• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Ankara 4 °C
  • İstanbul 18 °C
  • Bursa 12 °C
  • Antalya 17 °C
  • İzmir 10 °C

Şahin: "Tek tipçi anlayışla kürtaj yasaklanamaz"

Şahin: "Tek tipçi anlayışla kürtaj yasaklanamaz"
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, birçok nedeni olan kürtajın "tek tipçi" yaklaşımla tamamen yasaklanmasının sözkonusu olmadığını söyledi.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) evsahipliğindeki Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu (KPK) toplantısında konuşan Şahin, sezaryen ve kürtaj tartışmasına da değindi.

Şahin, sezaryen doğum oranının AB ülkelerinde yüzde 15-20 seviyesindeyken ve Dünya Sağlık Örgütü bu oranın yüzde 20'yi geçmemesi yönünde hedef belirlemişken, Türkiye'de neredeyse her 2 kadından birinin buna başvurmasının ve hatta özel hastanelerdeki doğumlarda sezaryen oranının yüzde 80-90'lara ulaşmasının kabul edilebilir olmadığını söyledi.

"Sezaryan cazibeye dönüşebiliyor"

Şahin, "Zorunluluk halinde tıbbı bir gerekçeyle bebek ve anne sağlığı için sezaryen gerekiyorsa tabi ki olacak. Ama bunun doktor eliyle bir avantaja dönüştürüldüğü, ağrısız ve istediğin zaman olacak şeklinde bir cazibeye dönüştürüldüğü zaman ailenin, anne ve babanın kararının sezaryene döndüğünü görüyoruz" şeklinde konuştu.

Fatma Şahin, "Buna karşı sigarayla mücadele benzeri bir kampanya başlatıp sezaryenden sonra olabilecek dezavantajları anlatacağımız bir sürecin yaşanması ve bu oranı aşağı çekmemiz gerekli" diyerek, Sağlık Bakanlığı'nın bunu önemli bir politika olarak benimsediğini anlattı.

Hükümetin sezaryenle ilgili açıklamalarının anlaşılırken, kürtajla ilgili çok soru aldıklarını belirten Şahin, dünya ortalamalarına da bakıldığında yüzde 40 civarındaki istenmeyen gebeliklerin kürtajı beraberinde getirdiğine işaret etti.

Doğum kontrolle ilgili modern koruyucu tedbirler yerine kürtajın "sanki bir aile planlaması yöntemiymiş gibi kullanıldığını gören bir fotoğrafla karşı karşıya oldukları"nı dile getiren Şahin, hedeflerini şöyle anlattı:

"Kadınların kürtajla ilgili süreçte istenmeyen gebelik oranını düşürmek ve işi erkek boyutuyla da sorumluluk alanına koymak. 'Bakın kadın meselesi, kürtaj meselesi yine erkekler konuşuyor kadın üzerinde karar veriliyor' deniliyor ama bir husus gözden kaçırılıyor. Bu hamileliklerle ilgili, kürtajla ilgili sorumluluk yalnızca kadınlara veriliyor. Halbuki burada kadın ve erkek sorumludur ve beraber şekilde, istediği zaman diliminde bebeğini istediği şekilde planlamak erkeğin de görevidir. Dolayısıyla doğum kontrol sisteminde erkeğinde bu sorumluluğu alması ve istenmeyen gebelik oranının hızlı bir şekilde aşağıya düşürülmesi gerekiyor."

Türkiye'de bu konuda süren tartışmadan korkmamak gerektiğini belirten Şahin, "Bunları Sayın Başbakanımız söylemeyip Dünya Sağlık Örgütü Başkanı söylemiş olsaydı, parlamentoda bu kadar gündem de olmayacaktı. İstenmeyen gebelik oranını düşürmek şu anda Dünya Sağlık Örgütü'nün de en büyük kampanyası" diye konuştu.

Bu konuda yaptıkları çalışmaları anlatan Şahin, "Adalet, aile ve sosyal politikalar ve sağlık bakanlıkları olarak bir kurul oluşturduk. İçinde sosyoloğu, felsefecisi, embriyoloji uzmanı, olması gereken bütün bilim insanları var. Dünyada bu nasıl oluyor. Avrupa'da bile farklı uygulamalar var. Biz kendi ülkemizde üreme sağlığını yani insanların istediği zamanda istediği kadar istediği çocuğu istediği zaman diliminde yapabilmesiyle ilgili nasıl bir model oluşturmalıyız? Nasıl bir kampanyayla bizim kürtajın bir aile planlaması yöntemi olmadığını, diğer yöntemlerin daha etkin kullanılması gerektiğini ve erkeğin
kullanması gereken yöntemleri daha etkin kullanması ve burada kadına yardımcı olması gerektiğini bir kampanyaya dönüştürmek istiyoruz" dedi.

"Neden bir kadın kürtaj ister?"

Fatma Şahin, "Neden bir kadın kürtaj ister? Ya kendiyle ilgili, ruh sağlığıyla ilgili bir sorunu vardır ya bebeğiyle ilgili vardır. Ve çevre faktörü yani onun ekonomik ve sosyal şartlarının çocuğu doğurmaya müsait değildir. Ya tecavüz vardır, ensest vardır. Şimdi bu kadar değişkeni olan bir noktada tek tip ve tepeden bakışla ben bunların hepsini yasaklıyorum diye bir bakış olabilir mi? Bu çalışma içerisinde her bir neden için ne yapılması gerektiğini ortaya koyuyoruz" şeklinde konuştu.

Bu kapsamda sosyal ve ekonomik durumları çocuk sahibi olmaya müsait olmayan kadınlara sağlanacak imkanlardan ağır cezalarla tecavüzcüleri caydırmaya kadar atılabilecek adımlar üzerinde çalıştıklarını kaydeden Şahin, oluşturulan bilim kurulunun çalışmalarını bu hafta tamamlayacağını ve sonrasında ilgili bakanlıkların önerilerini hazırlayacağını bildirdi.

Şahin, "Bu tartışmalar, ABD'de yapıldığı zaman, 'yaşam hakkıdır' diye seçim kampanyalarında konuşulduğu zaman ileri demokrasi oluyor, benim ülkemde tartışıldığı zaman 'bu hükümetin niyeti zaten belliydi, şunu yapmaya çalışıyor' şeklini alıyor" eleştirisinde bulundu.

Şahin, Başbakan Erdoğan'ın ailelerden üç çocuk istemesinin hatırlatılması üzerine, Türkiye'de doğurganlık oranının kritik seviyelere indiğini ve Avrupa'daki gibi nüfus yaşlanması sorununun başgöstermemesi için yüzde 2,1'lere kadar gerileyen bu oranın artması gerektiğini vurguladı.

AP Türkiye'de kadın hakları raportörü Emine Bozkurt ise kürtaj tartışmasının kadınlarca yapılması gerektiğini savundu.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1090 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim