• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 9 °C

Recep Akdağ'ın 13.07.2010 Tarihli NTV Röportajı

Recep Akdağ'ın 13.07.2010 Tarihli NTV Röportajı
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep AKDAĞ’ın 13.07.2010 Tarihli NTV “Özel Röportajı" . Tam Gün Yasa Tasarısı ve mahkeme süreci...
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Türkiye’nin sağlık gündemi yoğun ve kamuoyunda Tam Gün Yasa Tasarısı olarak bilinen kanun CHP’nin başvurusuyla Anayasa Mahkemesine götürülmüştü ve yarın Sağlık Bakanı Türk Tabipleri Birliği, YÖK ve GATA’dan yetkililer Anayasa Mahkemesine savunmalarda bulunacaklar.
Bunun hemen öncesinde Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ konuğumuz ve sorularımızı yanıtlayacak.
Efendim, öncelikle teşekkür ederiz bize vakit ayırdığınız için.
Öncelikle Tam Gün Yasa Tasarısı ile birlikte, daha doğrusu kanunla birlikte, artık tasarı değil kanundan bahsediyoruz, vatandaşlardan gelen bazı sorular vardı ama, hemen öncesinde şunu sormak istiyorum: Yarın siz Anayasa Mahkemesinde nasıl bir savunma vereceksiniz yasayla ilgili olarak?
 
SAYIN BAKANIMIZ- Tabi Tam Gün Kanunu bildiğiniz gibi vatandaşımızın artık bu muayenehane çilesini sonlandıracak. Üniversite hastanelerinde hoca parası, özel muayene parası, döner sermayeye para öde gibi sıkıntıları ortadan kaldıracak bir kanundur, tamamen vatandaşımıza, dar gelirli, orta gelirli vatandaşımıza sağlık hakkına erişme konusunda ileriye yeni bir adım atmış oluyoruz.
Siz de ifade ettiniz, üzülerek ifade etmek lazım ki adının başında halk ifadesi olan ve kendisini sosyal demokrat olarak ifade eden bir parti tarafından, Ana Muhalefet Partisi tarafından böyle bir kanun Anayasa Mahkemesine götürülebilmiştir. Bu gerçekten Cumhuriyet Halk Partisi için yüzkarası bir durumdur. Ben inanıyorum ki, yarın da açıklamalar yapacağız, Anayasa Mahkememiz vatandaşın bu kadar lehine olan bir durumda hukukun da bir gereği olarak vatandaşın işini daha kolay göreceğimizi, vatandaşın sağlık hakkına erişmesini kolaylaştıran, Anayasanın aslında tam da devlete ve Sağlık Bakanlığına yüklediği bir görevi yerine getirmemizi sağlayan bu kanunla ilgili olarak inşallah olumlu bir karar vermiş olacaktır.
 
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Efendim, bir performans sistemi getirildi doktorlara Tam Günle beraber. Yani ne kadar fazla çalışırsa doktorlar o kadar fazla para kazanıyorlar aslında. Bununla ilgili çekiniyoruz kod adlı bir vatandaş soru sormak istemiş. Şöyle diyor: “Amaç daha kaliteli sağlık hizmeti sunmak mı, yoksa bakabildiğimiz kadar hasta bakmak mı” diye soruyor.
SAYIN BAKANIMIZ- İşte bu vatandaş değil de bir hekim sormuş bunu.
 
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Evet.
 
SAYIN BAKANIMIZ- Şimdi bakınız, önce eski sistem nasıldı ona bakmak lazım. Siz bir işçisiniz, işçi emeklisisiniz, efendim esnafsınız, ne bileyim Yeşil Kartlı bir vatandaşsınız, memursunuz, memur emeklisisiniz, hastaneye giderdiniz, orada herhangi bir işinizi görmeniz -ciddi bir hastalığınız varsa, bir ameliyat olacaksanız- mümkün olamazdı. Ne olacak? Muayenehaneye gitmeniz lazım. Biz bunu Sağlık Bakanlığında büyük ölçüde çözdük, bitirdik. Yani nasıl oluyor ki muayenehanede çalışınca muayenede vatandaştan para alınca oluyor da, devletin hastanesinde muayene edince, vatandaşın işini görünce olmuyor? Biz hiçbir zaman sadece sayıya dayalı bir performans sistemi uygulamıyoruz. Bütün hastanelerimizde vatandaşa memnuniyet anketleri yapıyoruz. Eğer herhangi bir hastanede veya herhangi bir hekim bir kuruluşta vatandaşın hizmetini layıkıyla yerine getirmezse, çok hasta bakmış da olsa yeterince performans ek ödemesi alamaz. Bu, bütüncül bir kanun, bütüncül bir yaklaşım. Aslında Tam Günden önce biz bunu uygulamaya başladık. Bugün vatandaşımızın hastanelerdeki memnuniyetinin sebebi büyük ölçüde performans ek ödemeleridir. Sağlık Bakanlığında hiçbir kanun olmadığı halde, bir zorunluluk olmadığı halde bugün uzman hekimlerimizin yüzde 88’i muayenehanelerini gönüllü olarak kapattılar. Şimdi hizmet mi kötüleşti? Yani verimlilik arttıkça bir hastaya ayrılan süre de arttı.
 
Bir taraftan vatandaşlar hastane kuyruklarında çile çekmiyorlar, bekleme süreleri büyük ölçüde azaldı, birtakım tetkikler için, ameliyatlar için, ne bileyim işte MR çekimi için, tomografi çekimi için 6 ay, 1 sene gün beklerdik. Bir taraftan da vatandaşa ayrılan süre arttı. Yani şöyle düşünelim: Bakın, eski sistemde diyelim ki 5 çocuk hekiminin olduğu bir küçük il hastanesinde veya orta ölçekli bir il hastanesinde bir tek çocuk polikliniği bulunurdu. Bir tek uzman inerdi oraya, öteki 4 uzman gündüz başka işlerle uğraşırlardı. Vatandaş o kapıya yığılırdı. 200 çocuk da olsa 200 çocuğa o bir tek kişinin bakması öngörülürdü. Nasıl bakacak? Bakamaz. O zaman hadi öğle arasında, hadi akşam üzeri o bir hekimin kendisi de dahil olmak üzere 5 hekimin muayenehanesine taşınırdık hep beraber, çocuklarımızı da alır o muayenehanelerde işlerimizi görmeye çalışırdık. Böyle bir sistemi tabii ki kaldıracağız, yani biz bir sosyal devletiz. Onun için performans demek, kaliteyi düşürerek daha çok hasta bakmak demek değil. Hastanın sağlık hakkına ulaşmasını sağlamak demek.
 
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Efendim, bir araştırma var Türk Tabipleri Birliği tarafından yapılan, artık doktorların izne çıkmadığı yönünde, yani yaz tatillerini yapmıyormuş doktorlar ya da diğer izinlerini kullanmıyorlarmış. Sizce bu gerçekçi mi, inanıyor musunuz siz buna?
SAYIN BAKANIMIZ- Şöyle: Şimdi bu performans uygulamalarından sonra birtakım şeyler gerçekten değişti, daha az izin kullanılıyor. Ama şöyle söyleyelim: Bakın, bir muayenehane hekimi de eskiden öyle kolay kolay fazla izin kullanmazdı, neden? Çünkü muayenehanesini kapayıp gittiği zaman sadece hastanedeki maaşını alır, muayenehaneden gelen kazancını alamazdı. Dolayısıyla, aslında burada sistemin çalışması, muayenehanecilik mantığıyla -o anlamda düşünürseniz- çok da çelişmiyor, yani çok birbirine zıt şeyler değil. Ama muayenehanede vatandaştan parayı alıyorduk, burada ise vatandaştan almıyoruz, devlet ödüyor parayı. Daha çok hizmet eden, daha kaliteli hizmet eden, evet daha az izin kullanan hekimler biraz daha çok kazanabiliyorlar, ama vatandaşın cebinden değil. Muayenehanede olduğunuz zamansa vatandaştan alıyordunuz bunu. Şimdi 8 liralık katkı payları üzerinde zaman zaman tartışıyoruz. Özellikle muhalefet, vatandaşın hastaneye gittiği zaman ödediği 8 liralık katkı paylarını zaman zaman gündeme getiriyor. Ama aynı muhalefet, aynı Cumhuriyet Halk Partisi 250 lira, 500 lira, 2 bin lira, 5 bin lira vermemize yol açan muayenehanecilik sistemi kalsın diye Anayasa Mahkemesine gidebiliyor. Onun için burada bütün mesele vatandaşın hizmet alabilmesidir.
Türk Tabipler Birliği yıllarca bu milletin aleyhine çok büyük yanlışlar yaptı. Türkiye’de doktor sayısı yeterlidir dedi, Türkiye’de doktor sayısı fazladır bile dedi. Nasıl oluyor ki peki bütün bu verimliliğe rağmen, bütün doktorlarımızın işte performans, ek ödemeleriyle daha motive çalışmalarına rağmen, vatandaşlarımıza ayırdığımız zamanı istediğimiz kadar artıramıyoruz? Çünkü doktor sayısı yetersiz. Dolayısıyla, bugün Tabipler Birliği bir başka yanlış yapıyor, Tam Güne karşı çıkıyor. Aslında kendini inkar ediyor. Çünkü yıllar boyunca Tabip Örgütü Tam Günden yana oldu. Öyle ufak-tefek bahanelerle vatandaşın sağlık hakkını gasp eden, muayenehaneciliği ortadan kaldıran bir kanun iptal edilsin diye Anayasa Mahkemesine koşmak, Anayasa Mahkemesine savunmaya gitmek ne Tabip Örgütüne bir şey kazandırır, ne de Ana Muhalefet Partisine bir şey kazandırır.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Efendim, hemen yine vatandaşlardan gelen sorulara dönmek istiyorum.
M.A.Ö. kod adlı bir doktorun döner sermaye ödemeleriyle ilgili bir sorusu var. “Döner sermayeden aldığı ücretin çalıştığı hastanenin borçları yüzünden her ay yüzde 12 daha az olduğunu” söylüyor bu doktor. Ve “borçlu hastanenin durumlarını Tam Gün Yasasıyla birlikte nasıl düzenleyeceksiniz” diye soruyor.
SAYIN BAKANIMIZ- Bu muhtemelen bir üniversite hastanesidir. Çünkü Sağlık Bakanlığı hastanelerinin şu anda finansal sorunu yok, bunu söylerken de çok net olarak ifade edeyim. Sağlık Bakanlığı hastanelerine daha fazla para falan girmiyor. Biz Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneleri, 800 civarındaki hastaneyi hakikaten iyi yönetiyoruz. Burada para iyi kullanılıyor, vatandaşın hizmetine dönüyor, verimli çalışıyor bu hastaneler. Özellikle de performans sistemi dolayısıyla. Ve ek ödemeleri de çok rahatlıkla ödeyebiliyoruz sürdürülebilir biçimde.
Üniversite hastanelerinde, özellikle 10 civarında üniversite hastanesinde ciddi sorun var. Bunu Devlet Bakanımız Sayın Ali Babacan başkanlığında 5 bakan bir araya gelerek çalıştık. Bu yıl içerisinde bir şekilde mekanizmalarını bularak, mutlaka üniversite hastanelerinin bu finansal problemlerini çözeceğiz. Ama şunu vurgulayarak ifade etmek istiyorum: Üniversite hastanenin içine girdiği finansal sıkıntı, özellikle bir kısım üniversite hastanelerinin içinde bulunduğu finans darboğazı, para darboğazı, borçluluk kesinlikle bu üniversitelere daha az para ödendiği için değildir. Bugünkü yarı zamanlı çalışma sisteminin, muayenehaneciliğin, hoca parasıyla ancak hizmetlere ulaşabilme şeklindeki sistemin bu üniversite hastanelerinin verimsiz kılması sebebiyledir. Bu değerli meslektaşın problemi de inanıyorum ki Tam Günle birlikte bir  çözüme girmiş olacak. Çünkü Tam Gün bir taraftan üniversite hastanelerinin verimliliğini artıracak, bir taraftan da zaten içinde bulunduğu darboğazdan dolayı üniversite hastanelerimize biz yardımda bulunacağız.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Evet, hemen bu noktada muayenehanecilikle ilgili açıklamalarda bulundunuz ve diş hekimi kod adlı vatandaştan gelen bir sorumuz var. Sayın Bakanın muayenehanecilik yapan hekimlere bakış açısı nedir diye soruyor bu vatandaşımız.
SAYIN BAKANIMIZ- Hepsine saygı duyarım. Ama benim bakış açım şudur: Vatandaşım, Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu insanı sağlık hizmeti almak için bir muayenehaneye para vermek zorunda kalmamalıdır. Ülkenin diyelim ki yüzde 5’lik, 10’luk cebinde parası bulunan zengin kesimi muayenehanelerden hizmet alabilir, gidip para da ödeyebilir. Ama vatandaşın büyük kısmının böyle bir gücü yok. Onun için bu sakat sistemi, biz bu zulüm düzenini ortadan kaldırıyoruz. Bu kanun açıkçası bu zulüm düzenini ortadan kaldırmak için Başbakanımızın talimatıyla Hükümetimizin getirdiği ve Meclis’te kabul edilen bir kanundur. Dolayısıyla, Tam Gün’le beraber bu düzen ortadan kalkacak. Yani ben vatandaşım, bireyim, sigortam var yahut fakirim Yeşil Kartım var, hizmet almak için bir muayenehaneye gitmek zorunda kalmayacağım. Ama diş hekimlerinin sorduğu soru biraz farklı. Onlar acaba diş hekimliği muayenehanelerinden Sosyal Güvenlik Kurumu doğrudan hizmet alabilir mi bunu soruyorlar, yani vatandaşın ödemeleri dışında. Bunun üzerinde de Sosyal Güvenlik Kurumu diş hekimleriyle birlikte çalışıyor, biz de bir ara yüz oluşturmak için gayret ediyoruz.

MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Evet. T.M adlı bir doktordan gelen yine bir soru var; Tam Gün Yasası eğer Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilirse üniversitede çalışan hekimlerin muayenehane açma hakları devam edecek diyor. Peki devlette çalışan hekimler muayenehanelerini kapatırsa bu bir eşitsizlik doğurmaz mı diye soruyor vatandaşımız.
SAYIN BAKANIMIZ- Onu Anayasa Mahkemesi’ne soracağız, bana sormayacak bunu değerli meslektaşım. Biz herkesin eşit biçimde kamuda çalıştığı sürece muayenehanesini kapatması gereken bir kanun oluşturduk. Bunu Anayasa Mahkemesi’nden önce Ana Muhalefet Partisine, Cumhuriyet Halk Partisi’ne soracak bu değerli meslektaşımız, doğrudur. Cumhuriyet Halk Partisi özellikle üniversitelerde çalışan doktorların muayenehaneleri açık kalsın şeklinde bir iptal isteminde bulundu. Bu bana göre eşitliği de aykırıdır. Dolayısıyla, zaten Yüksek Mahkemenin de bu hususta ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin iptal istemi yönünde bir karara  imza atacağını hiç düşünmüyorum.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Efendim, Erdoğan Yılmaz adlı bir doktordan yine gelen bir sorumuz var; Tam Gün Yasasıyla birlikte iş yeri hekimlerinin durumu ne olacak diye soruyor.
SAYIN BAKANIMIZ- İş yeri hekimleri kurumlarda çalışıyorlarsa veya toplum sağlığı hekimliklerinde çalışıyorlarsa iş yeri hekimliklerine biraz kurumsal mahiyette devam edecekler. Daha doğrusu kurum hekimleri zaten iş yeri hekimliği yapabilecek, toplum sağlığı merkezlerinde çalışan hekimler de o merkezlerin iş yeri hekimliğini vermesi suretiyle yine onların döner sermayelerinden gelirler alabilecekler.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Tam Gün uygulamasıyla birlikte hekimlerin aldıkları ücret artarken yardımcı sağlık personel ücretleri neden yükselmiyor diye sormuş bir sağlık memuru, Ahmet Durmuş ismi.
SAYIN BAKANIMIZ- Aslında yükseliyor. Bu değerli meslektaşımız belki kanunun detayını gözden kaçırmış. Bir defa mesai dışı çalışmayla ilgili yüzde 20 kadar daha ek ödemenin üst limitlerini sağlık personeli için artırıyoruz. Ayrıca Tam Gün Kanunu, bir taraftan da biliyorsunuz nöbet ücretleriyle ilgili artışlar getirdi. Dolayısıyla, hekim dışı personele de haklar vermiş olduk, yeni haklar. Ama doğrudur, burada hekimlere biraz daha fazla hak veriliyor. Neden? Çünkü işte aşağı-yukarı asırlık bir muayenehane artı aynı zamanda da devlet hastanesinde çalışma alışkanlığı, geleneği, ne derseniz ortadan kaldırılmış oluyor. Dolayısıyla kanun biraz bu mantıkla düzenlendi.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Evet efendim, diş hekimlerinden aslında gelen çok sayıda soru vardı ama, ben bunları tek bir soruda toparladım ve bir tanesini seçtim. Diş hekimi isimli bir vatandaş şöyle bir soru yöneltmiş: Sağlığın her alanında özelleştirme gerçekleştirilirken neden ağız ve diş sağlığında devletleştirmekte ısrar ediliyor, kısaca biz dişe hekimlerinin sesini ne zaman duyacaksınız Sayın Bakanım diye sormuş.
SAYIN BAKANIMIZ- Tabi olaya sadece diş hekimi meslektaşların penceresinden bakamayız. Biz şöyle bir kurgu içerisindeyiz: Bir defa kamunun ağız diş sağlığı hizmetleri alanını, yani şu ağız diş sağlığı merkezleri alanını geliştirmeye devam edeceğiz. Yaklaşık olarak 10 bin diş hekimiyle kamuda bir hizmet vermeyi düşünüyoruz. Şu anda 6 bine yakın diş hekimiyle hizmet veriyoruz, bunu 10 bine kadar önümüzdeki yıllarda çıkarmayı düşünüyoruz. 10 bin diş hekimi grubu da muayenehanelerinde hizmet vermiş olacak. Bir denge sağlıyoruz. Yani kamuda sağlık hizmetlerini, bu arada ağız diş sağlığını hizmetlerini kuvvetlendirmezseniz, o zaman vatandaşa çok yazık edersiniz.
Bakın yine önceki dönemlere gidelim, Sağlıkta Dönüşüm Programından önceki döneme, Hükümetimizden önceki dönemlere gidelim; şimdi gençler, 20 yaşına 18 yaşına gelen gençler bu söyleyeceklerimi hiç de bilmiyorlar, onlar bu kötü döneleri görmediler. Ama hiçbir zaman ağız diş sağlığı hizmetlerini, dişinizle ilgili bir probleminizi çözmek için bir devlet hastanesinden hizmet alamazdınız. Oralar sadece sevk memurluğuydu. Muayenehaneye gideceksiniz, para vereceksiniz oradan hizmetinizi alacaksınız. Bunlar çok değişti. Onun için ağız diş sağlığı merkezlerini güçlü tutacağız. Bir taraftan da muayenehanelerinde hizmet eden diş hekimleri hizmet etmeye devam etsinler. Onların Sosyal Güvenlik’le anlaşmalarını ben de çok istiyorum. Ama yani bunun mukabili veya alternatifi kamuda ağız diş sağlığı hizmetlerini hiç vermemek değildir, böyle olursa olmaz, yanlış bir şey yapmış oluruz.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Evet efendim, son bir soru sormak istiyorum. Aslında zamanım çok daraldı ama Profesör Onur Hamzaoğlu, üniversite hastanelerinin etkin olmadığı yönünde bir açıklamanız vardı, ancak Sağlık Bakanlığının kendi verileri bunun aksini söylüyor diyor. Siz bu düşüncenize hala inanıyor musunuz diye soruyor.
SAYIN BAKANIMIZ- Sayın Onur Hamzaoğlu, ya rakamları bilmiyor ya da başka kendine göre bir yorum yapmış. Çok net olarak ifade ediyorum bakın. Öteden beri hepimizde bir inanç vardı. Üniversite hastanemiz büyük ve ağır ameliyatları daha fazla sayıda yaparlar. Bunun bile böyle olmadığı elimizdeki rakamlardan ortaya çıktı. Bununla ben üniversite hastanelerini asla suçlamıyorum. Çünkü çok açık söylüyorum. Üniversite hastaneleri bugün Türkiye’deki yetişmiş, sağlık insan gücünün, özellikle uzman kabiliyetinin en önemli kısmını bünyelerinde bulunduruyorlar. Ama yanlış bir sistem, sakat bir sistem, muayenehanecilik sistemi, hocaya özel para, özel muayene sistemi üniversite hastanelerini verimsiz hale getiriyor. Ben buna taşma sendromu diyorum. Nedir taşma sendromu? Siz bir üniversite hastanesine gidiyorsunuz, aşağı poliklinikte rutin hizmetler sadedinde hizmet alamadığınız zaman, ister istemez ya muayenehaneye gideceksiniz, ya hocaya özel muayene yaptırmak üzere gidip vezneden ona özel fiş kestireceksiniz. Bu sistem bu haliyle çalışmaz. Bu sistem çağdışı, bu sistem sosyal adalete hakça adaletli bir sağlık hizmeti sunumuna aykırı, bunu tarihe gömüyoruz, gömmek zorundayız. Üniversitelerimiz böylece gerçek kimliğine kavuşacak, hem eğitim, hem araştırma, hem hizmet açısından çok daha iyi pozisyona gelecekler.
MİRAY AKDAĞ ULUÇ- Efendim, çok teşekkür ederiz bize ayırdığınız vakit için.
SAYIN BAKANIMIZ- Ben teşekkür ederim, sağ olun.
 
Bu haber toplam 4511 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim