• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Ankara -1 °C
  • İstanbul 5 °C
  • Bursa 4 °C
  • Antalya 13 °C
  • İzmir 7 °C

Sosyal Güvenlik Kurumu açıkları tamamen kapanabilir

Sosyal Güvenlik Kurumu açıkları tamamen kapanabilir
Fatih Acar, "Şu anda 26 milyar TL dolayındaki kayıt dışı alanı, kayıt altına alıp prim almaya başladığımızda sosyal güvenlik açıklarının tamamen ortadan kaldıracağımız noktaya geldiğimizi hesapladık" ...

Fatih Acar, "Şu anda 26 milyar TL dolayındaki kayıt dışı alanı, kayıt altına alıp prim almaya başladığımızda sosyal güvenlik açıklarının tamamen ortadan kaldıracağımız noktaya geldiğimizi hesapladık" bilgisini verdi.

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Fatih Acar, sosyal güvenlik sisteminde kayıtdışılığı önleyici çalışmalar sonucunda 2008'den bu yana 80 bin işyerinin ilk kez tescil edildiğini ve 1 milyon 100 bin kişinin kayıt altına alındığını açıkladı. Acar, yol gösterici yöntemlerin yanısıra, veriye dayalı denetim modeliyle çalışmaların sürdüğünü belirterek "26 milyar TL dolayında kayıt dışı alanı kayıt altına alıp prim almaya başladığımızda sosyal güvenlik açıklarının tamamen ortadan kaldıracağımız noktaya geldiğimizi hesapladık" bilgisini verdi. SGK açıklarının kapatılmasında giderleri azaltıcı birçok proje geliştirdiklerini kaydeden Acar, "İki önemli projemiz var. İnşallah hayata geçiriyoruz. Birincisi, Avuç içi damar izi uygulaması. Temmuz ayından itibaren özel hastanelerden başlıyoruz. İkincisi, e-reçete uygulaması, tamamen sistem üzerinde kayıtlı bir yapıya 2012 sonu itibariyle geçmiş oluruz diye düşünüyorum" dedi. Acar, iş dünyasının sosyal güvenlik prim ödemelerini önemli derecede etkileyecek "meslek kodlarına göre prim tahsilatı" uygulamasının bu yılın sonuna kadar uygulamaya gireceği bilgisini verdi. Sosyal Güvenlik Kurumu olarak, gelir yönünden kayıtdışılık ve eksik beyan, gider yönünden ise sağlık harcamalarına odaklandıklarını belirten Acar, yıl sonuna kadar bütün illerde iş dünyası ile toplantılar yapacaklarını kaydetti. Ankara Sohbetleri'ne konuk olan Fatih Acar, Ankara Temsilcimiz Barış Ferit Parlak ve arkadaşımız Mehmet Kaya'nın sorularını yanıtladı.

-Sayın Acar, kayıtdışılıkla mücadele çerçevesinde hem sigortalı sayısında artış görülüyor, hem de TÜİK verilerinde oranda düşüşler gözleniyor. Bu alanda yeni odak noktanız nedir?

Kayıtdışı Türkiye'nin sorunu. Sadece SGK'nın sorunu olarak görmek yanlış olur. Bu kısa, orta ve uzun vadeli bir perspektifle ele almamız gereken konu. Böyle olursa daha sağlıklı sonuçlara ulaşabiliriz. Olayın sosyal boyutları da var. Sadece bıçak gibi kayıtdışı sorununu çözeceğiz diyemeyiz. Toplumsal dengeleri ilgilendiriyor, ekonominin genel parametrelerle ilgisi var. Sosyal güvenlik açısından baktığımızda... Çok önemli bir reform yapıldı. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi ana amacı vardı. Açık, GSYH oranlandığı zaman çok büyük rakamları ifade ettiği noktalara gelinmişti. Reformla ne yaptık? Uzun vadede kişiler, vatandaşlar ne kadar prim ödüyorlarsa o kadar emekli aylığı alabileceği sistemin altyapısını kurduk. Bu uzun vadede olması gereken bir çözüm.

Kısa vadede en önemli gelir kaynağımız primler. Uzun vadede sürdürülebilir sistemin temellerini atmışız ama kısa vadede prim gelirleriyle ilgili çalışmamız lazım. Bizim 2012 projeksiyonlarımızda toplam gelirler 133.2 milyar TL. Bu gelirlerin içinde en önemli kalem 97.2 milyar TL ile prim gelirleri. Prim gelirleri kayıtdışıyla doğrudan orantılı olan bir alan. Bu alan üzerinde kafa yormamız gerekiyordu. Kayıtdışının iki boyutu var. Biri sistem içinde kayıtlı olmayanlar, bir de sistem içinde olup da düşük gösterilenler. Bizim açısından prime esas kazançların düşük gösterilmesi. 2008 yılında bir fotoğraf çektik: Bize verilen beyanlarda prime esas kazançlar içinde asgari ücretten beyan edilenlerin oranı nedir diye baktığımızda bunun yüzde 61'ler dolayında olduğunu tespit ettik. Dedik ki tedrici olarak indirmek durumundayız. Ne yaptık, 2008'den bu yana? Önemli adımlar atıldı ve yüzde 61'ler, yüzde 41'lere kadar çekildi. 2012 yılında daha da aşağı indirmek mecburiyetindeyiz.

Yeni ve önemli çalışmamız var. Sigorta primine esas kazançların meslek kodlarıyla belirlenmesiyle ilgili bir çalışma. 2012 sonuna kadar bitecek. Nedir özeti. Bir öğretmen diyelim, MEB'de aldığı ücret nedir, 100 TL. Özel sektörde veya özel dershanede aldığı ücretin bunun altında olmaması gerekir. Veya yasal düzenlemeler var. Örnek veriyorum, Eczacılık Kanunu'nda diyor ki, ikinci eczacı çalışırsa asgari ücretin iki katı tutarında ücret vermeniz gerekir deniliyor kanunda. Bir eczacı ikinci eczacı çalıştırıyor ve asgari ücretten çalıştırıyorsa biz bunu kabul etmeyeceğiz. Efendim, diyelim işyerinde 5 aşçı görev yapıyor, biri aşçıbaşı.. Aşçıbaşı ile aşçının ücreti aynı olur mu olmaz. Aynı gösterilmişse diyeceğiz ki, ey işletme bu olmaz, bunu kabul etmeyiz. Veya bir işyerinde doktor çalıştırılıyor, özel hastane, başka işletme olabilir. Burada çalışan hizmetli ile aynı ücretten beyan ediliyorsa kabul etmeyeceğiz.

-Şu ana kadar kayıtdışılığın önlenmesi anlamında ulaşılan seviye nedir?

SGK olarak son dönemde sistemli ve planlı bir denetim, uygulama çalışma sürecindeyiz. 2008 yılından bu yana 81 ilde kayıt dışı istihdamla mücadele servisleri kuruldu, Alo 170 kayıtdışı istihdam hattı kuruldu ve şu anda 100 kişi çalışıyor, biz ikincisini de başka bir ilde devreye alacığız. Ücretlerin banka kanalıyla ödenmesi uygulanması başlandı, 61 ayrı kurum ve kuruluşla protokol imzalandı, gelen bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda 2008'den bu yana toplam 1 milyon 100 bin kişi kayıt altına alındı. 80 bin işyerini ilk kez tescil ettirmiş olduk. Bir yandan bilgilendirici yol gösterici yöntem, diğer yandan teknolojiyi iyi kullanmak suretiyle, veriye dayalı denetim modeliyle çalışmalar sürüyor. Şunu hesapladık, şu anda kayıt dışı alanı biz kayıt altına aldığımızda sosyal güvenlik açıklarının tamamen ortadan kalktığını gördük. 26 milyar TL dolayında kayıt dışı alanı kayıt altına alıp prim almaya başladığımızda sosyal güvenlik açıklarının tamamen ortadan kaldıracağımız noktaya geldiğimizi hesapladık.

-Sağlık dahil açık mı?

Tabii. Dolayısıyla bu konu önemli. Kısa vadede önem vereceğimiz alanların başında kayıtdışılık geliyor.

-Giderlerin kısılması da açıkların önlenmesinde önemli bir konu?

Evet, gider yönü de önemli. Bizim toplam giderimiz 158.7 milyar TL, emekli aylığı 104.7 milyar TL. Emekli aylıklarında fazla oynama yapamıyoruz, hassas alan ve 6 aylık TÜFE'ye göre değişen sistem var. Burada da sağlık giderleri önemli. Tedavi 27.7 milyar TL, ilaç 14.9 milyar TL. Daha sürdürülebilir ve bu alandaki suistimalleri ortadan kaldıracağımız bir sistemi oturtmamız lazım. İnsanlarımıza daha az sağlık hizmeti sunalım değil, sunduğumuz sağlık hizmetini devam ettirelim ve kayıp kaçak, suistimal varsa bunları önleyelim. İki önemli projemiz var İnşallah hayata geçiriyoruz. 1- Avuç içi damar izi uygulaması. En son aşamadayız, temmuz ayından itibaren özel hastanelerden başlıyoruz. Neden bu uygulama?.. TC kimlik numarası uygulamasında, vatandaş hastaneye gitmediği halde bize fatura edildiği durumlarla karşı karşıya kaldık. Bunu tamamen sıfırlayacağız. Bir vatandaş hastaneye gitmeden kesinlikle SGK'ya fatura edilmesi işlemi bitecek. 2- e-reçete. Burada da kağıt reçetenin ortadan kalktığı, tamamen sistem üzerinde kayıtlı bir yapıya 2012 sonu itibariyle geçmiş oluruz diye düşünüyorum. Başka projeler de var ama bu iki konu öncelikli.


-Global bütçenin yeni dönemi için çalışma başladı ama ilaç sektörü mevcut durumun devam edeceği yönünde biraz endişeli konuşuyor?

Global bütçede 2010-2012 dönemi bir anlaşma sağlanmıştı. Şimdi 2013 ve sonrası için ne olacak? Sektörle önemli bir toplantı yaptık, tarafları dinledik. Temmuz ayının ilk haftasında tekrar bir araya geleceğiz. Sektör de memnun kaldı, ilk kez onları dinleyen bir yapı oldu. Sektör temsilcilerine de söyledik: Sürdürülebilirlik önemli. Ortak mücadele etmemiz gereken bir alan. Mutlaka ilaç sektörüne büyümeden pay vereceğiz ama bunun üzerindekini kaldırmamız mümkün değil. Politikayı birlikte belirlersek, bize yardımcı olursanız sektörün geleceğini birlikte inşa etmiş oluruz diye kurum olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) da değerlendirilmesi gereken bir konu.

-SGK açıkları ne zaman sıfırlanır böyle bir hedefiniz var mı?

Dünyanın her yerinde açık olur, sosyal devletin gereği budur. Önemli olan bu işin sürdürülebilir olması. Açık, GSYH'nin yüzde 5'ine kadar çıktığı dönem oldu. 2008 yüzde 2.7, 2009 yüzde 3, 2010 yüzde 2.4 oranında. 2011 sonunda ise yüzde 1.3 seviyesinde. Çok önemli bir düşüş yakalanmış. Yapılandırmadan gelen tutarlar akla gelebilir, çünkü ciddi miktarda mali girişler oldu, ilk yapılandırmadan 7.5 milyar TL, en sonuncudan da 8.5 milyar TL'ye yakın para girdi. Yapılandırma gelirlerinden arındırılarak oranlar ne olur diye baktık, yapılandırma hariç gelir gider açığının GSYH'nin payı yüzde 2007'de 3.1'den 2011 sonunda 1.9 seviyesine düşmüş. Bu önemli bir başarı diye düşünüyorum. değerlendirmemiz gereken nokta açığın sürdürülebilir olması. Açıkları sıfırlayalım diye derdimiz yok ama GSYH'ye oranı yüzde 3'leri geçmemeli. Türkiye'de 10 milyon emekli var. Bakıldığı zaman emekli aylığı 104.7 milyar TL. Prim gelirlerimiz, emekli aylığımızı karşılamıyor. Şu anda bile. Geçmiş dönemde 15 milyar TL'lik makas vardı, 2012 projeksiyonu 7.5 milyar TL'yi gösteriyor. Bunu bozmamak gerekir, Türkiye'nin geleceği için bunu feda etmemek gerekir.

-Sosyal güvenlikte çalışılan işyerinde, mesleki olarak sigorta yapılması yani ikinci sütun emeklilik yönünde bir araştırma yaptınız. Bu konuya yaklaşımınız nedir?

İkinci sütun emeklilikle ilgili esas çalışma Kalkınma Bakanlığı bünyesinde yürütülüyor. SGK olarak biz, Hollanda ile işbirliği içinde çalışma yaptık. Prensip olarak ikinci sütun emeklilik sıcak baktığımız bir konu. Bir de tamamlayıcı sigortacılık dediğimiz özel sigortacılığa da sıcak bakıyoruz. Özellikle sağlık harcamalarında, bu işin içinde olmalarını istiyoruz. Dünyanın bir çok ülkesinde böyle. Özel sektörden kişiler sağlık imkanları alıyorsa, tamamlayıcı sigortadan biraz daha fazla faydalanalım.

Mehmet KAYA / Dünya

Bu haber toplam 3306 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim