• BIST 90.383
  • Altın 144,498
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 7 °C
  • İstanbul 9 °C
  • Bursa 9 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 14 °C

Sağlıklı uçuşun püf noktaları

Sağlıklı uçuşun püf noktaları
4 saatin üzerinde süren uçak yolculukları sağlıklı kişileri bile etkiliyor.

Uçuş Hekimi Dr. Birler, yolculuk öncesi ve sırasında alınabilecek küçük tedbirlerle sağlığı korumanın mümkün olduğunu belirtti...

Kısa ve rahat yolculuk yapmak isteyenler öncelikle uçağı tercih ediyor. Uzmanlar özellikle 4 saatin üzerinde süren yolculukların normal sağlıklı kişileri bile etkileyebilecek olumsuz birçok faktöre maruz kalınmasına neden olduğuna dikkat çekti. Hisar Intercontinental Hospital Havacılık Tıp Merkezi Uçuş Hekimi Dr. Pınar Atakan Birler, "Uçak içindeki havanın neminin az olması ağız, burun ve gözlerde kuruluğa neden olur. Bu bir sağlık problemi değildir ama yeterli sıvı takviyesi yapılmazsa uzun dönemde farklı problemlere neden olabilir" diye konuştu.

UÇAK TUTARSA...

Uçakla seyahat eden yolcuların nadiren de olsa araç tutmasından şikayet ettiklerini belirten Dr. Birler, ''Araç tutması konusunda hassas olan kişilerin kanat üzerinde veya cam kenarında bir koltuk talep etmeleri ve araç tutması ile ilgili torbaları her zaman kolayca ulaşılabilecekleri bir yerde saklamaları gerekir. Araç tutmasını önlemek için gerekirse doktora danışarak ilaç alınabilir. Eğer ilaç kullanılacaksa uçağın kalkmasından en az yarım saat önce alınması uygun olur'' dedi.

JET LAG HASTALIKLARI

Özellikle çok sık ve uzun süreli uçuşlar yapmak zorunda olan kişilerde ''jet lag'' adı verilen durumun ortaya çıkabildiğine işaret eden Birler, şöyle devam etti: "Jet lag, kısa sürede birçok zaman alanından geçme (Batı’dan Doğu’ya ya da Doğu’dan Batı’ya uçarken) sonucu oluşan, uyku kalıplarının ve vücudun iç saatini oluşturan biyolojik ritminin bozulması sonucu sindirim sistemi sorunları, hazımsızlık, bağırsak hareketlerinde değişiklikler, uyku sorunları- bozuklukları, stres, düşük fiziksel ve zihinsel performans, bitkinlik ve genel halsizlik dolayısıyla da fiziksel ve zihinsel performansın düşmesine neden olur. "

PEKİ NE YAPMALI?

Jet lag'ın etkilerinin azaltılabileceğinin altını çizen Birler, "Yolculuğa çıkmadan önce iyice dinlenmek ve kısa süreli uykular da dahil olmak üzere yolculuk boyunca mümkün olduğunca dinlenebilirsiniz. Yolculuktan önce ve yolculuk sırasında bol sıvı tüketebilir, hafif yemekler yiyebilirsiniz. Yolculuk öncesi ve sırasında alkol tüketmekten kaçının. Uyku sorunu olan yolcular uzun mesafeli uçak yolculuklarına çıkmadan önce doktora danışmak şartıyla uyku hapları kullanabilir" diye konuştu.

DERiN DERiN NEFES ALIN

Kabin içindeki hava basıncı değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkan bir diğer durum da kulak ve sinüslerdeki hava değişimi olduğunu anlatan Dr. Birler, bu sorunun genellikle uçağın kalkışı sırasında oluştuğuna dikkat çekti. Bu rahatsızlıkların çoğunun yutkunma, çiğneme, esneme ile azaltılabileceğini dile getiren Dr. Birler, "Eğer bunlar yeterli olmazsa 'valsalva manevrası' denilen ağız ve burnun kapatılıp derin bir nefes verilmesiyle orta kulak ve sinüslere hava girmesi sağlanır" şeklinde konuştu.

YENİ DOĞMUŞ BEBEĞİ UÇAĞA BİNDİRMEYİN

Bebeklerin uçakla seyahat etmelerinde yaşanan sıkıntılı durumlara da değinen Birler, 7 gününü doldurmamış bebekler için uçak seyahatinin tavsiye edilmediğini söyledi. Kabindeki hava basıncı değişikliklerinin bebeklere sıkıntı verebildiğini ve bebeklerin uçuş boyunca ağlamalarına neden olabildiğini ifade etti.

GAZLI İÇECEKLERDEN UZAK DURUN

Kabin hava basıncının düşmesi nedeniyle vücuttaki gazlarda genişleme ve bu genişlemeye bağlı rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Dr. Birler,"Gaz genleşmesi orta derecede rahatsızlıklara neden olur. Gazlı içecekler ve gaz yapan yiyecekleri uçuş öncesi ve uçuş sırasında tüketmeyin" dedi.

KABİN HAVA BASINCI DEĞİŞİMİ

Kabin hava basıncı deniz seviyesine göre oldukça düşük olduğu için kanın oksijenle doyması biraz düşer ve bu da dokulara daha az oksijen gitmesine yol açar. Bu etkiler sağlıklı yolcular tarafından genellikle dengelenir. Dr Birler kalp, solunum ya da kansızlık gibi hastalıkları olan kişilerin hipoksiyi kolayca atlatamayacağını söyledi.

Münevver ÇAKIRTAŞ

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2083 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim