• BIST 90.383
  • Altın 144,263
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 5 °C
  • İstanbul 7 °C
  • Bursa 8 °C
  • Antalya 14 °C
  • İzmir 11 °C

Tedavi ücretlerinin artması normal mi?

Tedavi ücretlerinin artması normal mi?
Hükümetin vatandaşa hizmet veren özel hastanelerin ayakta kalmasını sağlayacak önlemler alması da normal... Yavuz Semerci'nin yazısı...

Vatandaşın sağlık harcamalarının her geçen yıl daha fazla maliyetle katlanmaya başlaması sürpriz sayılır mı?

Sosyal güvenliğe ilişkin temel parametreler, ilaca ve hastaneye erişimin artmasının yarattığı baskıyı çok net gösteriyor.

Hükümetin, bütçe disiplinine özen gösteren ekonomi anlayışı, maliyetlerin toplumca üstlenilmesini de zorunlu kılıyor. İlaç fiyatlarının, üreticileri ve ithalatçıları neredeyse sıfır kârla çalışmaya zorlaması da, vatandaşın ilaca ödediği katkı payının artması da buna örnektir.

Yeni uygulama dün açıklandı: Özel hastaneler, Sosyal Güvenlik Kurumu'na bağlı hastalarından, devletin belirlediği tedavi rakamının yüzde 70'i kadar katkı payı istiyordu. Şimdi bu oran yüzde 90'a çıkıyor. Örneğin, devletin belirlediği tetkik ve tedavi 100 lira ise SGK'lının katkı payı eskiden 70 lirayı aşamıyordu. Şimdi 90 lirayı aşamayacak.

*

SGK'nın verilerine göre, 2011 yılı bütçesinde 107 milyar TL gelir, 137 milyar TL gider yazıyor.

Aradaki fark bütçe transferleriyle kapatılıyor. Bütçe transferleri ağırlıklı iki kalemden sağlanıyor. Biri açık finansman (Kurum açığı için Hazine'den aktarılan tutar), ikincisi de devlet katkısı. (Kurumun ay itibarıyla tahsil ettiği malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası priminin dörtte biri oranında Hazine'den aktarılan tutar.)

2011 yılında 62 milyar TL bütçe transferi öngörülmüş. Önceki yıl 55 milyar TL imiş. 2009 yılında ise rakam 52 milyar TL. Ne oluyor da sistem giderek daha fazla açık veriyor? Öncelikle prim gelir artışı, emekli gider artışının altına kalıyor. Bir başka nokta da SGK'nın üstlendiği sağlık harcamaları her yıl artıyor. 2009 yılında 28.9 milyar TL olan sağlık harcamaları 2011 yılında 31 milyar lira olarak gözüküyor.

*

Yani SGK rakamları kırmızı alarm veriyor. Bunun için iki cephede bir savaş sürdürüyor hükümet. Birincisi kayıtdışı ekonomiyle mücadele. Diğeri de sağlık harcamalarını azaltmaya ya da vatandaşın katkı payını artırmaya yönelik tedbirler. Ve vatandaşa hizmet veren özel hastanelerin ayakta kalmasını sağlayacak önlemler alınması da normal.

*

Sosyal Güvenlik Kurumu'na ödenmesi için kesilen yıllık fatura miktarı 340 milyon adedi geçiyor. Reçete başına istenen rakam ortalama 45 TL'yi aşıyor. Hastanelere giden insan sayısı da reçeteyle uyumlu. 250 milyon başvuru var. Yatan hasta sayısı ise 7 milyon civarında.

Toplumun önemli bölümünü SGK şemsiyesi altına almak, sosyal devlet kavramıyla açıklanabilir. Açığın büyümesi de sosyal devlet olmanın bir maliyeti sayılabilir.

Sanırım bu işin radikal çözümü daha geç yaşta emeklilik, daha fazla prim ödeyen insan sayısından geçiyor. Kayıtdışı ekonomiyle mücadelenin önemi büyük. Sosyal güvenlik açıklarına devletin aktardığı kaynağın altyapı yatırımlarına harcanması durumunda ortaya çıkacak manzara çok farklı olurdu elbette. İstanbul'a her yıl 10 köprü ya da tünel yapacak kadar kaynağı, devlet emekli maaşı veya sağlık harcamalarındaki açığı kapatmak için harcıyor.

Muhalefet temsilcileri gibi hükümeti sağlık harcamalarında vatandaşa ek maliyet çıkarmakla suçlayabilirsiniz. Ama yukarıda özetlediğim tabloyu da gözden kaçırmayın derim...

Yavuz Semerci

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 4310 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim