• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • Ankara 12 °C
  • İstanbul 20 °C
  • Bursa 22 °C
  • Antalya 22 °C
  • İzmir 25 °C

Sağlık harcamalarının % 85'i kronik hastalıklardan kaynaklanıyor

Sağlık harcamalarının % 85'i kronik hastalıklardan kaynaklanıyor
Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası, 20 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor. Ülke ekonomisi açısından da kronik hastalıkların iyi yönetilmesi gerekiyor.

Sağlık harcamalarının yüzde 85’inin kronik hastalıklara ayrıldığını ifade eden Acıbadem Mobil Sağlık’ın Genel Müdürü Dr. Özgür Turgay, “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyeti 13-16 bin Euro civarında. Ancak mobil yöntemlere kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti ise 3-5 bin Euro arasında. Diğer bir deyişle, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti, senede ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası, 20 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor. Kronik hastaların düzenli takibi ve hastalıkların iyi yönetilmesi, hastaların yaşam kalitesini artırdığı gibi, ülke ekonomileri açısından ciddi önem taşıyor” dedi.

Son 10 yıl içinde "Self Servis Sağlık" dönemine entegrasyon sağlanacak

Turgay öncelikle, evde sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması ve önem kazanmasıyla birlikte, hemşirelik hizmetlerine ve özellikle evde bakım hemşirelerine ihtiyacın artacağını ifade etti. Bu durumun, son 10 yıl içinde sağlık dönemine “self servis” bir anlayış getirmesinin beklendiği anlamına geldiğini de ifade eden Dr. Özgür Turgay sözlerine şöyle devam etti: “2016’ya kadar olan dönemi kapsayan 3 yıllık periyotta, mobil sağlık alanına 100 milyon civarında bir yaptırım yapılmasını bekliyoruz. Bu durum nüfusun yaş ortalaması yükseldikçe ihtiyaçların ve buna uygun sağlık hizmetini alma taleplerinin de artması anlamına geliyor.”

Uzaktan kontrol sağlık maliyetlerini düşürüyor

Turgay, sağlık maliyetlerinin hükümetler üzerinde büyük baskı oluşturduğunu dikkat çekerek, Avrupa ve ABD’de bu maliyetleri düşürmek için çalışmalar yapıldığına dikkat çekerek, mobil sağlık hizmetlerine büyük önem vermeye başlandığını ifade ediyor. Turgay, “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyeti 13-16 bin Euro civarında. Ancak mobil yöntemlere kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti ise 3-5 bin Euro arasında. Diğer bir deyişle, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti, senede ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası, 20 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor. Kronik hastaların düzenli takibi ve hastalıkların iyi yönetilmesi, hastaların yaşam kalitesini artırdığı gibi, ülke ekonomileri açısından ciddi önem taşıyor” dedi.

Bugünün yenidoğanları 100 seneden fazla yaşayacak

Genel Müdür Turgay, Türkiye’de son 10 yılda yaş ortalamasının 14 sene uzadığını da önemli bir gelişme olarak kaydetti: “Bu hızla seyrettiğinde bugün doğan neslin ortalama ömrü 150 – 200 sene arasında görünüyor. 2012’de ortalama kadın yaşı 77, erkek yaşı ise 71 olarak belirlendi. 2013’te bu rakamın kadınlarda 81, erkeklerde 76 olacağı tahmin ediliyor. Bunun yanı sıra orta yaş ve üstü bireylerin, 10 yıl öncesinden farklı olarak aktif hayatta daha etkin rol aldıkları görülüyor. Ortalama ömrün de uzamasıyla beraber yaşlı nüfus ve dolayısıyla kronik hastalıklar artıyor. Bu da evde bakım hizmetlerinin önemini bir defa daha ortaya koyuyor.”

Sektörün geneline dair bir değerlendirmede de bulunan Dr. Özgür Turgay, sağlık endüstrisinin 2 bin yıldır değişmeden, aynı sistemde devam ettiğini ve bu sistemde hastanın aktif, hizmet verenin ise pasif durumda olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Eskiden hasta, ancak bir sağlık sorunu yaşadığı zaman sağlık hizmeti verene giderek, hizmet talep ediyordu. Bu sebeple, sağlık hizmeti veren kuruluşlarda, hastanelerde talep yoğunluğuna bağlı gecikmeler, zaman kayıpları ve aksaklıklar yaşanıyordu. Hatta birçok insan, sırf bu zaman kayıplarını yaşamamak için doktora gitmeyi reddediyordu. Ancak son yıllarda sağlık endüstrisi değişiyor. Evde sağlık ve acil hizmetlerin önemi artıyor. Bir anlamda artık roller değişiyor. Hastalar pasif, sağlık hizmeti veren aktif olmak durumunda. Her hizmet gibi, sağlık hizmeti de hastanın istediği her yerde, her saatte sunulabilir olmaya başlıyor. Bu durumda bireylerin, sadece hastalandıklarında değil, hastalanmadan önce de sağlık hizmeti alabilmesi sağlanıyor. Bu da hastalıkların önlenmesi ve kontrol edilebilmesi anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.

Bu haber toplam 2182 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim