• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Ankara 0 °C
  • İstanbul 8 °C
  • Bursa 6 °C
  • Antalya 9 °C
  • İzmir 6 °C

Son 30 yılda sadece 7 madde uyuşturucu kapsamına alındı

Son 30 yılda sadece 7 madde uyuşturucu kapsamına alındı
Bürokrasiyi fırsat bilen uyuşturucu tacirleri, henüz yasa kapsamına alınmamış uyuşturucularla gençleri zehirlemeye devam ediyor. Avrupa'da yeni bir madde tespit edilir edilmez 'geçici uyuşturucu' kabul edilirken, Türkiye'de son 30 yılda sadece 7 maddenin

Zaman'ın internette serbestçe satılan yeni uyuşturucularla ilgili manşetinin yankıları sürüyor. Avrupa'da yeni bir madde tespit edilir edilmez 'geçici uyuşturucu' kabul edilirken, Türkiye'de son 30 yılda sadece 7 maddenin 'uyuşturucu listesi'ne alındığı ortaya çıktı. Bu dönemde yasaya giren maddelerden 5'i, 'psikotrop' yani merkezi sinir sistemini etkileyen maddeler, 2'si ise sentetik uyuşturucular. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bağımlılık Tedavisi Programı Sorumlusu Prof. Dr. İlhan Yargıç, uyuşturucu tacirlerinin son yıllarda laboratuvar ortamında kolayca üretilen sentetik (yapay) uyuşturucularla gençleri zehirlediğini vurguluyor. Üretici ve satıcıların Türkiye'deki bürokrasi ve yasal boşluklardan yararlandığına dikkat çeken Yargıç, "Bu maddeler tespit edilir edilmez geçici uyuşturucu kapsamına alınmalı." diyor.

Türkiye ilk olarak 1961 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan 'Uyuşturucu Maddelere Dair 1961 Tek Sözleşmesi'ne ortak oldu. Fakat sözleşmenin Türkiye'de yürürlüğe girmesi 6 yıl sonra gerçekleşti. Böylece afyon, eroin, kokain ve esrar gibi geleneksel uyuşturucuların tamamı yasaklandı. 1971 yılında ise yine BM tarafından yayınlanan 'Psikotrop Maddeler Sözleşmesi' kabul edildi. Belge, 1981 yılında Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeye göre ilaç dışında kullanılan 'psikotrop' maddelerin kullanılması yasaklandı.

1981 yılından sonra Türkiye'nin uyuşturucu maddelerini yasa kapsamına alma süreci yavaş işledi. Geçen 30 yılda sadece 7 madde yasaklandı. 1988 yılında psikotrop madde olan 'enetylline' isimli kimyasal madde, 1997, 1998, 2004, 2007 yıllarında 4 psikotrop madde daha yasa kapsamına aldı. Son dönemde ağırlıklı olarak kullanılan sentetik uyuşturuculardan ise Türkiye sadece iki tanesini yasaya koydu. 2008'de 'benzil piperazin' (BZP), 2009'da sokakta ecstasy hap diye satılan 'piperazin'in (mCPP) kullanımı yasaklandı. Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü, 2010 Eylül ayında internette bitkisel ürün diye satılan 'JWH-18' maddesi için yasal süreç başlattı.

Son söz Bakanlar Kurulu'nun

Türkiye'de bir ürünün uyuşturucu madde kapsamına alınması hayli uzun sürüyor. Emniyet yetkilileri, tespit ettikleri uyuşturucuyu Adli Tıp Kurumu'nda incelettikten sonra İçişleri Bakanlığı'na bağlı Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi'nde (TUBİM) oluşturulan kurula iletiyor. TUBİM'de alınan karar, Sağlık Bakanlığı'na bildiriliyor. Bakanlık da ürünü 'uyuşturucu maddeler listesi'ne dahil ederek, kanun kapsamına alınması için Bakanlar Kurulu'na sunuyor. Buradan çıkan karar ise Resmi Gazete'de yayınlanıyor. Emniyet'in verilerine göre son dönemde yaklaşık 20 ürünün uyuşturucu kapsamına alınması için rapor düzenlendi. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı yetkilileri, Türkiye'ye 'sağlık' veya 'bitkisel' adıyla giren ürünlerle ilgili incelemenin TUBİM tarafından Adli Tıp Kurumu'na yaptırıldığını belirtiyor. Yeni maddelerin uzun bir sürecin ardından uyuşturucu listesine alındığına dikkat çeken yetkililer, "Bu işlemler zaman alıyor. Son dönemde 20'ye yakın maddeyle ilgili başvuru yapıldı." diyor. HASAN ÇİLİNGİR İZMİR

Gizli laboratuvarlarda üretiliyorlar

Bürokratik sürenin uzunluğundan dolayı Türkiye'deki gençleri tehdit eden sentetik uyuşturucularla bütün dünyanın başı dertte. Dünyanın birçok yerinde sentetik uyuşturucu olarak tanımlanan maddeler laboratuvar ortamında çok rahat bir şekilde üretilip, çoğaltılabiliyor. Tek bir molekül değişimiyle yeni bir madde rahatlıkla ortaya çıkarılabiliyor. BM Uyuşturucu Raporu'na göre, dünyada uyuşturucu madde üreten gizli laboratuvarların sayısı 2008 yılında yüzde 20 oranında arttı.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bağımlılık Tedavisi Programı Sorumlusu Prof. Dr. İlhan Yargıç, sentetik uyuşturucuların sadece Türkiye'de değil ABD başta olmak üzere birçok ülkede büyük problem olduğunu anlatıyor. Türkiye'deki tacirlerin sentetik uyuşturucu üretebildiğini ama asıl üretimin Batı ülkelerinde olduğunu kaydeden Yargıç, "Madde, görülür görülmez Avrupa ülkelerinde olduğu gibi geçici uyuşturucu kapsamına alınıp yasaklansın. Daha sonra uzun incelemeler yine yapılsın. Çıkan sonuca göre nihai karar verilsin." tavsiyesinde bulunuyor. Mevcut sürecin yavaş olduğunu kabul eden Yargıç, Türkiye'nin Avrupa Birliği Uyuşturucu ile Mücadele ve İzleme Merkezi'ne bağlı Erken Uyarı Sistemi'ne (EWS) üye olduğunu hatırlatıyor ve ekliyor: "Buradan gelen yeni uyuşturucu bilgileri bize kadar çok kısa bir sürede ulaşıyor. Gelen bilgilere göre strateji belirlenebilir."

Son birkaç yıldır sentetik uyuşturucunun arttığını belirten İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Yavuz ise şöyle konuşuyor: "Türkiye'de geleneksel uyuşturuculara göre daha büyük tehlike oluşturuyor. Yapılması gereken; acil bir kurul oluşturulmalı ve kurul süratle ön değerlendirme yapmalı. Güvenilir analizlerle madde geçici uyuşturucu kapsamına alınmalı." Yavuz, uyuşturucuları incelemek için laboratuvar ortamlarının geliştirilmesi gerektiğini de ifade ediyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2434 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim