• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • Ankara 21 °C
  • İstanbul 26 °C
  • Bursa 21 °C
  • Antalya 27 °C
  • İzmir 30 °C

Yanlış beslenme panik atağa neden oluyor

Yanlış beslenme panik atağa neden oluyor
Düzenli ve sağlıklı beslenmenin sağlığımız üzerindeki etkisi tartışılmaz...Ancak unutmayın ki beslenme düzeni sadece fizyolojiyi değil aynı zamanda psikolojiyi de etkiliyor.

 Dengesiz ve kötü beslenme panik atak başta olmak üzere birçok psikolojik soruna neden olabiliyor.

 

Dünyanın sonunun geldiğini düşündüren panik atak, beklenmedik bir zamanda ve hiç beklenmedik bir şekilde aniden ortaya çıkıyor.  Panik atak nöbeti sırasında hasta, korku, kaygı ve bunalma gibi sorunları yoğun bir şekilde yaşıyor. Öyle ki hasta bayılacağını ve hatta hayatını kaybedeceğini bile düşünebiliyor. Geçirilen nöbet esnasında beyin bedene hükmedebiliyor. Örneğin düşünceleriyle nabzının yükselmesine neden olabilirken, sakinleşmeyi de sağlayabiliyor. Panik durumundaki insanın duygulanımlarındaki değişimler metabolizmada da sorunlar oluşturabiliyor. Aynı şekilde beslenme düzeninde yapılan bazı hatalar, psikolojik sorunlara ve akabinde de panik atağa neden olabiliyor. Aile Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Berna Çil, yanlış beslenme düzeninin neden olduğu psikolojik sorunlar hakkında bilgi veriyor.

 

Yanlış beslenme panik atağı, panik atak metabolik hastalıkları tetikliyor

 

Vücuttaki hormonlar bazı özel durumlarda daha fazla salgılanıyor. Heyecan ve korku durumunda salgılanan adrenalin,  çarpıntı, nefes darlığı ve ateş basması gibi durumlara sebep oluyor. Panik atak hastaları normal şartlarda umursanmayacak konulara takılıp kalıyor. Sonrasında ise vücutlarındaki tansiyon ve şeker gibi hastalıkları tetikleyecek hormon salınımları başlıyor. Tüm bu metabolizmanın, yaşamın kaynağı olan besinlerin sindirimi sonucu oluşan maddeler tarafından çalıştırıldığını düşünürsek beslenmenin her hastalıkta olduğu gibi panik atakta da ne kadar önemli olduğu görülüyor. Yanlış beslenme alışkanlıklarının bazıları panik atakların sıklığını ve şiddetini artırıyor.

 

Psikolojik bozukluklara karşı B vitamini

 

Psikolojik bozukluklar genellikle;B1, B3 ve B12 eksikliği nedeniyle ortaya çıkıyor.

 

B1 Vitamini; pirinç kabuğu, sebze-meyve, tam tahıl ürünlerinde bulunuyor. Eksikliğinde nörolojik sorunlara yol açabiliyo depresyona eğilimin artıyor.

B 3 Vitamini; süt, peynir, yumurta ve et gibi ürünlerde bulunuyor. Sinir sistemi için önemli bir vitamin.

B12 vitamini; karaciğer, böbrek ve ette daha fazla bulunuyor. Eksikliğinde nörolojik bozukluk ve hastalıklarla, depresyon oluşabiliyor.

 

Bu nedenle vitamin ve minerallerden yeterli beslenmek, özellikle de depresyon eğilimli kişileride B grubu vitainlerden yeterli beslenmek sağlıklı ve kaliteli yaşam için büyük önem taşıyor.

 

 

·         Kafeinli besinleri fazla tüketmek: Kafein çarpıntıyı artıran ve uykusuzluğa sebep olabilen bir madde. Tüketim dozu alışkanlığa göre değişse bile 1-2 bardaktan fazla içilmemesi gerekiyor.

·         Her gün fast food beslenmek: Vitamin ve mineral yetersizliğine sebep olabiliyor, kabızlığa yol açabiliyor, şeker metabolizmasını etkileyebiliyor.

·         Dengesiz ve yetersiz beslenmek: Vitamin, mineral, protein-yağ-karbonhidrat dengesizliklerine yol açabiliyor.

·         Yumurtanın beyazının tam olarak pişmeden tüketilmesi: Vücutta B vitaminlerinin atımını artırıyor. Bu da uzun vadede depresyon eğilimlerine neden olabiliyor.

·         Yoğurdun suyunun atılması: B vitamini kaybına yol açıyor.

·         Fazla karbonhidrat ağırlıklı beslenmek: Şeker metabolizmasında bozukluklara sebep olup paniğe neden olabiliyor.

·         Tek tip beslenmek: vitamin yetersizliğine neden oluyor.

·         Vejetaryen tipi beslenmek: Etten alınması gerekli olan B vitaminini, ilaç olarak alınmıyorsa psikolojik sorunlar gündeme gelebiliyor.

·         Uzun süren açlık: Kan şekeri ve tansiyon düşüklüğüne yol açabiliyor.

·         Alkol tüketmek: Alkolün sağlıklı beslenmede genellikle yeri yok. Ayrıca panik ataklı kişilerde başta rahatlamaya neden olup, bağımlı hale gelinmesine neden olabiliyor.   

·         Hızlı kilo vermek: Kilo vermenin amacı yağların yakımını hızlandırmak. Hızlı kilo kayıplarında kas ve sıvı kaybı daha fazla oluyor. Bu nedenle de vücutta dengesizlikler meydana gelebiliyor. 

·         Hızlı kilo verdirme vaadi ile kalori miktarı çok düşük olan diyetler yapmak: Düşük kalorili diyetler acil durumlarda hastanelerde gözetim altında kullanılabiliyor. Ancak zorunlu durum dışında bilinçsiz veya keyfi şekilde yapıldığında vücutta tüm metabolizmalarda harabiyete neden olabildiği gibi vitamin ve mineral yetersizliğine de sebep oluyor.

 

Panik atak yaşamamak için bu önerilere kulak verin:

·         Günde 2,5-3 litre su için: Su vücuttaki tüm kimyasal olayların yapıtaşı. Bu nedenle su miktarındaki değişiklikler metabolizmaları etkiliyor. Böbreklerin etkin çalışabilmesi için, kabızlığın önlenmesinde, toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasında rol alıyor.

·         Kola ve gazoz gibi bol şekerli ve kafein içeren içeceklerden uzak durun: Tansiyona, şeker metabolizmasına ve kalp atımına etki edip panik atağı tetikliyor.

·         Geleneksel tarz ya da Akdeniz beslenme tarzını tercih edin: Her öğünde her besin grubundan bulundurabilirsek vitamin ve mineral yetersizliği oluşması ihtimali azalıyor. Çorba ile başlanan geleneksel beslenmede kan şekeri dengeleri daha sağlıklı oluyor.

·         Glisemik indeksi yüksek besinlerden kaçının: Patates püresi, pirinç pilavı, beyaz ekmek, mısır gevreği, balkabağı, kraker gibi yiyecekler kan şekerinde ani düşürüyor ya da yükseltiyor. Bu durum da sinir sisteminde sorunlara neden oluyor.

·         Kahve ve demli çay içmeyin:  Bu tip içecekler çarpıntıya neden olabiliyor.

·         Haftada 2-3 gün balık tüketin: Doymamış yağ asitleri açısından önemli. Kanser ve psikolojik hastalıklara karşı koruyucu olduğu düşünülüyor.

·         B vitamininden zengin besinleri yiyin: B vitaminleri sinir sisteminde etkin vitaminlerdir. Eksikliklerinde nörolojik ve psikolojik sorunlar oluşabiliyor.

·         Şeker ve şekerli gıdalardan uzak durun: Basit şeker içeren gıdalar tüketildiğinde kan şekerinde hızlı yükselmeler, sonrasında hızlı düşüşler yaşanabiliyor. Canınız şekerli bir tatlı istediğinde tercihiniz sütlü tatlı olsun.

·         3 ve 3 ara öğün şeklinde beslenin: Açlık sürelerinin uzamaması, kan şekeri ve  tansiyon dengelerinin korunması gerekiyor.

·         Mercimek ve nohut gibi kuru baklagillerle tam tahıllı gıdaları tüketin: Bu besinler B vitamini açısından zengin. Ayrıca kan şekeri dengelerine de destek oluyorlar.

 

Psikolojik bozukluklar da beslenme bozukluklarına neden olabiliyor

Her gün karşılaşılan kan şekeri düşüklüğü şeker yenmesi ya da uzun süre aç kalınmış ise beslenme desteğinin sağlanması ile düzeliyor ve kişi normale dönüyor. Ancak bu durum panik atak hastalarında  “neler oluyor, ölüyor muyum, dünyanın sonu mu geldi?” gibi düşüncelere neden oluyor. Bu durumda da salgılanan adrenalinin şeker metabolizmasındaki etkileri  nedeniyle panik ataklı kişilerde durum daha da zorlaşabiliyor. 

Uyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Bitki Ansiklopedisinde ve haberlerde yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır, uzmana danışmadan bilinçsiz kullanımda ilaçlarla etkileşime girerek ciddi yan etkiler oluşturabilir, başka bir hastalığı tetikleyebilir veya bir organınıza zarar verebilir. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.
Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 2189 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kırmızı soğanla kanserden korunun .12 Temmuz 2017 Çarşamba 12:26
  • Mor lahananın faydaları ilaç gibi11 Temmuz 2017 Salı 15:42
  • Probiyotik birçok derde deva04 Temmuz 2017 Salı 17:38
  • Kahvaltıyı ihmal etmeyin01 Temmuz 2017 Cumartesi 12:34
  • Enerji İçeceği Satışına 18 yaş sınırı01 Temmuz 2017 Cumartesi 10:34
  • Sıcak havalarda gıda zehirlenmelerine dikkat01 Temmuz 2017 Cumartesi 08:31
  • Aşırı sıcaklarda su tüketimi artırılmalı30 Haziran 2017 Cuma 09:30
  • Yaz aylarında Omega 3 yağ asitleri tüketimi aksatılmamalı29 Haziran 2017 Perşembe 12:35
  • 5 kilogram ete, 8,5 kilogram elmaya bedel28 Haziran 2017 Çarşamba 07:39
  • Tavukta büyük tehlike22 Haziran 2017 Perşembe 14:27
  • EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim