• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 2 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Bursa 7 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 9 °C

'Sağlık hizmetinden herkes yararlanacak doktorun ne ilaç yazdığını izleyeceğiz'

'Sağlık hizmetinden herkes yararlanacak doktorun ne ilaç yazdığını izleyeceğiz'
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanvekili Tahsin Güney, yeni sosyal güvenlik sisteminin devreye girmesiyle sağlık hizmetlerine herkesin ulaşabileceğini söyledi

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanvekili Tahsin Güney, yeni sosyal güvenlik sisteminin devreye girmesiyle sağlık hizmetlerine herkesin ulaşabileceğini söyledi

Güney, sağlık harcamaları artacağı için yeni dönemde tedavi masraflarını azaltmak üzere bazı otomasyon sistemlerini de devreye sokacaklarını ifade etti.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanvekili Tahsin Güney, mevcut sosyal güvenlik sisteminde toplumun önemli bir kesiminin sağlık hizmetlerinin kapsamının dışında kaldığını, yeni sistemde sağlık hizmetlerine herkesin ulaşabileceğini iddia etti. Güney, herkesin kapsama girmesi nedeniyle SGK'nın sağlık giderlerinin artacağını, gereksiz ilaç ve tıbbi malzeme tüketimini otomasyon sistemiyle kontrol altına alarak, sağlık giderlerindeki artışı dengeleyeceklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda önümüzdeki günlerde yasalaşması beklenen sosyal güvenlik yasa tasarısının hazırlıklarında başından beri yer alan Tahsin Güney, söyleşinin ikinci gününde, Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemine ilişkin eleştirileri yanıtladı.
Toplumda, GSS'nin sağlık sistemini piyasalaştıracağı, yoksulların sağlık hizmetlerine erişimini zorlaştıracağı eleştirileri yapılıyor. Diğer taraftan SGK'nın projeksiyonlarında önümüzdeki yıllarda Kurum'un sağlık harcamalarının yüksek oranda artacağı tahminleri yeralıyor. Güney, söz konusu eleştiriler ve sağlık harcamalarında öngörülen artışın nedenlerine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:

'Harcama ikiye katlanır'
Bizim pojeksiyonlarımız şunu gösteriyor; eğer sadece GSS çıkartırsak sağlık harcamaları iki üç katına çıkacak. Ama sağlıkta dönüşüm programını da devreye soktuğumuzda, bugünkü sağlık harcamasıyla şu anda sistemde olmayan nüfusu da kapsama alarak daha geniş kesime, daha kaliteli sağlık hizmeti sunabileceğiz.
Şu an vermediğiniz bir sağlık hizmetini vermeye başladığınızda, 'benim harcamalarım arttı' diye yakınmak yanlıştır. Çünkü bugün ülkemizde bir çok kesime sağlık hizmeti vermiyorsunuz. Bugün halkın bir kısmı sağlık sorunlarını kendi bildikleri yöntemlerle çözmeye çalışıyor.
GSS'nin yanı sıra aynı zamanda sağlıkta reformun devam etmesi lazım. Bu çerçevede aile hekimliği projesi bütün Türkiye'de yaygınlaşmalı. Çünkü bu, bilinçli sağlık harcamasının temelini oluşturacak. Önceden üniversitelerle 4-5 branşta sözleşme yaparken, şu an 50'ye yakın branşta sözleşme yapıyoruz. Hastaneye gittiğinizde hangi branşta tedavi olacağınıza, müracaattaki memur karar veriyor. Doğru branşı buluncaya kadar hem para israfı, hem zaman israfı yaşanıyor. Oysa sizi bilen, ailenizin genetik yapısını, temel hastalıklarını bilen bir aile hekiminiz doğru branşa yönlendirse, bir sürü ilaç, tetkik ve tıbbi malzeme israfından ve boşa zaman harcamaktan kurtulacaksınız.


'Bir ilaç politikası yok'
Bugün milyarlarca YTL'yi bulan ilaç, tıbbi malzeme harcamalarımız var. (SGK'nın 2007'deki toplam ilaç gideri 8.9 milyar YTL oldu) Fakat bir tıbbi malzeme ve ilaç politikamız yok. Kurum şu anda, yapılan tedavileri ve tüketilen ilaçları eczaneler üzerinden kontrol etmeye çalışıyor. Sağlık Bakanlığı Hekim Kayıt Sistemini geliştiriyor, Türkiye'deki tüm hekimlerin kaydı oraya geliyor. Bunlar bizim sistemlerimizle entegre edildiğinde bir ilacın kimler tarafından, kaç kere yazıldığını, eczacılar üzerinden değil hekim üzerinden takip edebileceğiz. Böylece hangi doktorun hangi ilaca daha fazla çalıştığını anlayabileceğiz. Türkiye'de bugün toplam ilaçların yüzde 17-18'i antibiyotiklerden oluşuyor. Oysa aslında kalp damar ilaçlarının birinci sırada olması gerekiyor.
Gereksiz ilaç tüketimiyle mücadele hem maliyet, hem de toplumsal sağlık bakımından önemli. Hekim kayıt sistemi, provizyon, MEDULA ve sigortalılar ile çalışanların kütükleri bir birleriyle konuşmaya başladığında sağlık harcamalarını aşağıya çekeceğiz. Bu sistem iki yılda tamamlanacak.
Özel hastanelerde fatura bedelinin yüzde 20'si oranında, kamu hastanelerinde ise öğretim üyesi ve otelcilik adı altında ilave ücret talep edilmesinin sağlığı paralı hale getireceği eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şu anda da özel hastanelerde sigortalılardan fark alınıyor ve hiç bir sınırlamaya tabi tutulmuyor. Biz Kurum olarak, 'hayır, üst sınır olması lazım' diyoruz. Bu vatandaşı koruyucu bir önlemdir. Eğer hastane daha fazla ilave ücret isterse sözleşmesi feshedilecek. Kamu hastanelerinde öğretim üyesi ve otelcilik farkı ise siz özel olarak belli bir öğretim üyesini tercih ederseniz, ya da özel oda isterseniz söz konusu olacak.
Sağlıkta teminat kapsamını belirleme yetkisinin SGK'ya bırakılması konusunda da yoğun eleştiriler yapılıyor...
Şu anda uygulanmakta olan Sağlık Uygulama Tebliği zaten tamamen bu çerçevede işliyor. Bu yetkiyi almaktaki amaç sadece harcamaları azaltmak değil, hastaların sağlığını da korumak. Bazı ülkelerde örneğin antibiyotik kullanımı kurul kararına bağlanıyor. Çünkü gereksiz yere küçücük çocuğunuza antibiyotiklerin 3. kuşağını veriyorlar, MR'nızı çekiyorlar. Hem sağlığınızdan oluyorsunuz, hem de gereksiz maliyet ortaya çıkıyor.
5510 Sayılı Kanun'da mevcut sisteme göre emzirme ödeneği, cenaze yardımı artırılıyordu. Bu konulardan neden geri adım atıldı?
Şu anda emzirme yardımından sadece işçiler yararlanıyor ve yıllık toplam tutar 19 milyon YTL seviyesinde. 5510 sayılı Kanun ile emzirme ödeneğinin yıllık maliyeti 300 milyon YTL'ye ulaşacaktı. Yeni sosyal güvenlik tasarısında ise yıllık 96 milyon YTL'lik emzirme ödeneği öngörülüyor.


 

'Sosyal güvenlik reformunu yarıda bırakıp gitmem'
Daha önce yaşanan sorunları siz yaşamıyor musunuz? Böylesine ağır bir imza sorumluluğu altında bulunurken, hem Başkanlık görevini, hem de Başkan Yardımcılığını vekâleten yürütüyor olmanız sizin açınızdan sıkıntı yaratmıyor mu?
Tabii ki, çeşitli sorunlar yaşıyorum. Kişilerin oturduğu koltuktaki durumu, hem Kurum içine hem de Kurum dışına çeşitli mesajlar veriyor. Bu mesajların algılanış biçimi ilişkilere ister istemez yansıyor. En azından başkanlık sorununun henüz çözülmediği anlamına gelebiliyor. Bu şekilde bir algılama olmasa belki daha iyi işler yapılabilir.
Her türlü sorumluluk sizde ama haklarınız yok. Düşünebiliyor musunuz herkese lojman dağıtmaya yetkilisiniz ama kendiniz lojmana giremiyorsunuz, çünkü vekilsiniz. Attığım imzalar karşısında aldığım sorumlulukları düşündükçe uykularım kaçmıyor değil. Yoğunluktan çocuklarımın büyüdüğünü göremiyorum. Ailemin en sıkıntılı zamanlarında yanlarında olamıyorum.
Fakat elimizde gerçekten büyük bir proje var. Sosyal güvenlik reformunu, bir dönemin çalışması, 3-4 yıllık bir serüven olarak değil de bir toplumsal proje olarak görüyorum. Bu projenin içinde sadece gündemde olan kanunlar değil, her birisi diğerinden önemli, yürütülmekte olan başka çalışmalar da var. Böyle bir projeyi yarıda bırakıp gitmek, kişi olarak benim yapıma uygun bir şey değil. Ne kadar büyük sorunlarla karşılaşsam da bu projeyi yarıda bırakmak, daha büyük sorun bana göre. Onun için proje yarıda kalmasın diye diğer sorunları küçümseyerek devam etmeyi tercih ediyorum.


 

Bütçesi 75 milyar dolar
Türkiye'nin 2008 bütçesi 222.6 milyar YTL seviyesinde. Sosyal Güvenlik Kurumu 91.5 milyar YTL'lik (yaklaşık 75 milyar dolar) bütçesiyle, Hazine Müsteşarlığı, Maliye ve Milli Eğitim bakanlıkları bir yana bırakılırsa, geri kalan tüm bakanlık ve kuruluşların toplamına eşit bir bütçe büyüklüğüne sahip. Sosyal güvenlik sisteminde kapsamlı değişiklikler yapılırken, bu değişiklikleri uygulamakla doğrudan görevli kurumda bir türlü başkanlık istikrarı sağlanamadı. Türkiye'nin en büyük bütçeli kuruluşunda, son üç yılda iki başkan görevlerinden ayrılmak zorunda kalırken, halen bu göreve vekâlet eden Tahsin Güney, başkanlığın yanı sıra, başkan yardımcılığı görevini de asaleten değil, vekâleten yürütüyor. Güney, Radikal'in bu konudaki sorularını da şöyle yanıtladı:

'Yapılanmaya girdi'
Sosyal güvenlik yasası çalışmaları belki bu hafta tamamlanacak ancak bu yasayı uygulayacak Sosyal Güvenlik Kurumu'nda başkanlık sorunu bir türlü çözülemedi. Sorun nereden kaynaklanıyor?
Kurum çok ciddi bir yapılanmaya girdi. Üç sosyal güvenlik kurumu tek çatı altında birleşti, her birinin yönetim kurulu ve tüzelkişiliği tek çatıda toplandı. Bir yandan da sosyal güvenliğin sigortacılıkla ilgili parametrelerinde değişiklik çalışmaları yürütülüyor. Kimsenin farkında olmadığı, ancak çok hızlı alınması gereken kararlar ortaya çıktı. Bu süreçte bazen farklı anlamalar oldu.
Şunu söylemek zorundayım; Kurumun kanununda zaten idari ve mali özerklik var. Bu idari ve mali özerklik kurumun karar alma sürecinde nasıl davranacağını ifade eder. SGK'nın kendi adına karar vermesi gereken çok teknik konuları var. Birçok bakanlıktan daha büyük bütçesi olan bir kurum. Dolayısıyla yaşanan bazı sorunlar, üst yönetici olan insanların attığı imzaların büyüklüğünden, verdikleri kararların getirdiği sorumluluktan kaynaklanıyor. Çünkü attığınız bir imza milyonlarca insanı etkiliyor; hem parasal, hem hukuki sorumluluklar getiriyor.

Bakanlık-SGK ilişkisi
Üst düzey yönetimde çıkan sorunlar da sadece bu dönemde ortaya çıkmış bir sorun da değil. SSK'yı da katarsak 18 yıldır kurumdayım, her zaman bakanlık ile kurum yöneticileri arasında küçük büyük çeşitli sürtüşmeler olmuştur. Bugün, Hazine Müsteşarlığı, DPT gibi kurumların kanunlarında özerklikle ilgili bir madde yoktur ama konularında oldukça yetkin ve başarılı kurumlardır. Sosyal güvenlik reformu çalışmaları, toplumsal bir proje olduğundan, bu projenin başarılı olabilmesi için, üst yönetici olarak herkesin bu dönemde gerekli fedakârlığı yapması gerekir.

Bu haber toplam 1165 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim