• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • Ankara -2 °C
  • İstanbul 14 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 10 °C
  • İzmir 9 °C

Reçete Dağıtımı Sürdürülebilecek mi?

Reçete Dağıtımı Sürdürülebilecek mi?
Son günlerde miting haberleri arasında gözden kaçmakla birlikte TEB ile geri ödeme kurumları ve yargı arasında Eczacılık camiasını yakından ilgilendiren gittikçe yükselen bir gerilim bulunmaktadır. Aslında olayın başlangıcı 2000’li yılların başına dayanma

Son günlerde miting haberleri arasında gözden kaçmakla birlikte TEB ile geri ödeme kurumları ve yargı arasında Eczacılık camiasını yakından ilgilendiren gittikçe yükselen bir gerilim bulunmaktadır. Aslında olayın başlangıcı 2000’li yılların başına dayanmakla birlikte önce son zamanlardaki durum hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra geçmişten bugüne durum özetlemesi yapmak istiyorum.

Bilindiği üzere TEB ile SGK arasında imzalanarak 09.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren 2008 yılı “Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol “ ün 3.7 maddesi;

 Mor ve Turuncu reçeteye yazılması zorunlu olan ilaçların yer aldığı reçeteler,

İşyeri Hekimi tarafından yazılan reçeteler,

Eritropoietin ve darbepoetin preparatlarını ihtiva eden reçeteler,

Diyaliz solüsyonlarını ihtiva eden reçeteler,

Eczacı Odalarınca dağıtım protokolü yapılan ünitelerdeki yatan hasta reçeteleri,

24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişilere ait reçeteler ile

Eczane olmayan yerleşim bölgelerinde, sigortalı ve hak sahiplerine ait reçetelerin,

 TEB ve Kurum tarafından belirlenecek esaslar dahilinde eczanelerden dönüşümlü ve ilgili Eczacı Odası onayı ile karşılanmasını hükme bağlamakta ve bununla ilgili TEB tarafından belirlenen uygulama usullerinden bahsetmektedir.

Ancak Rekabet Kurulunun 05.04.2007 tarih ve 7-30/ 291 sayılı Adana Eczacı Odası aleyhine verdiği karar sonrası, Rekabet Kurumu’nun SGK ya hitaben yazdığı 30.10.2007/4247 ve 20.10.2008/3775 tarihli yazılarıyla bazı reçetelerin eczanelerden dönüşümlü olarak karşılanmasının, eczaneler arasındaki rekabeti engellediği ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki Kanunun 4. Maddesi kapsamında rekabet ihlali olduğu ve protokolün 3.7. maddesinin Kanuna aykırı olduğu belirtilerek maddenin iptali istenmiştir.

Yukarıda bahsi geçen 4054 sayılı kanunun kararı belirleyen 4.maddesi ve 4.b bendi şöyledir;

“Madde 4- Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.

Bu haller, özellikle şunlardır:

b. Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü,”

Ayrıca aynı Kanunun Kurul Kararlarına Karşı Yargı Yolu 55. Maddede ele alınmıştır;

 “ Madde 55- Kurulun nihaî kararlarına, tedbir kararlarına, para cezalarına ve süreli para cezalarına karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren süresi içinde Danıştaya başvurulabilir. (Değişik: 01.08.2003-4971/25. Md.) * Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.

Para cezaları, Kurulun nihaî kararının ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde ödenir. Kurulun para cezası veya süreli para cezası veren kararının yerine getirilmesi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabidir. “

Yukarıda belirtilen kararları ve Rekabet Kurumunun yazısını dikkate alan SGK, 10.11.2008 tarihinde TEB’ ne gönderdiği ihtarname ile 15.11.2008 tarihinden itibaren sözkonusu maddenin protokolden çıkarıldığını bildirmiştir.

Bunun üzerine TEB gerekli yasal takibe geçtiklerini, bu kararı tanımadıklarını ve uygulamanın devam ettiğini tüm eczacı odalarına ve kamuoyuna bildirmiştir.

Aslında Rekabet Kurumunun konu ile ilgili aldığı tek karar sürekli eczacılık camiasında dilden dile dolaşan Adana Eczacı Odası ile ilgili olmayıp, aynı konuda daha önce Rekabet Kurulunun aldığı 10 adet karar bulunmaktadır. Bu kararları basitçe özetlersek;

20.02.2001 tarih ve 01-09/82-22 sayılı kararla Bursa Eczacı Odası aleyhine,

22.05.2001 tarih ve 01-24/228-58 sayılı kararla Karaman Eczacı Odası aleyhine,

19.06.2001 tarih ve 01-28/278-82 sayılı kararla Adana Eczacı Odası aleyhine,

02.10.2001 tarih ve 01-46/475-119 sayılı kararla  Samsun Eczacı Odası aleyhine, aleyhine,

13.01.2005 tarih ve 05-05/29-16 sayılı kararla Muğla Eczacı Odası aleyhine,

18.01.2005 tarih ve 05-06/44-17 sayılı kararla Nevşehir Eczacı Odası aleyhine ve

22.09.2005 tarih ve 05-59/877-236 sayılı kararla TEB ve SSK aleyhine

yapılan müracaatlarda Rekabet Kurulu müracaatları reddetmiş ancak bazılarında bu durumun sıkıntı yaratabileceğini de belirtmiştir.

Ancak bu tarihten sonra,

07.06.2006 tarih ve 06-41/512-134 sayılı kararla Giresun Eczacı Odası aleyhine,

28.09.2006 tarih ve 06-67/900-257 sayılı kararla Adana Eczacı Odası aleyhine ve

05.04.2007 tarih ve 07-30/291-108 sayılı kararla Adana Eczacı Odası aleyhine

yapılan dağıtımın iptali müracaatlarında ise müracaatçı lehine karar vermiş ve dağıtımın 4054 sayılı kanunun 4. Maddesine aykırı olduğunu belirterek, söz konusu uygulamanın 4054 sayılı kanunun 9. maddesi uyarınca ihlale son verilmesine karar vermiş ve ilgilileri uyarmıştır.

SGK’nın TEB’ne gönderdiği ihtarname ile Protokolün dağıtımı düzenleyen 3.7. maddesini tek taraflı iptal etmesi ve TEB’in uygulamanın devam ettiğini belirten açıklamaları sonrasında başlayan karmaşa 2 gün önce 17.12.2008 de Rekabet Kurumu’nun bizzat TEB’ne gönderdiği görüş yazısı ile yeni bir boyut kazanmış ve tırmanmaya devam etmiştir.

Rekabet Kurulu’nun 08–67/1095–427 sayılı kararı uyarınca Türk Eczacıları Birliği’ne gönderilen Kurum görüşü şöyledir:

“ 4054 sayılı Kanun’un 4(b) maddesinde, “Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının ve unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü” rekabeti sınırlayıcı anlaşma, eylem ve karar örnekleri arasında sayılmıştır. Belirli reçete gruplarının eczaneler arasında paylaştırılması uygulamasının yukarıda sözü edilen örnek kapsamında olduğu açıktır. Bunun yanında, uygulamanın hastaların mağdur olmasına ve tedavilerin aksamasına yol açtığı bilinmektedir.

Kurumumuzun reçete dağıtımı uygulamaları hakkında yürüttüğü incelemelerde, eczacı meslek örgütleri, uygulamanın Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Maliye Bakanlığı’nın çıkardığı Tebliğlere ve Birliğiniz ile imzaladığı Protokollere dayandığını ileri sürmüştür. Kurumumuzun, reçete dağıtımının rekabet hukuku kapsamında değerlendirilmesini içeren görüşlerini bildirmesinin ardından 2008 Yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde (2008 SGK Tebliği) reçete paylaşımına ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca SGK tarafından, reçete dağıtımına ilişkin 3.7. maddenin 2008 yılı Protokolünden çıkarıldığı, uygulamaya 15.11.2008 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde son verildiği ve bunların Birliğinize 10.11.2008 tarihli bir ihtarname ile bildirildiği Kurumumuza iletilmiştir. Maliye Bakanlığı ise, 2008 Yılı Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği (2008 Maliye Tebliği) ve Bakanlık ile Birliğiniz arasında 27.7.2007 tarihinde imzalanan Protokolün reçete dağıtımını düzenleyen sırasıyla 7(ı) ve 3.5. maddelerinin yürürlükten kaldırıldığını ve buna ilişkin Genelgenin 1.12.2008 tarihi itibarıyla yürürlüğe gireceğini Kurumumuza bildirmiştir. Dolayısıyla, 2008 SGK Tebliği ve 2008 Maliye Tebliği kapsamındaki kişiler bakımından, belirli reçete gruplarının dönüşümlü karşılanması uygulamasının arkasında kamu iradesinin bulunmadığı ve rekabeti engelleyici nitelikteki bu uygulamadan dolayı 4054 sayılı Kanun karşısında eczacı meslek örgütlerinin sorumlu sayılacağı hususlarında hiçbir tereddüt kalmamıştır.     

Bu çerçevede, rekabeti engelleyici nitelikte olduğu Rekabet Kurulu kararları ile tespit edilmiş olan inceleme konusu uygulama bakımından ihlale son verilmesi için her türlü reçete dağıtımının durdurulması ve bunun da Kurumumuza 30 gün içinde tevsik edilmesi gerekmektedir. SGK ve Maliye Bakanlığının ilgili düzenlemeleri anılan Tebliğ ve Protokollerden çıkarmasının ardından bölge eczacı odalarının reçete dağıtımına devam etmesi durumunda, konuyla ilgili olarak 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacaktır. “

TEB’ nin dağıtımı devam ettirmesine dayanak olarak gösterdiği Danıştay 8.Daire Başkanlığı 03.07.2008 tarih ve 2008/1448 E,2008/4950 K sayılı ilamının hem içerik hem de zamanlama olarak son gelişmeleri de kapsayıp kapsamayacağı, yeni başvurular sonrasında yaklaşımın ne olacağını bekleyip göreceğiz. Ancak Rekabet Kurumunun reddettiği daha önceki başvurulara ait verdiği kararlara dayanak olan kamu kurumlarının dağıtımdan desteğini çekmesi ve protokollerin ilgili maddelerini yürürlükten kaldırması (yasal ya da değil buna yargı karar verecektir) TEB’ nin zor bir sürece girdiğini göstermektedir.

Önemli olan bu sürecin hem hastaların hem de ekonomik kriz nedeniyle eczanelerin mağduriyetine yol açmadan çözülmesidir.

Bu haber toplam 1386 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim