• BIST 106.711
  • Altın 143,532
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Ankara 26 °C
  • İstanbul 30 °C
  • Bursa 31 °C
  • Antalya 30 °C
  • İzmir 33 °C

'Su içsem yarıyor diyorsanız' okuyun

'Su içsem yarıyor diyorsanız' okuyun
Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Başkanı Prof. Dr. Selma Akalın, hayvanlar üzerindeki deneylerin teflonda bulunan bazı maddelerin troid hastalıkları ile ilişkili olabileceğini gösterdiğini söyledi.

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından düzenlenen 32'nci Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kongresi Belek'te devam ediyor. Kongreyle ilgili düzenlenen basın toplantısına Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Akalın, Prof. Dr. İlhan Satman, Prof. Dr. Faruk Alagöl, Prof. Dr. Sevim Güllü, Prof. Dr. Göksun Ayvaz, Prof. Dr. Tümay Sözen katıldı.

''SU İÇSEM YARIYOR DİYEN'' HASTA HAKLI MI?

Dernek Başkanı Selma Akalın, son yıllarda çevre kirliliğinin insan sağlığı ve hormonal denge üzerindeki etkilerini değerlendirdiklerini belirterek, çeşitli gıdaların saklandığı kapların metabolik etkileri üzerine çalışma yaptıklarını ifade etti. Kullanılan çeşitli kimyasalların metabolizmayı ve endokrin organlarının fonksiyonlarını bozduğunu kaydeden Prof. Dr. Akalın, şu bilgileri verdi:

''Gıda kaplarındaki bisphenol A maddesi batılı ülkelerde yasaklanma aşamasındadır. 'Su içsem yarıyor' diyen hastalarımız acaba haklı mıdır? Yine sıvı sabunlar ve bazı el sabunları dahil çeşitli maddelerde bulunan triclosan sulara karıştığı zaman 40 yıl kalıcı olabilmektedir. Teflonda bulunan bazı maddelerin troid hastalıkları ile ilişkili olabileceği hayvan deneyleri ile gösterilmektedir.''

Akalın, son yıllarda halkın çeşitli destek maddelerini gelişi güzel kullandığını, bilimsel gerçeklikten uzak ''York Testi'' gibi alternatif tanı yöntemlerinin sıkça kullanıldığını belirterek, ''Bilimsellikten uzak,ilaçdeğeri olmayan, maddelerin kullanılması, ekonomik yükün yanı sıra toksik etkileri nedeniyle hasta sağlığı açısında da zararlı. Karaciğer yetmezliği nedeniyle kaybedilen vakalarla karşılaşıyoruz'' dedi.

Akalın, dozunun ve içeriğinin belirtilmediği, yan etkileri belli olmayan maddeleri gelişigüzel kullanmanın sağlık açısından zararlı olduğunu belirtti.

ZEKİ NESİL İÇİN İÇİN İYOT

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevim Güllü de, 'Türkiye'de tiroid kanseri sıklığının arttığı yönünde bir ''şehir efsanesinin'' dolaştığını belirterek, buna ilişkin herhangi bilimsel veri olmadığını vurguladı. Güllü, ''Hastaların paniğe sürüklenip, küçük modüller yüzünden ameliyathaneye gittiği görüyoruz. 3-5 milimetrelik modüller için ameliyat olan hastalar var'' diye konuştu.

Güllü, Türkiye'de 1999 yılından itibaren tuzun iyotlanmaya başladığını belirterek,iyotun önemini vurguladı.

Güllü, ''Hashimoto tirodi sonucu bir iyot yasaklama kampanyası ortaya çıktı. Neredeyse deniz kenarında yaşamayı yasaklayacaklar. İyot yasaklaması sadece çok özel durumlarda olabilir. İyot eksikliği zeka gelişimiyle birebir ilişkilidir. Bebeklikten itibaren az iyot alımı 5-7 birim daha düşük IQ'ya neden oluyor. Daha sağlıklı ve zeki bir nesil için iyotlu tuz gerekli'' diye konuştu.

OSTEOPOROZ ERKEKTE DE GÖRÜLÜYOR

Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği Osteoporoz ve diğer Metabolik Kemik Hastalıkları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Tümay Sözen de kadınlarda menopozla birlikte östrojen hormonunun azalması sonucu kemik kaybının arttığını belirterek, osteoporozun kadın hastalığı olmadığını kaydetti. Tümay Sözen, ''Osteoporoz, yaş ilerledikçe hem kadını hem erkeği etkileyen hastalıktır'' dedi.

Tümay, güçlü kemikler için kalsiyumun önemini vurgularken, bunun için süt ve süt ürünlerinin çocukluktan başlayarak ilerleyen yaşlarda da sık tüketilmesini önerdi. Sözen, fast food tarzı yiyecek ve içeceklerden kemikte kalsiyum depolanmasına engel olduğu için uzak durulması gerektiğini kaydetti. Sözen, son yıllarda dünyada kemiklerde kalsiyumun emilimini sağlayan Vitamin D yetmezliğinin ortaya çıktığını belirterek, ''Vitamin D hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmalıdır. Vitamin D güneş ışıklarıyla deride üretilebiliyor. Bırakın güneş ışığı cildinize temas etsin'' diye konuştu.

MENÜLERE KALORİ MİKTARI

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı öğretim üyesi, kongre sekreteri Prof. Dr. İlhan Satman, diyabetin son yıllardaki beslenme biçimi ve hareketsiz yaşam tarzı nedeniyle arttığını belirtti. Satman, ''Araştırmalarda kendisini hareketsiz olarak belirtenlerin yüzde 20'si, kendisini hareketli olarak tanımlayanların ise yüzde 10'u diyabet hastası. Bu nedenle çocuklara küçük yaşlardan itibaren hareket yapmanın önemini anlatmamız gerekiyor'' dedi.

Türkiye Diyabet, Hipertansiyon, Obezite ve Endokrinolojik Hastalıklar Prevelansı çalışmasını Sağlık Bakanı Recep Akdağ ile değerlendirdiklerini anlatan Satman, ''Araştırma sonuçları Sağlık Bakanı Akdağ tarafından büyük bir dikkatle incelendi. Akdağ ile neler yapılabilmesi gerektiğini enine boyuna tartıştık. Bakanlık bu araştırmaya sahip çıktı ve neler yapılabilmesi konusunda bizim fikirlerimizi aldı'' değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlığın metabolik hastalıkların önlenmesi konusunda irade bildirdiğini söyleşen Satman, ''Bakan Akdağ ile bazı önlemler de konuştuk. Mesela restoranlarda menüdeki yemek tarifelerinin yanına kalori miktarını yazmak, okulların kantinlerinin düzene girmesi, okullarda hamburger gibi fast food gibi yiyeceklere yönelik yaptırımlar gündeme geldi'' dedi.

TÜYLENME AKDENİZ IRKINDA FAZLA

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Göksun Ayvaz ise, erkeklerde yumurtalık fonksiyon problemlerinin daha çok ergenlik çağında ortaya çıktığını, ancak ailelerin çocuklarını doktora götürmemesi nedeniyle teşhis ve tedavi edilemediğini belirtti. Ayvaz şöyle devam etti:

''Erkek çocuğunun erkeklik gelişiminin çok da iyi olmadığını etrafa göstermeme gayesiyle saklanan bir olgu bu. Erkeklik, testis problemlerinin tanısı daha çok askerlik sırasında yapılan muayenelerde konuluyor. Askeri hastanelerde yumurtalık fonksiyonu problemi hastası popülasyonu fazladır. 13-14 yaşlarda ergenlik belirtilerinin olmadığının fark edildiği zaman erkek ve kız çocuklarının mutlaka doktora götürülmesi gerekiyor.''


Kadınların tüylenme problemiyle doktora başvurduğunu belirten Ayvaz, şu bilgiler verdi:

''Tüylenme ırka göre değişir. Akdeniz ırkında tüylülük daha fazladır ama kuzey Avrupa ülkelerinde daha azdır. Belli bir seviyeye geçtikten sonrahastalık anlamına da gelebiliyor. Mutlaka altında yatan bir neden var mıdır yok mudur diye araştırılması gerekiyor. Altta yatan nedenler daha çok endokrinolojik problemler oluyor. Bizde tüylenme fazlalığı olan genç kızlar ya cildiyeye ya da kadın doğuma gider. Kadın doğumun ilgilendiği yumurtalar bu işin sadece bir kısmını oluşturuyor.''

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 1639 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kırmızı soğanla kanserden korunun .12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:26
  • Mor lahananın faydaları ilaç gibi11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Probiyotik birçok derde deva04 Temmuz 2017 Salı 17:38
  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin01 Temmuz 2017 Cumartesi 12:34
  • Enerji İçeceği Satışına 18 yaş sınırı01 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmelerine dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 08:31
  • Aşırı sıcaklarda su tüketimi artırılmalı30 Haziran 2017 Cuma 09:30
  • Yaz aylarında Omega 3 yağ asitleri tüketimi aksatılmamalı29 Haziran 2017 Perşembe 12:35
  • 5 kilogram ete, 8,5 kilogram elmaya bedel28 Haziran 2017 Çarşamba 07:39
  • Tavukta büyük tehlike22 Haziran 2017 Perşembe 14:27
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim