• BIST 108.153
  • Altın 154,025
  • Dolar 3,8325
  • Euro 4,5073
  • Ankara 3 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 11 °C
  • İzmir 9 °C

Ramazan için en riskli hastalıklar hangileridir?

Ramazan için en riskli hastalıklar hangileridir?
Ramazan'ın başlamasına günler kaldı. Peki bu ay için en riskli hasta grupları kimler? O hastalar bu ay içinde nasıl beslenmeli? İftar ve sahuru nasıl yapmak gerekir? Dr. Özgür Şamilgil anlattı...

Kalp-damar hastaları ve yürek yetersizliği olanlar, inme geçirmiş hastalar nasıl beslenecekler?

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 60'sı, kanımızın fazla devasa bir kısmı yüzde 92 kadarı sudan oluşmaktadır. Kalp damarlarında darlıklar olan kişilerin oruç nedeniyle uzun süre susuz kalmaları kanın koyulaşmasına sebep olabilir. Koyulaşmış kan, daralmış yerlerden geçerken pıhtılaşarak birden damarda tıkanmaya yani yürek krizine yol açabilir. İftarla sahur arsında kalan 7 saatlik süreyi iftar sırası, yatmadan evvel ve sahurda olacak şekilde üçe bölerek dengeli bir şeklide sıvı tüketmek gerekmektedir. Oruç saatlerinde terle su kaybına mani olmak için sıcakta dolaşmamak, vücudun ısısını arttırmamak için çok hareketten kaçınmak gerekmektedir. Gün içinde idrar renginin koyulaşması su kaybının mühim bir göstergesidir. Bu durumda kan basıncını koruma refleksleri devreye girer. Damarlar daralır, yürek ritmi hızlanır ve hatta ritm bozukluğu ve tansiyon yükselmesi görülebilir.

İftar ve sahurda kana yavaş su geçişi sağlayacak şeklide kabuklu salatalık, karpuz, kayısı gibi sulu meyveler tüketmek ani sıvı yüklenmesine bağlı yürek yetersizliği riskini azaltacaktır.

Özellikle idrarla sıvı kaybına sebep olmamak için sahurda idrar söktürücü sıfatı nedeniyle çay ve kahve tüketilmemelidir.

İdrar söktürücü ilaç kullananların hekimlerine danışmadan oruç tutmamaları gerekmektedir.

Kalp hızını yavaşlatan bazı yürek ilaçları da uzun süren açlık ve susuzluk döneminde ani tansiyon düşüklüğü ve bayılma riski yaratabilir.

En riskli hasta grubu şeker hastalarına iftar ve sahur önerileri…

Oruç açısından en riskli hastaların başında şeker hastaları gelmektedir. Kan şekerini dengeleyen sistemin bozuk olması oruç sırasında ani şeker düşüklüğü ve veya susuzluğa bağlı koma, tansiyon düşüklüğü, bayılma ve zaten şeker hastalığından etkilenmiş olan böbreklerin yetersizliğe girmesine, damarlarda pıhtılaşmaya bağlı yürek krizi ve inmeye sebep olabilmektedir. Bu risklere karşın oruç tutacak olanların hiç olmazsa, üç anne öğün olacak şekilde iftar ve sahur arası bir anne öğün planlaması gerekmektedir.

Kana hızlı karışan şekerli gıdalar şeker hastalarında fazla daha risklidir.

Şeker hastaları için riskli gıdalar hangileridir?

Beyaz unlu gıdalar; ekmek, pide, pizza, börek, poğaça, kek, kurabiye, ayrıca pirinç, patates. Şerbetli tatlılar mesela tulumba tatlısı, baklava, şekerpare, revani, lokma, kadayıf, künefe, şöbiyet, kemalpaşa, çikolata, bal, reçel...

Şekerli meşrubatlar, meyve suları: Şeker oranı yüksek meyveler, mesela muz, üzüm, incir, kavun. Bunların yerine; süt, peynir, yoğurt, ayran, kefir, yumurta, zeytin, yeşil sebze, çavdar ekmeği, kepekli ekmek, ızgara et! balık, tavuk gibi proteinden varlıklı, domates, salatalık ve meyve çeşitleriyle beslenmeyi tercih etmesi önerilir. İftarda un içermeyen sebze çorbası, sebze ve zeytinyağlı yemeklerin tüketilmesi müsait olacaktır. . Gündüz aşırı acıkma riskine karşı bulgur pilavı, kuru fasulye, nohut, mercimek, benzeri protein ağırlıklı gıdalar yenmesi faydalı olacaktır. Protein içeren gıdalar, mideden barsağa yavaş geçerler, uzun süreli tokluk hissi sağlarlar. Ayrıca yavaş çiğnemek ve aş sırasında çok su içmemek gene sık acıkmayı engelleyen önlemlendendir…

Böbreklere dikkat! Şekerden en menfi etkilen organlardan biri olan böbrekleri korumak için iftar ile sahur arasında en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içilmesi faydalı olacaktır.

Yüksek kan basınc olan hastalar iftar ve sahurda nasıl beslenmelidir?

Tüm tansiyon ilaçları nihayet kademede oruç tutmayan kişiler üzerinde denendikten sonra tasdik alınarak piyasaya sürülmektedir. Oruç tutan kişilerde susuzluk nedeniyle bu ilaçlar, hem aşırı ve ani tansiyon düşüklüğüne sebep olabilmekte hem de kanda yoğunlaşarak daha çok taraf tesir yapacak düzeye ulaşabilmektedir.

Yine de oruç tutacak tansiyon hastalarının doktorlarına danışarak ilaç dozlarını azaltmak veya bilhassa idrar söktürücü yani su kaybını artıran tansiyon ilaçlarını değiştirmeleri gerekebilir.

Özellikle sahurda çay, kahve ve idrar söktürücü özellikteki nebat çayları yerine ayran, soda veya süt tüketmeleri riski azaltabilir. Sahurda hiçbir şekilde fazla susatan, çok tuzlu ve şekerli besin tüketilmemelidir.

Mide ülseri, kabızlık, reflü ve benzeri barsak problemi yaşayanlara öneriler

Uzun süreli açlığa bağlı artan mide asidi, gastrit, ülser (mide yarası), kabızlık, kolit (barsak iltihabı), basur gibi problemleri arttırmakta ve kötüleştirmektedir.

Buna karşın oruç tutmakta ısrar eden bu cins hastaların, mide asidini arttıran gıdalardan ırak durmaları gerekmektedir. Çiğ sebze, sarımsak, soğan, domates, üzüntü biber, meyve yerine, zeytinyağlı sebzeler, hoşaf, komposto gibi pişmiş meyveler, kızartma yerine başlanmış ya da ızgara balık, tavuk, et, yumurta, yoğurt tüketimi faydalı olabilir. Kahve ve çay yerine adaçayı, zencefil, nane, ıhlamur çayı tercih edilmelidir.

Reflü problemi olanların mide hacmini çok arttırmayacak miktarda besin almaları, aynı nedenle aş sırasında çok sıvı tüketmemeleri, mideden aş borusuna asid kaçağını önlemek açısından faydalı olacaktır. Yemek üzerinden 2 saatten çok süre geçmeden yatmak reflü olasılığını artırmaktadır. Yine de zorunlu kalınıp yatılacaksa döşek başını ayaklarına takoz koyarak 10 cm kadar yükseltmek reflü riskini azaltabilmektedir.

Allerji tedavisi görenlere öneriler

Vücudun suyunun oruç nedeniyle eksilmesi, solunum yollarının tabii savunma sistemini zayıllatarak hava yollarında spazma yani daralmaya sebep olarak astım ataklarının artmasına yol açmakta, üst solunum yolu hastalıklarına, edebiyat soğuk algınlığına yakalanmaya sebep olmaktadır. İftarda sigara tiryakilerinin peş peşe sigara yakmaları, astım ataklarını tetiklemektedir. İftar sahur arası 2-3 litre kadar su, ayran, soda içilmesi, hekime danışılarak balgam yumuşatıcı kullanılması, oruca bağlı riskleri azaltabilir.

Bağışıklık Sistemi Zayıf Olanlar nasıl beslenecekler?

Çeşitli nedenlerle bağışıklık sistemi zayıflamış veya kanser ya da romatizmal hastalıklar nedeniyle alınan ilaçlara bağlı bu problemi olanların oruç tutmaları önerilmemektedir.

Bu kişilerin yalın mikroplara karşı dayanıksız hale gelmiş olmaları bilhassa oruç sırasında daha basit hastalanmalarına sebep olabilmektedir. Özellikle organik çiğ sebze, meyve, kuruyemiş tüketimi bu kişileri daha dayanıklı hale getirebilmektedir. Koyu yeşil yapraklı sebzeler mesela, ıspanak, roka, semizotu, ebegümeci, tere, nane, al lahana, havuç, çilek, kiraz, vişne, böğürtlen, dut, maviyemiş (yaban mersini), kavrulmamış badem, koz ve fındık bu hastaların oruç tutmakta ısrar ederlerse dayanıklılıklarına muavin olması mümkündür.

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1664 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim