• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Bursa 19 °C
  • Antalya 27 °C
  • İzmir 26 °C

SGK, sezaryenle yapılan doğum için özel hastanelere geçen yıl 93 milyon lira ödedi

SGK, sezaryenle yapılan doğum için özel hastanelere geçen yıl 93 milyon lira ödedi
2010 yılında SGK'ya bildirilen 745 bin doğumdan sadece 337 bini normaldi. 408 bin anne adayı adeta sezaryenle doğuma itildi. SGK, sezaryenle yapılan doğum için ...

Doğumhaneler ticarethaneye dönünce sezaryen oranı yüzde 55'lere ulaştı. 2010 yılında SGK'ya bildirilen 745 bin doğumdan sadece 337 bini normaldi. 408 bin anne adayı adeta sezaryenle doğuma itildi. SGK, sezaryenle yapılan doğum için özel hastanelere geçen yıl 93 milyon lira ödedi. Ancak burada devletin yaptığı ödemenin yanı sıra, hastalardan alınan yüzde 70'lere varan fark ile hastanede kalış süreleri önemli

En güzel hastane ziyareti kuşkusuz doğum sonrasıdır. Ancak Türk sağlık sistemindeki yapısal bozukluk özellikle özel hastanelerde doğum sürecinin de kötüye kullanıldığını gösteriyor. Gelişmiş ülkelerde normal doğum 'olağan', sezaryen 'sıradışı' iken bizde süreç tam tersine işliyor. Öyle ki Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kayıtları da bu durumu net olarak ortaya koyuyor. SGK kayıtlarına göre 2010 yılında devlet ve özel hastanelerde yapılan 745 bin doğumun yüzde 54'ü yani 408 bini sezaryen, 337 bini ise normal doğumdu. Bu yılın ilk dört aylık verilerine bakıldığında ise aynı sürecin devam ettiği görülüyor. İlk dört aydaki 226 bin doğumdan yüzde 55'i sezaryen ile yapılmış. Oysa gelişmiş ülkelerde bu oran tam tersi. Ne yazık ki doğum bir 'ticarete' çevrilmiş durumda.

ÖZEL HASTANELERE 93 MİLYON TL ÖDENDİ!
Türkiye'de sezaryenle doğumun sayısı arttıkça ödenen bedel de artıyor. Geçen sene sezaryen için özel hastanelere 93 milyon TL ödendi. 2008 yılı sonundan önce sezaryen ile doğum için vaka başına 2 bin lira ödeyen SGK, bunun kötüye kullanıldığını görünce sistemi değiştirerek normal doğum için de sezaryen için de 450 lira ödemeye başladı. Ancak bu da sağlık sisteminde sezaryenin önünü kesmeye yetmedi. 2008 yılında sezaryenle doğum için 183.7 milyon lira ödeyen devlet, 2009 yılında aldığı bu önlemle rakamı 150 milyon liraya çekti. Ancak 2010'da sezaryen olan hasta sayısı artınca rakam da tüm hastanelere ödenenle birlikte yeniden 184 milyona çıktı. Bu sadece SGK’nın hastanelere ödediği para. Vatandaşın fark olarak ödediği rakamlar eklendiğinde sezaryenin bedeli de yüksek oluyor.

450 LİRADAN BAŞLAYIP 5 BİNE KADAR ÇIKABİLİYOR
Dr: Serdar Kalenderoğlu'na göre sezaryenle normal doğum arasındaki en önemli farklardan biri hastane masrafları. Normal doğumun kişiye yükü özel hastanelerde yaklaşık 100-300 lira arasında. Hastanede kalış süresi ise yaklaşık bir gün. Sezaryende masraflar minimum 450 liradan başlayıp 5 bin liraya kadar çıkabiliyor. Kalenderoğlu, sezaryenle alınan bebeklerde hastane yenidoğan yoğun bakımlarda kalışı riskinin yükseldiğine işaret ederek, bunun da ortalama günlük günlük 300-1200 arasında maliyete yol açtığına da işaret ediyor.

CAEDARE YANİ LATİNCE KESME FİİLİNDEN GELİYOR
Bir çocuğun, karnın açılması yoluyla doğurtulması anlamına gelen sezaryen adı, antik Roma’nın imparatoru Jül Sezar’ın milattan önce 15 yılında annesi Aurelia’nın karnından ameliyatla çıkarıldığı söylencesine dayanıyor. Günümüzde araştırmacılar daha çok, “caesarea” sözünün Latince “caedare” (kesmek) fiilinden geldiğini düşünüyorlar.

TÜRKİYE DÜNYADA BİRİNCİLİĞE YERLEŞTİ
Gazete Habertürk'ten Ebru Erdoğan'ın haberine göre ise Türkiye’de yıllardır tartışılan ve oranı yüzde 50’ye ulaşan sezaryenlerin sayısı, ebelik sistemiyle düşürülebilir. Dünya Sağlık Örgütü Üreme Sağlığı Araştırma Departmanı’ndan Metin Gülmezoğlu, Hollanda ve bazı İskandinav ülkelerinde sezaryen oranlarının çok düşük kalmasının nedeninin ebelik sistemi olduğunu söyledi. Sezaryen yönteminin sosyal ve toplumsal boyutlarının incelenmesi gerektiğine dikkat çeken Gülmezoğlu, anestezi tekniklerinin gelişmesinin de ameliyatlı doğumları artırdığını ifade etti. Keyfi sezaryenin, sağlık risklerinin yanında devletlere mali baskısının da olduğunu anlatan Gülmezoğlu, şöyle konuştu: “İlk çocuk sezaryenle alındığında, ikinci ve üçüncü çocuk için de bu yöntem mecburi oluyor.

Çünkü bu sefer de normal doğum risk haline geliyor. Bazı ülkelerde ebelik sistemi olduğu için bu oran oldukça düşük. Çünkü ebe kliniklerine gittiğinizde doktor olmadığı için mecburi durumlar dışında ameliyat zaten mümkün değil. Türkiye’ye bakıldığında tüm doğumlar hekimler tarafından yapılıyor. Bu bir taraftan bakıldığında iyi; kendinizi ebe yerine doktora emanet ediyorsunuz; ancak bu sefer de tıbbi girişim riski artıyor.” Türk Tabipleri Birliği 2. Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan da bu konuda hasta talebinin de doktor yönlendirmesinin de olduğunu ifade etti.

"KANUN ÇIKARSA SEZARYEN SORUNU ORTADAN KALKAR"
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Fatih Durmuşoğlu, yıllardır tartışılan sezaryendeki oranların çıkarılacak bir kanunla hemen düşürülebileceğini belirtti.
Durmuşoğlu, “Kadınlar normal doğumdan korkuyor. Bazen normal doğuma karar verenler, doğum anında vazgeçiyor. Biz kimseye zorla normal doğum yaptıramayız. Fatura her fırsatta hekimlere kesiliyor ancak bu sorunu çözmek çok kolay. ‘Riskli durumlar dışında sezaryen yasaktır’ denir; sezaryen oranları düşer.” Durmuşoğlu, parasal ilişki olmayan üniversite ve devlet hastanelerinde bile sezaryen oranlarının çok yüksek olduğunu da sözlerine ekledi.

GAZETE HABERTÜRK
Ali Tezel

 

Bu haber toplam 3966 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim