• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Ankara 8 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Bursa 15 °C
  • Antalya 16 °C
  • İzmir 16 °C

Sağlıkta son teknoloji ‘denizaltı’ndan çıktı

Sağlıkta son teknoloji ‘denizaltı’ndan çıktı
Makine mühendisi olmayı planlarken doktor olan Op. Dr. Mustafa Tekkeşin, Türkiye’nin denizaltı konseptli ilk hastanesi Medistate’i kurdu. Tekkeşin, şimdi zincire halkalar eklemek için çalışıyor.

ÇocukluĞunda ona ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye sorduklarında verdiği cevap ‘doktor’ olsa da, büyüdükçe mekaniğe olan merakı tüm dikkatini makine mühendisi olmaya vermesine neden oldu. Doktor olmak isteyen arkadaşlarına bile “Yıllarca okuyacaksınız. Boşverin doktorluğu, mühendis ya da avukat olun” diye baskı yaptı. Aradan yıllar geçti. Şimdi o arkadaşları hukukçu oldu. Kendisi de içindeki mekanik tutkusunu kemikler üzerinde hayata geçiren başarılı bir ortopedi uzmanı. Tıp fakültesini istemeden kazanmasının ardından, görmek için gittiği okulda, giydiği beyaz önlüğü bir daha çıkaramadığını anlatan Medistate Kavacık Hastanesi Başhekimi ve ortağı Op. Dr. Mustafa Tekkeşin, Türkiye’nin en büyük acil servisine sahip hastanesinin ilk halkasını hizmete açtı. “Kemikleri çok seviyorum” diyen 42 yaşındaki Dr. Tekkeşin’le, sağlık sektörünü, hikayesini ve hayallerini konuştuk.

- Yüksek teknoloji kullanarak ve 4 yıllık bir altyapı çalışmasının ardından kurdunuz Medistate Kavacık Hastanesini. Bu süreci anlatır mısınız?

Şişli Etfal Araştırma Hastanesi’nde çalışırken, oradaki hocalarımızla bir araya geldiğimizde muayenehane hekimliği yapamayacağımızı konuşuyorduk hep. Biz ‘muayenehanede hastalara bakıp devlet hastanelerinde ameliyat edelim’ mantığının dışında bir gruptuk. Ama bir şekilde yaptığımız işlerin hakkını almak, iyi işler yapmak istiyorduk. Kimseye haksızlık etmeden... Bu proje öyle gelişti. Aktif çalışan 10 hekim ve yine bu işte aktif çalışan 10 işadamı var. Ama tabi yüzde 1’in altında aktif çalışmayan 25 civarında ortağımız var. Burası A plus bir hastane olsun istedik. Altyapıyı ona göre zenginleştirdik.

- Hastanenizde hangi branşlarda ne tür hizmetler veriyorsunuz?

Özel hastaneler arasında en büyük acil servise sahip olan hastane biziz bir defa. Çocuk sağlığı ve hastalıkları, dahiliye, genel cerrahi, kardiyoloji, kadın hastalıkları ve doğum, nöroloji, cildiye, göz hastalıkları, fizik tedavi, bunların yanında kulak burun boğaz, ortopedi, travmatoloji ile üroloji branşlarında da hizmet sunuyoruz. Kardiyoloji ve kardiyovasküler cerrahi, ortopedi ve beyin cerrahisi alanlarında adından ilk sırada söz ettirmeyi amaçlıyoruz. Olmadığımız branş yok aslında. Özellikle kanser cerrahisinde tüm ameliyatlarda Robotik Cerrahi kullanarak ve hastaya kansız, ağrısız, neştersiz ameliyat sağlıyoruz.

- Son yıllarda yapılan tüm ciddi hastaneler 5 yıldızlı otel konforunda inşa ediliyor. Sizi farklı yapan ne?

Burası hastane olarak tasarlandı. Ümraniye Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Başhekim Yardımcılığı yaptım. Ameliyathane, yoğun bakım ünitelerini değiştirdik, yaptık. Hastanelerdeki aksilikleri, aksaklıkları çok iyi biliyoruz. Buradan yola çıkarak en mükemmeli burada uygulamaya çalıştık. Hasta giriş yaptıktan sonra ilk muayenesinin ardından saniyelerle gereken birimlere ulaştırılıyor. Hayat saniyelere bağlıdır. SGK’yla da anlaştık. Yakın çevrede 2 milyon kişiye sağlık hizmeti sunacak şekilde konumlandık. Hastane yatırımı 35 milyon dolar oldu. Şartlara bağlı olarak da ikinci bir hastane daha kurabiliriz.

- Her çocuğa mutlaka büyüyünce ne olacaksın diye sorulur. Siz doktor olmayı hayal eder miydiniz ?

İlkokuldayken bana da ‘büyüyünce ne olacaksın’ diye sorulduğunda ‘doktor olacağım’ cevabını verirdim. Ancak büyüdükçe doktor olmamam gerektiğini düşünmeye başladım. Öncelikle eğitim süresi çok uzun, hedeflere hemen ulaşamıyorsunuz. Sabırlı olmanız gereken  uzun bir yol yani. Ben doktorluğu hiç düşünmediğim gibi bir de arkadaşlarıma telkinde bulunuyordum. Hukuka     gidin mühendislik okuyun ama doktorluğu unutun diyordum. Üniversite sınavına girerken de tercihlerimde hep mühendislik yazdım, babam  da boş yer kalmasın diye tıp yazdırdı. Tıpı kazandım. Niyetim bir sonraki yıl tekrar sınava girip mühendislik okumaktı. Ama bir gidip deneyeyim dedim, bir gün okula gittim bakmaya, beyaz önlüğü bir giydim bir daha çıkartmadım.

Önlüğü giyince kafamdaki tüm sorular bitti ve doktor olmaya karar verdim. Doktor olmamak konusunda ikna ettiğim iki arkadaşım şimdi hukukçu.

- Doktorluk diğer mesleklerden çok farklı. Hayat biçimi...

Kesinlikle öyle. Vicdanı olmayan, insanları sevmeyen doktorluk mesleğini yapamaz. Büyük ameliyatların öncesinde uykularımız kaçıyor. Olası komplikasyonları bildiğimizden başlıyoruz önceden düşünmeye. Bu gerçekten çok kutsal bir meslek. Doktorun hedefi para kazanmaksa ciddi risk alıyor demektir. Çünkü artık eskisi gibi para kazanamıyorsunuz. Para kazanmazsa kişi, meslekten soğur ve mesleğini yapmak istemez hale gelir. O yüzden doktorluk mesleğini ve insanı sevmeyen yapıdaki kişi bu işi yapamaz. 

Kalp damar cerrahisinde Avrupa’dan ileriyiz

SAĞLIK alanında son 5 yılda yapılan yatırımlar dikkat çekici. Sektör çok hızlı gelişiyor. Bakanlık da bu hızı gördü ve bir denetim mekanizması getirdi. Her yere değil ihtiyaca göre hastane yapılacak dedi. Artık hastane kurmak için o kadar kolay izin alınmıyor. Yapılan her fazladan teknolojik yatırım bizi yurtdışına da bağımlı hale getiriyor. Bazı branşlarda Avrupa’nın çok önündeyiz. Almanya, Fransa bile bizden geri. Orada çalışan arkadaşlarımızdan bunları öğreniyoruz. Özellikle göz ve kalp damar cerrahisinde ön plana çıkıyoruz. Problemler de var tabi. Özel hastanelerin ruhsatlandırılması, kadroların oluşturulması konusunda, SGK sınıflandırılmaları, alınan farkların belli kriterde tutulması sıkıntı yaratıyor. Yoğun bakımlarda büyük cerrahi ameliyatlarda fark alınmayacağına dair bazı açıklamalar kafa karıştırıcı. Bir sağlık hizmetini 300 liraya da verirsiniz 5 bin liraya da. ‘Para alanlar insanları dolandırıyor, almayanlar iyi çalışıyor’ imajı yaratılıyor. İşin aslı öyle değil. 

Aile hekimliği doğru uygulanmalı

AiLE hekimliği çok iyi ve yerinde bir uygulama. Ancak teoride yapıp da pratikte yapamamak en kötüsü. Bu kadar çalışıldı, sağlık merkezleri oluşturuldu. Eğer sıkıntılar giderilirse, sistem doğru uygulanırsa çok güzel olur. Hastaların yüzde 75-80’i biliyoruz ki pratisyen hekimde işini hallediyor. Doktorlar üzerindeki aşırı yükün kalkması açısından bu önemli. Böylece uzman hekimlerin hastanelerde hastaya verdiği süre ve hizmet kalitesi de artmış olacak.

Ayrıca Türkiye’nin turizmde parlaması sağlık turizminde de gelişmeyi beraberinde getirecek. Şu anda yapılan sağlık yatırımları da bizi bu konuda bir yerlere getirecek. Avrupa’dan Ortadoğu’dan Afrika ve Uzakdoğu’dan bile hasta gelmeye başlayacak. Biz de bununla ilgili görüşmeler yapıyoruz. Gürcistan, Azerbaycan, Arnavutluk’la görüşüyoruz. Bu yatırımların mutlaka karşılığı alınacak.

Sabahtan akşama kadar ameliyat yapsam bıkmam

ÜNİVERSİTEDEKİ tüm branşlarda staj yapıyorsunuz. Ben de kendi ruhuma uygun olduğunu düşündüğüm ortopediyi seçtim. Mekaniği çok severim ben, o yüzden de makine mühendisi olmayı istemiştim. Boş zamanlarımda ameliyat tekniklerine bakardım, hoşuma giderdi. Kemiği çok seviyorum. Anatomi derslerinde başlayan kemiğe ilgim hala sürüyor. Ortopedi ihtisasına girdim, tez hazırlayacaktım diz üzerine. Veterinerlik fakültesinde koyunları uyutup ameliyatlar yaptım, ön çapraz bağlarla ilgili çalışıyordum. 25 koyunu ameliyat ettim. Orjinal bir tez oluşturdum sonunda. Bu işten çok keyif alıyorum. Tüm gün ameliyat yapabilirm, sevgiyle merakla ilgili bir şey bu. 

Japon mimar Yamamoto’nun hayali gerçek oldu 

İNŞAATI 4 yıl boyunca süren bir hastane burası. Mimarlarla çok ciddi çalışmalar yaptık. Her ayrıntıyı düşündük. Geçtiğimiz aylarda hayata veda eden ünlü Japon mimar Tatsuya Yamamoto ile çalıştık. Kendisinin gerçekleştirdiği proje sonucunda kullanılan alan ve özel yapısı ile denizaltı konseptine uygun olarak inşa edildi. Türkiye’nin en büyük acil servisine sahip hastanesi olduk. Neredeyse her odası İstanbul’un farklı açılarından manzarasına açılıyor. 17 bin metrekare alan üzerine kurulu hastane, 12 kattan oluşuyor, 4 kat yerin altında. Uluslararası hastane konseptine uygun tasarlandı. Dünyada ileri teknoloji son teknoloji kullanılarak ne yapılıyorsa burada da o yapılıyor. 

Robot Da Vinci operasyonlarda büyük avantaj

ÖZELLİKLE kanser cerrahisinde en deneyimli hekimler tarafından tüm ameliyatlarda Robotik Cerrahi kullanarak hastaya kansız, ağrısız, neştersiz ameliyat fırsatı sağlayacak. Cerrahide kullanılan robotlar hem doktora hem de hastaya bir dizi çok önemli yarar sağlıyor. Geleneksel açık operasyonlara göre hastalarda daha az ağrı, daha az kan kaybı, daha düşük enfeksiyon kapma olasılığı ve çok daha kısa sürede iyileşme ve günlük aktivitelere dönüş anlamına geliyor. Doktorlar için de ameliyat bölgesine yakın çalışma, üç boyutlu görme, organı 20 kata kadar büyütebilme, sinir koruyucu veya tümör cerrahisinde daha hassas, etraf dokulara zarar vermeksizin ameliyat yapma avantajları da sağlıyor. Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi günümüzün en gelişmiş robotik cerrahi sistemi. Tüm dünyada 850’den fazla Da Vinci Robotik Cerrahi Sistemi ile üroloji, kalp damar, jinekoloji ve genel cerrahi operasyonlarını başarıyla yapılıyor.

Fulya ERDEM

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1893 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim