vermeleri gerekiyor” diyor!

 

Doğru beslenin,  böbrek taşını önleyin

Beslenme alışkanlıklarına dikkat edildiği takdirde böbrek taşlarının oluşma veya mevcut taşların büyüme riskleri azaltılabiliyor. Böbrek taşlarının yapısında bulunan kalsiyum, oksalat, ürat ve sistin gibi maddelerin bir kısmı vücut içinde üretilirken, bir kısmı da beslenme yoluyla alınıyor. Bu maddeler fazla miktarlarda alındıklarında idrarla atılırken idrar yollarında kristaller halinde çökebiliyor. Alınan sıvının yetersiz olması ve bunun sonucunda idrarın daha yoğun hale gelmesi de bu çökme olayını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla bünyesi böbreklerde taş oluşumuna uygun olan kişilerin bu maddeleri içeren besinleri tüketirken dikkatli olmaları gerekiyor. Ayrıca idrar yollarında taşların çökmesine engel olan sitrat gibi maddelerden zengin besinlerin ise tam aksine tüketiminin arttırılması da böbrek taşlarının oluşum riskini büyük oranda azaltıyor.

 

NELER YEMELİ,  NELERDEN KAÇINMALI?

 

Kalsiyum, oksalat, ürat, sistin… Böbrek taşları birçok farklı maddeden oluşabiliyor. Dolayısıyla böbrek taşlarının oluşumunun önlenmesinde etkili olabilecek besinleri tüketmek için öncelikle vücutta oluşan taşın türünü bilmek gerekiyor. Üroloji uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren, taşların özelliklerine göre beslenme alışkanlığında dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor:

 

·  Protein tüketiminde aşırıya kaçmayın: Kırmızı et, sakatat, tavuk ve deniz ürünleri gibi hayvansal proteinlerin fazla tüketilmesi böbrek taşı oluşumunu tetikliyor. Bu tür hayvansal proteinleri fazla tüketenlerin idrarlarında kalsiyum, oksalat ve ürat gibi maddelerin miktarı artarken taş oluşumu için koruyucu bir madde olan sitratın miktarı azalıyor. Bu nedenle kilo vermek için yapılan yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetler taş oluşumunu kolaylaştırıyor.

·  Kalsiyumu kısıtlamanıza gerek yok: Taşların büyük kısmı kalsiyum içeriyor olsa da diyetteki kalsiyum alımının kısıtlanması oksalatın bağırsaklardan daha fazla emilimine yol açarak taş oluşum riskini artıyor. Bu nedenle yemekler sırasında süt, peynir ve yoğurt gibi kalsiyumdan zengin besinlerin makul miktarlarda tüketimi riski arttırmadığı gibi beraberinde oksalattan zengin besinler de yeniyorsa riski azaltıyor.

·  Oksalattan zengin besinleri ölçülü tüketin: Taşların büyük bir çoğunluğu aynı zamanda oksalat içeriyor. Ispanak gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, bamya, çilek, domates, armut, kuruyemiş, çay, kahve ve çikolata gibi birçok yiyeceğin içinde bol miktarda bulunan oksalat maddesi ayrıca vücut içinde de üretiliyor. İdrarla atılan oksalatın yüzde 10-15'den daha azı diyetle alınan oksalat olduğu için bu konuda katı bir diyet yapmaya gerek yok. Ancak bu tür yiyeceklerin makul miktarlarda tüketilmesinde fayda var.

 

·  Tuzluğu sofradan kaldırın: Fazla tuzlu beslenenlerde de idrarla kalsiyum atılımı artıyor. Kalsiyum idrarla atılırken idrar yollarında çöküp böbrek taşlarına neden olabiliyor. Bu nedenle vücudunuz taş oluşumuna yatkınsa tuz tüketimini mutlaka azaltmanız, aşırı tuzlu besinlerden kaçınmanız, yemeklerin içinde bulunan makul orandaki tuzla yetinmeniz gerekiyor. Özet olarak, günlük tuz alımınız 2.5 gramı, yani yaklaşık yarım çay kaşığını geçmesin.

·  Limon ve portakal suyu için: Özellikle idrardaki sitrat maddesi taş oluşumuna karşı koruyucu etkiye sahip bir madde. Limon ve portakal suları sitrattan zengin içecekler oldukları için bu içecekleri düzenli olarak tüketmenizde yarar var.

 

Bol bol su için

Alınan sıvının yetersiz olması idrarın daha yoğun hale gelmesine, bunun sonucunda da kristallerin idrar yollarında çökmesine yol açabiliyor. Bu nedenle böbrek taşlarının oluşumuna engel olabilmek için öncelikle bol su içme alışkanlığı edinmelisiniz. Bunun için de idrar miktarının 1,5-2 litreyi bulmasına ve idrar renginizin su gibi olmasına yetecek kadar su tüketin. Bol su içmek aynı zamanda taşların düşürülmeye çalışıldığı süreçte büyük önem taşıyor. Ne kadar çok su içer ve idrar üretirseniz taşın düşürülmesine o kadar çok katkı sağlarsınız.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Bu haber toplam 2001 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mor lahananın faydaları ilaç gibi11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Probiyotik birçok derde deva04 Temmuz 2017 Salı 17:38
  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin01 Temmuz 2017 Cumartesi 12:34
  • Enerji İçeceği Satışına 18 yaş sınırı01 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmelerine dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 08:31
  • Aşırı sıcaklarda su tüketimi artırılmalı30 Haziran 2017 Cuma 09:30
  • Yaz aylarında Omega 3 yağ asitleri tüketimi aksatılmamalı29 Haziran 2017 Perşembe 12:35
  • 5 kilogram ete, 8,5 kilogram elmaya bedel28 Haziran 2017 Çarşamba 07:39
  • Tavukta büyük tehlike22 Haziran 2017 Perşembe 14:27
  • Bayramda merdiven altı üretime dikkat22 Haziran 2017 Perşembe 14:00
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim