• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • Ankara 18 °C
  • İstanbul 11 °C
  • Bursa 22 °C
  • Antalya 18 °C
  • İzmir 24 °C

15 TL Katılım Payı Alınması Uygulamasının T.C Anayasına Aykırılık Boyutu

Av.Bülent Özer

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 68’inci maddesi, aşağıdaki Anayasa hükümlerine açıkça aykırıdır, Şöyle ki;


        1-) T.C Anayasamız Başlangıç Hükümleri ;
 
“Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;”
 
Hükmü ile 5510 sayılı kanunun 68 ‘inci maddesinin lafzı kesinlikle birbiri ile çelişmektedir, vatandaşının onurlu bir hayat sürmesini öngören Anayasamız ile kanun maddesine göre “parasız sağlık hizmeti olmaz” zihniyeti kanun önünde korunamaz, eşitlik ilkesi öngörüldüğü halde, güçlü maddi olanağı olan vatandaşımız ile, maddi olanağı güçsüz olan vatandaş arasında açıkça ayrım yapılmaktadır, hukuk düzeni içinde onurlu ve sağlıklı bir hayat sürdürmek isteyen vatandaşlarımız açısından 5510 sayılı kanunun 68’inci maddesi Anayasaya açıkça aykırıdır.
 
2-) “Devletin Temel Amaç ve Görevleri” Başlıklı 5’inci maddesine göre aykırılık iddialarımız;
 
Anayasamızda devletin temel amaç ve görevleri arasında;
 
“kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
 
Anayasamıza göre "adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlanan ekonomik engelleri kaldırmak" amir hükmü mevcutken, tedavi gideri için kendi vatandaşından katılım payı adı altında devletin ücret alması, ayrıca vatandaşının maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak yerine, vatandaşının kaliteli sağlık hizmeti alabileceği özel sağlık kurum ve kuruluşlarına gidebilmesinin önünü kapatması ,devlet hastanelerinde saatlerce kuyrukta beklemeye zorlanması, reçetesinde yazılı ilacı almaz ise katılım payı alınmayacağı veya az alınacağı gibi ilaç alınmasının önüne geçilmek istenilmesi kamu yararının yanı sıra anayasaya açıkça aykırıdır.
 
3-) Anayasamızın 10’uncu maddesi ; “Kanun Önünde Eşitlik” maddesidir.
Oysa 5510 sayılı kanunun 68’inci maddesine dönecek olursak;
 
“sağlık hizmeti sunucusunun resmi ve özel sağlık hizmeti sunucusu niteliğinde olup olmaması,”
 
“ve
sağlık hizmeti sunucuları için farklı belirlemeye yetkilidir.” Hükmü ile;
 
Anayasamıza göre olması gereken “Kanun Önünde Eşitlik İlkesi nerededir?
 
Anayasamızın 10’uncu maddesi çok açıkça, "Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz"
 
(Değişik: 9.2.2008 - 5735/1 md.) Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
 
5510 sayılı kanunun 68’inci maddesinde Anayasamıza uygun şekilde hareket edilmemiştir , hem vatandaşlarımıza eşit davranılmamış , hem de kamu ve özel sağlık kurumları arasında ayrımcılık yapılmıştır , bu sebeple de kanun maddesi Anayasaya açıkça aykırıdır.
  
4-) Madde 12 ; “Temel Hak ve Hürriyetlerin Niteliği” ;
 
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz ,devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.
 
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı
MADDE 17.– Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
“Kişi sağlıklı yaşama gereksinimini, gerek kendisine, gerekse ailesine karşı özgür ve istediği şekilde yerine getiremez hale getirilirse, kişinin temel hak ve hürriyeti nerededir? Herkes yaşama hakkına sahip iken ve Sigortalı her vatandaş devletine her ay sigortası karşılığı prim ödemekte ilen, bu primlerin karşılığında istediği şekilde sağlık hizmetini alması gerekirken, sağlık hizmetine para öder hale getirilmesi kanunun Anayasaya açıkça aykırı olduğunu göstermektedir.
 
5-) IV. Çalışma ve sözleşme hürriyeti
MADDE 48.– Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır.
5510 Sayılı Kanun 68’inci Madde ; “sağlık hizmeti sunucusunun resmi ve özel sağlık hizmeti sunucusu niteliğinde olup olmaması,”
ve
Sağlık hizmeti sunucuları için farklı belirlemeye yetkilidir.
Özel Sağlık Kurumlarından alınacak Katılım Payı 15 TL olarak belirlenmiş ve Özel Sağlık Kurumlarının kısa bir sürede kapanmasına ve yüz binlerce sağlık çalışanının işsiz kalmasına yol açabilecek bir uygulama getirilmiştir. Anayasamıza göre ise Özel teşebbüslerin güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alması gereken devlet, özel sağlık kurumlarının çalışmasını engeller hale getirmiş ve bu kurumların kapanmasına yol açabilecek tedbirler getirmektedir, bu sebeple de kanun maddesi anayasamıza aykırıdır, saygılarımla.
Av.Bülent Özer
Ofis Tel : 0312 229 20 76
Cep Tel : 0535 260 61 97 – 0532 281 78 43
Bu yazı toplam 1808 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Sağlık Aktüel | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : (0216) 606 17 18 | Faks : (0216) 606 17 19 | Haber Yazılımı: CM Bilişim